04.06.2018 14:01:25 | Son Güncelleme

Bakan Soylu, AA Editör Masası'na konuk oldu

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: (1) - "Türkiye'yi şimdi öngörülebilir bir hale getiriyoruz. Bize okyanus ötesinden, adam ABD'den parmak sallamasın istiyoruz" - "Şu anda huzur var Güneydoğu'da, Diyarbakır'da, Van'da, Eruh'ta... Gece yarısına kadar insanlar sokaklarda dolaşıyor"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Türkiye'yi şimdi öngörülebilir bir hale getiriyoruz. Bize okyanus ötesinden, adam ABD'den parmak sallamasın istiyoruz." dedi.

Soylu, konuk olduğu AA Editör Masası'nda soruları yanıtları, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde milletvekillerinin bakan olmayacağına yönelik açıklamalarla kabine üyelerinin büyük bölümünün milletvekili listesinde yer aldığı hatırlatılarak, Türkiye'de yeni dönemde siyasetin nasıl şekilleneceğinin sorulması üzerine Soylu, Türkiye'nin bugüne kadar parlamento yasama ve yürütme sistemiyle geldiğini anımsattı.

Söz konusu uygulamada çeşitli açıkların yaşandığını, bazen Meclisin hükümete, bazen de hükümetin parlamentoya karşı güçlü olduğunu bildiren Soylu, bu makas aralığından oligarşik bürokrasi ve uluslar arası sermayenin faydalandığını söyledi.

Sistemdeki çatışmaların istikrarsızlık ve risk meydana getirdiğini dile getiren Soylu, öngöremezliğin yatırımlara engel olduğunu, faizleri yükselttiğini, döviz kuru istikrarını bozduğunu, siyaseti itibarsızlaştığını bildirdi.

Bunların geçmiş dönemlerde yaşandığını, sistemin bunu ürettiğini ifade eden Bakan Soylu, yeni sistemle Cumhuriyet tarihinin en güçlü, en yalın parlamentosunun oluşturulacağını kaydetti. Soylu, yeni sistemde yasamanın da yürütmenin de kendi işini yapacağını belirterek, şöyle konuştu:

"Şöyle bir iddia meydana geldi, şöyle söylendi sanki, 'Türkiye bir diktatörlüğe gidiyor'. Sanki 'Bizim seçimlerimiz yüzde 90'a yüzde 10 bitiyormuş' gibi. AK Parti yüzde 90, muhalefet yüzde 10 alıyormuş gibi başka ülkelerde olduğu gibi, 'Türkiye bir diktatörlüğe gidiyor, parlamento tamamen devreden çıkartılacak, Türkiye'yi seçilen kimse seçilmiş kral gibi yönetecek'... Böyle bir şey yok. Böyle bir şey olmadığını hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem AK Parti bütün Türkiye'ye bu parlamentonun ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Yürütmeye buradan transfer olur olmaz, bu takdiridir. Kimin takdiridir? Yürütmeyi kazananın takdiridir. Yürütmeyi kim kazanmışsa buradan istediğine, eğer sayısı yeterse, içeride kritik bir durum söz konusu değilse bunu takdir eder yapar veya yapmaz."

Soylu, yeni sistemle güçlü bir işleyiş modelinin hayata geçirileceğini, demokrasi kültürüne katkı sağlanacağını aktararak, şunları söyledi:

"Bu muhteşem bir dizayndır. Bundan güçlü bir Meclis çıkacak, bir işleyiş modeli çıkacak. Burada tabii birileri çok üzülecek, tek üzülecek CHP olacak. CHP hükümet odaklıdır. Hep hükümetin attığı adımlara yönelik Mecliste muhalefet ortaya koyar. Oradan sıkıştırmaya çalışır. Şimdi orada hükümet olmayacak. Orada ne olacak? Orada yasama tartışılacak, yani Türkiye'nin hangi kurallarla yeniden bezenmesi, değiştirilmesi lazım geldiği... Bu da CHP'yi, muhalefet partisini neye getirecek? Muhalefet partisini yönetmeye getirecek. Orada çok daha iyi bir yasayı çıkartmaya getirecek ve kendi siyasal düşüncelerine göre onu hazırlamaya getirecek. Muhteşem bir sistem. Millet, Türkiye çok rahatlayacak."

- "Türk siyasetinin makus talihiydi, bitti"

Cumhur İttifakı'nın karşısındaki partilerin yeniden parlamenter sistemi getireceklerine yönelik vaatleri hatırlatılarak, halkın yeni sistemi halkoylamasından bugüne oranla daha fazla benimseyip benimsemediğinin sorulması üzerine Bakan Soylu, muhalefetin de yeni sistemi benimsediğini söyledi.

Muhalefetin çıkardığı cumhurbaşkanı adaylarını hatırlatan Soylu, "Ben onların yerinde olsam, madem bu sistemi benimsemiyorsunuz aday göstermem." dedi.

Soylu, muhalefetin gerçekleştirdiği ittifaka dikkati çekerek, "Şimdi oyunun kurallarının tamamını oynuyorsunuz ve sonra da diyorsunuz ki (Biz bunu eski sisteme döndüreceğiz)." ifadesini kullandı.

