04.06.2018 15:53:12 | Son Güncelleme

Bakan Soylu, AA Editör Masası'na konuk oldu

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: (3) - "(İnce'nin Korgeneral Temel'le ilgili sözleri) Verdiği mesaj milletimize değil, verdiği mesaj PKK'ya. 'Sen hiç merak etme Afrin'i aldı, bunun intikamını 24 Haziran'dan sonra ben alacağım.' diyor. Bu millet de sana o intikamı aldırmaz sen merak etme" - "(Akşener'in Gaziantep mitingindeki güvenlik önlemleri) Biz bu güvenliği almak zorundayız. Biz bu güvenliği Tayyip Erdoğan için de alıyoruz. Bütün siyasi partilerle bu aynıdır. Burada AK Parti'nin de CHP'nin de MHP'nin de uygulamalarında hepsi aynı şekilde olagelmiştir"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin, 2. Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel'e yönelik sözlerine ilişkin, "Verdiği mesaj milletimize değil, verdiği mesaj PKK'ya. 'Sen hiç merak etme Afrin'i aldı, bunun intikamını 24 Haziran'dan sonra ben alacağım' diyor. Bu millet de sana o intikamı aldırmaz sen merak etme." dedi.

Soylu, konuk olduğu AA Editör Masası'nda soruları yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bakan Soylu'ya, eski HDP Eş Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın DEAŞ bahanesiyle 6-7 Ekim 2014'te düzenlenen ve 53 kişinin hayatını kaybettiği izinsiz gösterilere destek vermedikleri yönündeki açıklaması hatırlatılarak Demirtaş'ın bu eylemlere yönelik bir destek talimatı olup olmadığı ve olaylarla ilgili sorumluların tespit edilip edilmediği soruldu.

Daha önce "Güneydoğu'da 16 yaşındaki kız çocukları artık dağa çıkamıyorlar, bundan rahatsız mı oldunuz, huzur mu battı?" şeklinde bir açıklaması olduğunu hatırlatan Soylu, çukur olaylarının yaşandığı dönemde AK Parti Teşkilat Başkanı olarak Güneydoğu'da bulunduğunu ve bu sırada oradaki gerginliği ve tedirginliği hissettiğini dile getirdi. Soylu, "Bazen kendi mesleğinizle ilgili bir koku alırsınız ya burnuma bir şey geliyor. Orada Selahattin Demirtaş'ın hangi pozisyona oynadığı apaçık bellidir. Yalan söylüyor. Kırmızı Başlıklı Kız'daki kurt hikayesine dönmüş Selahattin Demirtaş, onun ahbapları da var." diye konuştu.

- "Ahlak yoksunluğudur bu"

Demirtaş'ın hendek ve barikatlara destek verdiği açıklamalarını aktaran Soylu, "Cezaevinde mağduriyet edebiyatı yapıyor, yaptıktan sonra da dönüp 'Ben böyle bir şey söylemedim' diyor. Yalancı." ifadesini kullandı.

O dönemde, sokaklara çıkma çağrısını yineleyen Demirtaş'ın, çocukları PKK tarafından kaçırılan ailelerin oturma eylemine yönelik, "Para için eylem yapıyorlar." açıklaması yaptığını dile getiren Soylu, şöyle devam etti:

"Ahlak yoksunluğudur bu. Şimdi Muharrem İnce o annelere babalara hesap versin. Temel Karamollaoğlu o annelere babalara hesap versin. Milliyetçilik afralık tafrası yapanlar, Akşener o annelere babalara hesap versin. 'Selahattin Demirtaş'ın yerini türbeye çevirdiler.' diyor Cumhurbaşkanımız, doğru söylüyor. Dertleri Avrupa'ya şirin görünmek. Temel Karamollaoğlu'nun derdi ne? Çok basit, kompleks... Bir; geçmişte yaşadıklarının kompleksi, Sivas olayları dahil olmak üzere yaranmaya çalışıyor, ona Stockholm Sendromu deniyor. İkincisi; 'Tayyip Erdoğan içimizden çıktı, milletimizi kucakladı, dünya lideri oldu, biz hala durduğumuz yerde duruyoruz.' kompleksi. Demiyor ki 'Bu ülkeyi geliştirdiler'. Koskoca adam oldun, yaşını başını almışsın, bir bölen oluyorsun, bölmeye çalışıyorsun. Bir şeyi böldüğün de yok ama yapmış olduğu bu. Gidiyor Demirtaş'ı destekliyor. "

