02.06.2018 10:58:21 | Son Güncelleme

"24 Haziran seçimlerinde önemli bir işe imza atacağız"

AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik: - "Devletin krize sokulduğu, toplumun emeğinin kolayca heba edildiği bir sistem, mekanizma içerisinden bugün geleceği gören, geleceğe umutla bakan, kendi ayakları üzerinde durabilen en önemlisi de öz güvene sahip bir ülke olma durumuna adım adım yaşayarak, mücadele ederek hep beraber geldik. Şimdi 24 Haziran seçimlerinde önemli bir işe imza atacağız" - "Bugün Türkiye aleyhine konuşanlar, 24 Haziran'da sandıklar açılıp sizin iradenizi gördükleri zaman ilk bir hafta içerisinde Türkiye'ye yatırım yapmak için ilk ziyaret edenler olacak"

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, "Devletin krize sokulduğu, toplumun emeğinin kolayca heba edildiği bir sistem, mekanizma içerisinden, bugün geleceği gören, geleceğe umutla bakan, kendi ayakları üzerinde durabilen en önemlisi de öz güvene sahip bir ülke olma durumuna adım adım yaşayarak, mücadele ederek hep beraber geldik. Şimdi 24 Haziran seçimlerinde önemli bir işe imza atacağız." dedi.

Çelik, Adana'da iş adamlarıyla bir restoranda bir araya geldiği toplantıda, 2002'den beri başlattıkları yolculukta hep beraber büyük bir tarih yazıldığını ve bunda herkesin emeğinin olduğunu söyledi.

Türkiye'nin geçmişte çeşitli ilkelliklerle kuşatıldığına işaret eden Çelik, "Devletin krize sokulduğu, toplumun emeğinin kolayca heba edildiği bir sistem, mekanizma içerisinden, bugün geleceği gören, geleceğe umutla bakan, kendi ayakları üzerinde durabilen en önemlisi de öz güvene sahip bir ülke olma durumuna adım adım yaşayarak, mücadele ederek hep beraber geldik. Şimdi 24 Haziran seçimlerinde önemli bir işe imza atacağız." ifadesini kullandı.

Çelik, kardeşlik ve dayanışmanın yanı sıra mazlum coğrafyalarla olan ilişkileri de büyüttüklerini anlattı.

Kısa süre önce Twitter hesabından yazdığı mesaja da değinen Çelik, kahraman Mehmetçik'in Afrin'de terörden arındırılmış bölgelerde seyyar fırınlar kurduğunu ve oradaki fakir, mazlum insanlara, aç, açıkta kalmış olanlara ramazan pidesi dağıttığını aktardı.

Bakan Çelik, Mehmetçik'in bu ekmekleri dağıtırken Türk, Kürt, Türkmen, Arap ayırt etmediğini dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim için önemli olan, onların mazlum insanlar olması. Bu kardeş coğrafyalarda hep beraber yaşama için bu iradenin ortaya konmasıdır, yaptığımız iş budur. Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde bütün bu basamakları tek tek geçerken, bütün bu krizleri tek tek atlatırken, Türkiye'nin ekmeğini, imkanlarını büyüttüğümüz gibi aynı zamanda Türkiye'nin kardeşliğini, demokrasisini büyüttük. Onların yapmaya çalıştığı şey hep beraber gerçekleştirdiğimiz bu büyük tencerenin içerisine bir baharat koymak bile değil. Günlerdir, haftalardır dinliyoruz, bu tencerenin içerisine asit dökmekten bahsediyorlar. Yani ortaya güzel bir tencere gelmiş, bunun içerisinde milletin aşı kaynıyor, bunu ortaya getiren milletin iradesi, milletin iradesinin temsilcisi olan kimseleri takdir etmek yerine 'buna bir baharat, bir tuz parçası da biz koyabilir miyiz' yerine tek yaptıkları iş, yukarıdan aşağı sayıyorlar.

