04.06.2018 21:02:10 | Son Güncelleme

Bakanlar Kurulu toplantısı

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ: (2) - "Bundan sonra da Kandil dahil Türkiye'ye dönük her türlü teröristin ve terör tehdidinin olduğu yere Türkiye'nin operasyon yapma hakkı mahfuzdur. Kandil'e, Türkiye bundan sonra da girebilir, her an her şey olabilir" - "Ne yaparlarsa yapsınlar o darbeci, FETÖ'cü askerleri bulmak, onları paketleyip Türkiye'ye getirmek bizim vazifemizdir. Nereye giderlerse gitsinler, enselerinde olacağız. Onları önünde sonunda yakalayacağız, Türkiye'ye getireceğiz, Türk yargısına teslim edeceğiz" - "Nerede terörist varsa, nerede Türkiye'ye dönük tehdit varsa, orası Türkiye için hedeftir. Hem teröristler hedeftir hem de oradaki terör kaynaklarının tamamı Türkiye için hedeftir" - "(Münbiç'te güvenlik ve istikrarın sağlanmasını da içerecek bir yol haritası) Bütün bunların hepsi bir takvim çerçevesinde uygulamaya konulacaktır. Hepsi de takvime bağlanmış durumdadır. Umarız ki müttefikimiz ABD, aramızdaki bu ön mutabakat çerçevesinde alınan kararların birlikte hayata geçirilmesi konusunda mutabakatın gereğini yerine getirir"

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Türkiye'nin daha önce Kandil'e defalarca operasyon yaptığını belirterek, "Bundan sonra da Kandil dahil Türkiye'ye dönük her türlü teröristin ve terör tehdidin olduğu yere Türkiye'nin operasyon yapma hakkı mahfuzdur. Kandil'e, Türkiye bundan sonra da girebilir, her an her şey olabilir." dedi.

Bozdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamada bulundu, soruları cevapladı.

Suriye'nin kuzeyinde bir terör koridoru oluşturulması ve bir terör devletine giden sürecin işletilmesinin Türkiye'nin toprak bütünlüğüne ve milli güvenliğine açık bir tehdit olduğunu vurgulayan Bozdağ, Türkiye olarak her zaman bunu müttefikleri ABD yetkililerine ifade ettiklerini söyledi.

YPG/PYD terör örgütlerinin PKK demek olduğunu, bunların ayrı olmadığını dile getiren Bozdağ, bunlara verilen silahların, Türkiye'ye, Türk ordusuna karşı kullanıldığını, bunların Türkiye için büyük bir ulusal güvenlik tehditi oluşturduğunu belirtti.

Binlerce tır ve 2 bin kargo uçağı dolusu silahın Münbiç'teki teröristlere verildiğini ifade eden Bozdağ, "Biz burada YPG/PYD'li teröristlerin himaye edilmemesi, desteklenmemesi gerektiğini defalarca söyledik. Hem Afrin bölgesinden hem Münbiç'ten hem de Fırat'ın doğusunda bu teröristlerin uzaklaştırılması gerektiğini muhataplarımıza söyledik. Ama Afrin bölgesinde gereği yapılmayınca Zeytin Dalı Harekatı başlatıldı ve Afrin, PYD/YPG'li teröristlerden temizlendi. Türkiye, orada hedeflerine ulaştı." şeklinde konuştu.

- "Türkiye'nin hedefi net"

Fırat Kalkanı Harekatı ile de hem DEAŞ'tan hem de YPG/PYD'li teröristlerden o bölgenin temizlendiğine vurgu yapan Bozdağ, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin hedefi net bir şekilde ifade edildi; Münbiç ve Fırat'ın doğusu. Bu konuda siyasi bir çözümün bulunması bizim de temel arzumuzdur. Bu işin güvenlik güçlerinin kullanılmadan çözülebilir olması, Türkiye'nin de çıkarınadır. ABD ile Türkiye arasında bu anlamda oluşturulan ortak çalışma grupları, çalışmalarını yürüttüler. Ancak ABD'de dışişleri bakanı değişikliği nedeniyle bu çalışmalarda biraz yavaşlama oldu. Yeni bakan görevine başladı, bugün Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı bir araya geldiler, Münbiç konusundaki yol haritasını ve bütün çalışmaları görüştüler."

Türkiye ve ABD'nin PYD ve YPG'nin Münbiç'ten uzaklaştırılması konusunda bir yöntem benimsenmesinde mutabakata vardığını bildiren Bozdağ, "Bu yöntem çerçevesinde YPG/PYD'li teröristlerin bölgeden uzaklaştırılması için bir yol haritası çizilmesi için de mutabakata varıldı. Bu yol haritasının birlikte uygulanarak Münbiç'teki YPG/PYD'li teröristlerin bölgeden ayrılması ve bölgedeki diğer hususların yerine getirilmesi konusunda da bir mutabakat sağlandı." ifadesini kullandı.