- Tedavisi süren gazilerden "Bize bir görev var mı?" sorusu

Süleyman Soylu, Bilkent'teki Rehabilitasyon Merkezi'ne gittiğinde tedavisi süren gazilerin "Bize bir görev var mı?" diye sorduğunu aktararak, "Biz gazilere nasıl hesap vereceğiz? Yasin Börü'ye nasıl hesap veririz? Siyaset bu mudur? Siyaset üç kuruş oya bütün değerlerini alt üst edip satmak mıdır?" diye konuştu.

- "Demirtaş'ı HDP tabanı mı belirledi? PKK belirledi"

Demirtaş'ın o dönemde yaptığı açıklamalarını aktaran ve "halklara acil çağrı" ifadesiyle de açıklamalar yaptığını dile getiren Soylu, bunların tamamının suç olduğunu ifade etti.

Terör örgütü PKK'nın kurduğu bir iletişim sisteminin bulunduğunu ve bu sistem ile orada yaşayan vatandaşları yalan üzerinden etkilemeye çalıştığını belirten Soylu, "İdeolojisi de bu. Sapkınlık üzerinden etkilemeye çalışıyor. PKK dinsiz bir örgüttür, dinsizleştirmeye çalışan bir örgüttür. Bunu herkes bilir. Geleneklerimizi, medeniyetimizi ortadan kaldırmaya çalışan bir örgüttür." diye konuştu.

Selahattin Demirtaş'ın bu belediyeler teröre yardım ederken genel başkan olduğunu ifade eden Soylu, "Bu suçları işlerken genel başkan değil miydi? Şunu ifade etmek istiyorum; İçişleri Bakanlığımda yaptığım işlerimizden, tavırlarımızdan ve tutumlarımızdan dolayı bir tek HDP milletvekili benden şikayetçi olsun. Bu kadar ısrarla söylüyorum. Meşru siyaset yaptıkları zaman her şey sonuna kadar demokratik ölçüler içinde açıktır. Ama işin içine PKK girerse terör örgütünün sözcülüğünü yaparsan... Adayı Selahattin Demirtaş'ı ben mi belirledim, HDP tabanı mı belirledi? PKK belirledi. Bunu herkes biliyor. Bizim meselemiz kişisel bir mesele değildir. Bu memleket meselesidir, devletin meselesidir." ifadelerini kullandı.

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

- "Muharrem İnce'nin kim olduğunu iyi biliyoruz"

Soylu, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin 2. Ordu Komutanı İsmail Metin Temel'le ilgili sözlerini anımsatan Soylu, şöyle konuştu:

"Biz Muharrem İnce'nin kim olduğunu iyi biliyoruz. Ben siyasetten geliyorum, çatışmalarımız da oldu. Bana niçin avukatını gönderdiğini, avukatıma, sonra 'Aman bu işlerden vazgeçelim. Ne olursunuz üzerime gelinmesin'. Teşkilat başkanıydım, yine böyle abuk subuk saldırılar yaptığı zaman. Ne dediğimi o da anlıyor. Bu çok açık. Ne demek istiyorlar? 'Ey PKK senin intikamını alıyoruz. Afrin'i Türkiye aldı ama biz onu oradan alan komutanın şu apoletlerini sökeceğiz. Sen merak etme'. Ben de diyorum ki onun karşılığında, aferin iyi yapıyorsun sen, senin şerefine yakışan gidip Selahattin Demirtaş'ı hapisten çıkarıp o apoletleri takmaktır. Verdiği mesaj, milletimize değil, verdiği mesaj PKK'yadır. 'Sen hiç merak etme Afrin'i aldı, bunun intikamını 24 Haziran'dan sonra ben alacağım.' diyor. Bu millet de sana o intikamı aldırmaz, sen merak etme. Bu kadar çirkin bir siyaset hadisesi ortaya konulmaz."

- "İmzanın otomatik olarak suçu sildiği bir sistem dünyada nerede bir hukuk sistemidir?"

