01.06.2018 12:09:13 | Son Güncelleme

13. Türk Ceza Hukuku Günleri Kongresi

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit: "Adil bir ceza adaleti düzeni kurmak için sadece ceza kanunlarımızın iyi olması yeterli olmayıp, aynı zamanda iyi ve erdemli ceza hukukçuları da yetiştirmeliyiz"

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, "Adil bir ceza adaleti düzeni kurmak için sadece ceza kanunlarımızın iyi olması yeterli olmayıp, aynı zamanda iyi ve erdemli ceza hukukçuları da yetiştirmeliyiz." dedi.

Cirit, Yargıtayın 150'nci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında, TOBB Konferans Salonu'nda dün başlayan 13. Türk Ceza Hukuku Günleri Kongresi'nde yaptığı konuşmada, Yargıtayın, hukukun ülkede eşit şekilde uygulanmasını sağlama ödevinin, hukuki denetim yapmasının yanında, eğitici bir rolü olduğunu gösterdiğini söyledi.

Yüksek mahkeme kararının, hukukun nasıl uygulandığını göstermesi bakımından herkese yönelik objektif bir işleve sahip olduğunu belirten Cirit, "Bu yönüyle öğreti görüşleri ile yargı uygulaması arasındaki etkileşimin artırılması, bilimsel görüşlerin yargı uygulamasında daha çok yer alması ve bu suretle içtihat kalitesinin daha da yükseltilmesi gerekir." diye konuştu.

Cirit, suçun, sosyolojik bir olay olarak pek çok faktörün bir araya gelmesi sonucunda ortaya çıktığına dikkati çekerek, aile, okul, çevre, toplumsal değer yargıları, kitle iletişim araçlarının etkisi, arkadaş çevresi gibi birçok faktörün, suçun oluşumunda etkili olduğuna işaret etti.

Suçun cezalandırılmasının yanında, önlenmesine ilişkin sosyal ve adalet politikalarına da önem verilmesi gerektiğini belirten Cirit, "Özellikle çocukların suç işlemelerinin önlenmesi için gerekli sosyal, ekonomik, eğitsel politikaların ciddi şekilde saptanarak, kararlılık içerisinde uygulanması gerekir. Bu konuda, bugünkü çoğulcu demokrasinin tanımına uygun olarak toplumun her kesimine önemli görevler düşmektedir. Özellikle çocuklara özgü güvenlik tedbirleri konusunda ileride yapılacak çalışmalarda, meselenin bu yönünün de göz ardı edilmemesi gerektiği kanısındayım." değerlendirmesinde bulundu.

Cirit, günümüzde, toplumların gelişmişlik düzeylerinin, insan haklarına duydukları saygı ile ölçüldüğünü ifade ederek, değişen ve gelişen bir niteliğe sahip insan hakları alanında sıfır ihlal olmasının, sürekli ve yoğun çabayla ulaşılmak istenen bir ideal olduğunu kaydetti.

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

Ceza hukuk düzeninin, evrensel ilke ve standartları taşımasının önemini vurgulayan Cirit, şöyle konuştu:

"Evrensel ilke ve standartları taşımayan bir ceza hukuk düzeni, insan haklarının korunması bir yana, en temel insan haklarını ihlal eden bir aygıta dönüşebilir. Bazı hallerde de mahkemeler, sadece bu ihlale aracılık edebilirler. Erdem ilkelerini savunduğu için ölüm cezasına çarptırılan Sokrates'ten bu yana, insanlık tarihi, mahkemelerin bir tiyatro sahnesine çevrildiği belki de yüzlerce örneğe tanıklık etmiştir. Burada, erdemli hukukçuların yetiştirilmesinin önemi ortaya çıkmaktadır. Yeni Türk Ceza Kanunu, bireyin sahip bulunduğu hukuki değerleri, hak ve özgürlükleri güvence altına alan bir misyona sahiptir. Kanunun özgürlükçü karakteri, bireyin, adalet ve güvenliğin sağlandığı bir toplumda yaşama hakkı ile kamu düzeni ve güvenliğinin korunmasını amaçlamaktadır. Adil bir ceza adaleti düzeni kurmak için sadece ceza kanunlarımızın iyi olması yeterli olmayıp, aynı zamanda iyi ve erdemli ceza hukukçuları da yetiştirmeliyiz."

Cirit, bir hukukçunun insan hakları, insan sevgisi, demokrasi ve hukukun üstünlüğü değerlerine bağlı kalması, objektif olması, analitik düşünme ve sorgulama yeteneğinin bulunması, olayları kuşkuyla süzebilmesi gerektiğini belirterek, "Bu niteliklerin ise öncelikle temel eğitim aşamasında bireylere kazandırılması bir zorunluluktur. Aksi halde, hukuk eğitimi ne kadar iyi verilirse verilsin, arzulanan ölçüde kaliteli hukukçuların yetişmesi olanaklı olmayacaktır." dedi.

Adli kalitenin sağlanması bakımından önemli bir faktörün de etkili bir hukuk eğitimi olduğunu söyleyen Cirit, lisans, lisansüstü, doktora eğitimlerinin yanında meslek öncesi ve meslek içi eğitimin de belli bir standardın ve kalitenin üzerinde olması gerektiğini vurguladı.

Cirit, 3 gün boyunca ceza hukukunun çok önemli kavramları üzerinde konuşacaklarını ifade ederek, ceza hukukunda olası kast ve bilinçli taksir ayrımıyla hata hallerini değerlendireceklerini, suçun manevi unsurlarına ilişkin bu kavramları tartışarak anlam ve içerik açısından yeni bilgiler öğrenip hukuki bilgi birikimlerini daha da zenginleştireceklerini kaydetti.

Kongrede yapılacak tartışmaların ve sunulan tebliğlerin, ceza hukukuna ve adalet sistemine katkı sağlayacağına inandığını söyleyen Cirit, kongrenin başarılı ve verimli geçmesi diledi.

Yorumları göster