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

Eski sistemdeki çatışmaların bedelini milletin terörizmle, anarşizmle, fukaralıkla, her şeyle ödediğini belirten Soylu, "Türkiye'yi şimdi öngörülebilir bir hale getiriyoruz. Bize okyanus ötesinden, adam ABD'den parmak sallamasın istiyoruz. Bu kadar basit. Bunu nasıl yapacaksınız? İçeride güçlü olacaksınız, hükümetiniz güçlü olacak. O gazete manşetleri hükümet düşürmeyecek. Tehditler, şantajlar olmadı mı bu ülkede? Oldu. Hangi demokraside böyle bir şey olabilir? Rahmetli Özal, Adnan Menderes tehdit edilmedi mi, rahmetli Erbakan'a aynı şeyi defalarca yapmadılar mı, Türkeş'i tehdit etmediler mi? Bu Türk siyasetinin bir makus talihiydi, bu bitti." ifadelerini kullandı.

Eski sisteme dönüşü imkanlı görüp görmediği sorulması üzerine Soylu, "Halkın onayladığı bir şeyi tekrar halkın önüne 'Ben bunu tekrar geri döndüreceğim' diye getirmek demokrasiye, halka bir de kendine inançsızlık." dedi.

- "Biz bütün riski aldık"

Kayyum atanan belediyelerde yapılan hizmetleri fotoğraflarıyla göstererek anlatan Soylu, muhteşem hizmetlere imza atıldığını söyledi.

Ağrı'nın Tutak ilçesi ve Siirt'in Eruh ilçesi gibi bir çok yerde sanat sokakları oluşturduklarına değinen Soylu, Diyarbakır ve Van'da İranlı turistlerin katbekat arttığını bildirdi. "Diyarbakır'ın caddeleri dünyanın hiçbir yerinde yok şu anda." diyen Soylu, kentte devasa bulvarlar açıldığını dile getirdi.

Terörün bölgeye ve oradaki Kürtlere çok çektirdiğini işaret eden Soylu, orada terörden bıkan yatırımcıların İstanbul'a ve farklı illere gittiğini aktardı. PKK'nın arkasında tüm lojistik yapıları bildiklerini belirten Soylu, "Kimlerin eğittiğini biliyoruz. Okyanus ötesinden hangi talimatlarla PKK'nın bir şekilde orada eğitildiğini iyi biliyoruz." dedi.

Soylu, bu kişilerin aktivist adı altında oraya geldiklerini bildirerek, şöyle konuştu:

"Eğitim veriyorlar. En teknolojik silahları nasıl kullanacaksınız, nereden satın alacaksınız, millete nasıl psikolojik yaklaşacaksınız? Bütün bunlar anlatılıyor. Yarın Allah korusun, 7 Haziran'la 1 Kasım makasına girersek ne olur Türkiye? Yani o zaman sermaye çevrelerine söylemeye çalışıyorum, herkese söylemeye çalışıyorum, ne olur Türkiye? Faiz ne olur? Üretim hattı ne olur? Güneydoğu'da PKK korkutuyordu, 'ya bana haraç verirsin veyahut da bu madenleri işletmem.' Şu anda hepsi çalışıyor. Biz yaylaları serbest bıraktık. Büyük bir risk aldık. PKK'nın en çok beslendiği alanlardan bir tanesi yaylalardaki hayvancılık yapanları tehdit ederek onlardan koyunlarını, keçilerini alarak kendi erzaklarını karşılıyorlardı. Biz bütün bu riski aldık, 'Biz bu güvenliği sağlarız' dedik. Bu riski aldıktan sonra döndük, bir iş daha yaptık. Döndük, bütün bu yaylacıların operasyon merkezleri hariç hayvancılığın burada olmasını sağladık. Bu bölge ekonomisinin gelişmesi açısından önemli bir şeydir."
\

- "Haraca bağlamıştı PKK Tunceli'yi"

Terör buradan tasfiye edildikten sonra açılan yeni üniversitelere batıdan da gençlerin geleceğini belirten Soylu, ayrıca şehir ekonomilerinin güçleneceğini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun memleketi Tunceli'den bahseden Soylu, "Gitsin, sorsun bakalım. 'Siz bu kayyumdan memnun musunuz, değil misiniz?' diye. PKK'ya esir olmuştu Tunceli. Haraca bağlamıştı PKK Tunceli'yi. İyi bilirim Tunceli esnafını. İsmen bildiğim esnaflar var. Şu anda hepsi rahatlar. Son 8 ayda 2 bin 500 istihdam artırıldı orada. Hepsi nereden geldi? İstanbul'dan, Ankara'dan. O baronlar, Güneydoğu'dan kalkıp da İstanbul'a giden baronlar oraya yatırım yapmıyorlar. Ama Allah razı olsun, rica ettiğimiz, peşinden koştuğumuz, 'bu yatırım sizin için faydalı' dediklerimiz bunu sağlıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Soylu, terör örgütü tarafından çok kesilen Tunceli- Elazığ yolunda fiber optik kablolarla görüntü ve ses sistemi kurulduğunu belirterek, bununla da yola patlayıcı döşemek isteyenleri önlediklerini aktardı. Bu yaptıklarının vatandaşa güven verdiğini vurgulayan Soylu, ayrıca Tunceli-Pülümür yoluna 19 tane kule kurduklarını dile getirdi. Soylu, "Şu anda huzur var Güneydoğu'da, Diyarbakır'da, Van'da, Eruh'ta... Gece yarısına kadar insanlar sokaklarda dolaşıyor. Biz bunu defalarca o insanlarla paylaştığımızda onlar, 'Allah sizden razı olsun, ne olur burayı terk etmeyin' diyorlar. Biz de diyoruz ki 'siz de bize sahip çıkın.' PKK'dan sizi kurtardık, siz de bize sahip çıkın' diyoruz." dedi.

(Sürecek)

Yorumları göster