"Muhalefet partisini 'Selahattin Demirtaş için bir aday hapiste olmamalı, özgürce dışarıda yarışmalı' dediği için mi eleştiriyorsunuz yoksa suçları belli olduğu halde aday olarak gösterilmesinden de rahatsızsınız?" sorusu üzerine Soylu, şunları kaydetti:

"Hayır. Aday olarak gösterilir, o partinin tıyniyetidir, PKK'nın tıyniyetidir. Ona benim bir itirazım olmaz. Onlar, kanlı bir terör örgütü mensubunu da kanlı bir terör örgütü mensubunun koordinatörünü de aday olarak gösterebilirler. O, onların bileceği iş. Kurallar buna imkan veriyorsa gösterir. Ben onu sorgulayacak halde değilim ama benim sorguladığım şudur. 'İçeriden çıkarılsın, hapisten serbest bırakılsın'... O zaman iyi bir tane kişi içeri girsin, milleti haraca bağlayan bir kişi olsun, korkuyla da 100 bin imza alsın, onu da içeriden çıkaralım. İmzanın otomatik olarak suçu sildiği bir sistem dünyada nerede bir hukuk sistemidir? Böyle bir saçmalık var mı? Bunu Edirne'de söylüyor ilk. Edirne'de hem ziyaret ediyor hem de Edirne meydanından 'Demirtaş özgür kalsın.' diyor. Ben oradaki CHP'li kardeşlerimize de şunu sormak istiyorum. Bu sözlerini alkışlarken mutlu muydunuz?"

- "Biz bu güvenliği almak zorundayız"

İçişleri Bakanı Soylu, İYİ Parti Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener'in Gaziantep miting alanına giderken yolunun çöp kamyonları ile kapatıldığı yönündeki iddianın anımsatılması üzerine, diğer partilerin kongrelerinde de çöp kamyonları ile yolların kapatıldığını anlattı.

Türkiye'de, İngiltere'de, Almanya'da, Fransa'da bir DEAŞ tehdidinin bulunduğuna işaret eden Soylu, "Adamlar her şeyi yok edilmesi gereken görüyorlar. Seçimi de böyle görüyorlar. 'Demokrasi yanlış.' diyorlar. Mantıkları bu. Sürekli olarak tehdit üretiyorlar. Bunun için biz tedbir almak durumundayız." dedi.

DEAŞ'la ilgili bazı tehditlerin de bertaraf edildiğini dile getiren Soylu, "6-7 ay İçişleri Bakanlığı yaptı Akşener. Temel bir huyu vardır. Bir şeyi 6-7 aydan fazla sürdüremez. Ben geçmişten iyi tanıyorum. Öyle bir özelliği vardır. Yakınları da iyi bilirler. Bu meselelerin böyle olduğunu bilmesi lazım. Bilmesi için de işin içine girmesi lazım. İşin içine girmesi için de kendini buna adaması lazım." diye konuştu.

DEAŞ'ın en yüksek eylemlerinin Gaziantep'te olduğunu ifade eden Soylu, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Biz bu güvenliği almak zorundayız. Biz bu güvenliği Tayyip Erdoğan için de alıyoruz. Bütün cumhurbaşkanı adayları açıklandığı gün Emniyet Genel Müdürümü aradım ve 'Hepsine seçim bitene kadar özel koruma vereceksiniz.' dedim. 'Ne istiyorlarsa yapacağız.' dedim. Biz seçimde vatandaşın özgür ve hür iradesini sandığa yansıtmakla mükellefiz. O orada mağduriyet edebiyatı yapıyor. Aynı yapılan uygulamaları orada yaptılar. Burada siyasal partiler bazen kendilerinin gündemde olabilmesi için bu tip işleri yaparlar, önemsememek lazım. Biz güvenliğimizi almak zorundayız. Oradaki hangi partiyse o partiye giden vatandaş da bizim vatandaşımız. Ben onun vergisiyle görev yapıyorum, onun vergisiyle polis, jandarma görev yapıyor. Biz o vatandaşı korumakla mükellefiz. Onun oraya gitmek hakkı, benim de onu korumak hakkım. O bizden bunu bekler. Akşener'in ne diyeceği beni ilgilendiriyor değil. Biz onu korumak zorundayız ama burada bir çifte standart yok. Bütün siyasi partilerle bu aynıdır. Burada AK Parti'nin de CHP'nin de MHP'nin de uygulamalarında hepsi aynı şekilde olagelmiştir."

(Sürecek)

Yorumları göster