Gelirsek şu projeyi engelleyeceğiz, gelirsek şu büyük projeyi kaldıracağız, şu durumu geriye döndüreceğiz. Bunun adı siyasi gericiliktir, Türkiye'yi geldiği noktadan geriye götürme çabasıdır. Türkiye'de bu özgürlük ortamının, işi, aşı büyütme ortamının, bütün bu suikastlere, engelleme girişimlerine rağmen hayata geçirilmesinin arkasındaki en büyük güç sizsiniz. Bütün dünyanın gördüğü, Türkiye'de de apaçık ortada olduğu gibi bu sürece liderlik eden kişi Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır. Şimdiye kadar ona verilen her yetkiyi milletin lehine, milletin ekmeğinin, kardeşliğinin büyümesi için bu milletin ve devletin gücünün büyümesi için kullandığını gördük. Beraber çalıştığı kadrolar, Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde kurulmuş bu kadrolar, siyasi hareket, satın alınamaz, herhangi bir şekilde korkutulamaz, geri adım atması sağlanamaz. Gönlü ve aklıyla bağlı olduğu tek şey vardır bu milletin ruh köküdür."

- "Türkiye'de misafir yoktur hepimiz ev sahibiyiz"

Türkiye'nin etrafında birtakım terör devletçikleri kurmak isteyenlere müsaade etmeyeceklerine değinen Çelik, "24 Haziran'da Cumhurbaşkanımıza verilecek her oy, AK Parti'nin Meclis'te güçlü temsil edilmesi için verilecek her oy, Cumhurbaşkanımızın, Türkiye'nin cumhurbaşkanlığı makamının güçlü bir şekilde devam etmesiyle ilgili verilecek her destek, esasında Türkiye'nin ekmeğini büyütme, kardeşliğini, demokrasisini, ekonomisini büyütme konusundaki kararlılığımızın altını bir kez daha çizilmesidir. Aynı zamanda da çeşitli siyasi ekonomik operasyonlarla, manipülasyonlarla, terör saldırılarıyla bunun engellenmesine karşı, Fetullahçı Terör Örgütü'nden PKK'ya, bildiğimiz DHKP-C'ye, PYD'ye kadar görünen maşalarından görünmeyen maşalarına kadar hepsinin engellenmesine dönük olarak bu kararlılığımızın altının çizilmesidir. Şunu hiçbir zaman unutmayalım Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Alevi, Sünni, hepimiz aynı sofrada oturan aynı çorbaya kaşık sallayan bu ülkenin eşit yurttaşlarıyız. Türkiye'de misafir yoktur, hepimiz ev sahibiyiz." değerlendirmesinde bulundu.

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

Çelik, Türkiye'nin eski günlerine döndürülmesine asla müsaade etmeyeceklerini, bunun için en büyük kuvvetlerinin hukuk, demokrasi içerisinde bu yolu yürümek, en büyük güçlerinin de birlik, beraberlik ve dirliği sandığa yansıtma iradesini sıcak ve diri tutmak olduğunu dile getirdi.

-"Televizyonlarda izlediğiniz kara propagandalara kanmayın"

Türkiye coğrafyasındaki bütün çocukların terör örgütleri tarafından emperyalist emeller için lejyoner yapılmasına asla müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Çelik, Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Laz, Çerkez herkesin Türkiye Cumhuriyeti'nin onurlu yurttaşları olduğunu ifade etti.

Bakan Çelik, Türkiye Cumhuriyeti'nin şemsiyesi altında halledilemeyecek mesele, çözülemeyecek sorunun olmadığına dikkati çekerek şöyle konuştu:

"Aramızda etnik ayrılığa, mezhepsel ayrılığa gerek yok. Sorunu olan vatandaşımızın sorununu çözebilecek demokratik irade ve kapasiteye sahibiz. O sebeple 24 Haziran'da Cumhurbaşkanımıza verilecek her oy, AK Parti'nin Meclis'ten daha güçlü çıkması için verilecek her oy, aynı zamanda bahsettiğim bu kardeşlik, birlik, dirlik ikliminin devam etmesine verilecek destek demektir. Sadece cumhurbaşkanı seçmiş olmuyoruz, sadece Meclis'te hangi partinin güçlü olacağına karar vermiş olmuyoruz, bu memleketin geleceğinin, Türkiye'nin geleceğinin eski günlerdeki gibi yolunu şaşırmış birtakım yan yollara sapmış, başkaları tarafından maniple edilen bir gelecek olmasına müsaade etmemek. Türkiye'nin geleceğinin hepimizin ortak iradesi ve tecelli ettiği bir siyasal, sosyal atmosfer olduğuna da karar veriyoruz. Birlik, dirlik, soframızı büyütmeye devam etmek için mazlum coğrafyalarla daha fazla dayanışma için Türkiye'de etnik, mezhepsel kimliği ne olursa olsun herkesin özgür ve onurlu bir şekilde bu Türkiye Cumhuriyeti'nin eşit yurttaşları olarak hayatını sürdürmesi için Türkiye Cumhuriyeti'nin 2023, 2053 hedeflerine ulaştırabilmek için 24 Haziran'da Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'a vereceğimiz destek, AK Parti'nin Meclis'te güçlü olması için ortaya koyacağımız irade şimdiye kadar yaptıklarımızın hülasasıdır, şimdiye kadar yaptıklarımızın toplamından çok daha fazla bir değer üretecektir."

Televizyonlardaki kara propagandaya kanılmamasını isteyen Çelik, "Türkiye'yle ilgili olumsuz haber yapanlar, olumsuz konuşanlar inşallah 24 Haziran'da sandıklar açılıp da irade bu şekilde tecelli ettiği zaman Türkiye'den randevu almak için ilk sıraya girenler olacak. Bugün Türkiye aleyhine konuşanlar, 24 Haziran'da sandıklar açılıp sizin iradenizi gördükleri zaman ilk bir hafta içerisinde Türkiye'ye yatırım yapmak için ilk ziyaret edenler olacak." dedi.

- "Bu sadece nefret suçudur"

Bakan Çelik, Fransız Le Point dergisine tepkisini yineleyerek şunları kaydetti:

"Fransa'da bir dergi kapağına koymuş 'diktatör' diye Cumhurbaşkanımızın resmini. Ama altında Cezayir konusunda da Fransa'nın geçmişte yaptıklarını eleştiriyor. Yani ağzındaki baklayı dışarı çıkarmış. Bugün bizim Afrin'de yaptığımız, son derece hukuka, hakkaniyete uygun terörle mücadeleyi eleştirenlere Cumhurbaşkanımız, geçmişte Cezayir'de ya da başka yerlerde işledikleri suçları hatırlattığı zaman bundan rahatsız oluyorlar. Onun için diktatör diyorlar. Şunu unutmayın, bir lider, Türkiye için gerçekten demokratsa, gerçekten hukuka ve hakkaniyete inanıyorsa bu tip kara propaganda odaklarının gözünde hemen diktatör olarak yaftalanır. Asıl biz kara propaganda odaklarının gözünde iyi olarak anılırsak kendimizden şüphe ederiz. Ama burada bahsettiğim şey basın özgürlüğü değil. Basın özgürlüğü, fikir hürriyeti gerçekten paha biçilemez. Ama bunun fikir hürriyeti, basın hürriyetiyle bir alakası yok.

Bu sadece nefret suçudur. Tıpkı yakın zamanda 'Kur'an'ın ayetleri değiştirelim' diyen hadsizlerin yaptığı gibi nefret suçudur. Niye Türkiye'nin cumhurbaşkanına gece gündüz saldırıyorlar, niçin dünyadaki bütün meseleleri bırakmışlar tek hedef olarak onu bu hale getirmişler. Niye? Türkiye'de Cumhurbaşkanımız seçilemesin, AK Parti zayıflasın istiyorlar. Bunları izah etmeme gerek yok. Vatandaşımız meseleyi, oyunu görmüş, bu şekilde tuzağı bozacak."

Anahtar Kelimeler:
Yorumları göster