- "Münbiç için bir takvim ortaya kondu"

Burası için bir takvimin de konduğunu aktaran Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ucu açık da bir çalışma değil. Hem yöntemi belirleme hem yol haritasını belirleme hem de bunları hayata geçirme konusunda bir takvim de ortaya kondu. Kaç gün içerisinde yöntem belirlenecek, kaç gün içerisinde yol haritası, kaç gün YPG/PYD'li teröristler Münbiç'ten ayrılacak ve Türk ve ABD'li askerler anlaşma çerçevesinde orada nasıl güvenliği, asayişi ve diğer konuları hayata geçirecekler, bütün bunların hepsi bir takvim çerçevesinde uygulamaya konulacaktır. Hepsi de takvime bağlanmış durumdadır. Umarız ki müttefikimiz ABD, aramızdaki bu ön mutabakat çerçevesinde alınan kararların birlikte hayata geçirilmesi konusunda mutabakatın gereğini yerine getirir. Dileğimiz buranın, bu mutabakat çerçevesinde teröristlerden temizlenmesi ve arındırılmasıdır. Şu anda olumlu bir noktadayız, bu olumlu noktanın, bu takvim çerçevesinde Türkiye'nin arzu ettiği istikamette sonuçlanacağını ümit ediyoruz."

- Irak'ın kuzeyindeki operasyonlar

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Irak'ın kuzeyinde terörle mücadele nedeniyle bulunduğunu, Türkiye'nin 11 ayrı askeri birliklerinin olduğunu dile getiren Bozdağ, TSK birliklerinin, Kandil'den ve Irak'ın kuzeyinden Türkiye'ye PKK'lı teröristlerin geçişini önlemek ve Türkiye'ye yönelik terör tehditlerini ülkenin sınırları dışında etkisiz hale getirmek için orada olduklarını vurguladı.

Zaman zaman oradan yapılan saldırılarda, kurulan tuzaklarda şehitler ve gazilerin olduğunu hatırlatan Bozdağ, şu değerlendirmeyi yaptı:

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

"Şunu bilmenizi isteriz ki nerede terörist varsa, nerede Türkiye'ye dönük tehdit varsa, orası Türkiye için hedeftir. Hem teröristler hedeftir hem de oradaki terör kaynaklarının tamamı Türkiye için hedeftir. Türkiye, hem ülke içinde hem de ülke dışında Türkiye'ye dönük bütün terör tehditlerini kaynağında imha etme kararlılığındadır. Artık taarruz politikasını hem içeride hem dışarıda uygulama kararlılığındayız ve uyguluyoruz. Orada da teröristlerin inlerine girmeye devam ediyoruz."

Bozdağ, Kandil'in terör örgütünün bir merkezi olduğunun herkesçe bilindiğini, oradan Türkiye'ye terör ihraç edildiğini, Türkiye'deki terörün oradan yönetildiğini söyledi.

Türkiye'nin daha önce Kandil'e defalarca operasyon yaptığını aktaran Bozdağ, "Bundan sonra da Kandil dahil Türkiye'ye dönük her türlü teröristin ve terör tehdidin olduğu yere Türkiye'nin operasyon yapma hakkı mahfuzdur. Kandil'e, Türkiye bundan sonra da girebilir, her an her şey olabilir." diye konuştu.

- Yunan yargısının darbeci askerleri serbest bırakması

Yunan yargısının darbeci askerleri serbest bırakmasına ilişkin bir soru üzerine Bozdağ, Yunanistan'ın, Türkiye gibi darbelerden çok çekmiş, darbelere Türkiye gibi bedel ödemiş bir ülke olduğunu anımsattı.

İki ülke arasında suçluların iadesine dair uluslararası hukukun gerektirdiği kuralların bulunduğuna işaret eden Bozdağ, şunları söyledi:

"Yunanistan hem komşu olarak hem aramızdaki uluslararası kurallar gereği hem de darbelere bu kadar bedel ödemiş bir ülke olarak yapması gereken; darbeci askerlerin, teröristlerin Türkiye'ye iadesini yapmaktır. Ama maalesef Yunanistan bunu yapmadı. Öyle görüyoruz ki Yunanistan, Türkiye'nin içerisinde, Türkiye'nin parlamentosuna, hükümetine, milletin iradesine, devletine, anayasasına karşı darbe teşebbüsüne kalkışan bu FETÖ'cü terörist darbecileri himaye etmektedir. FETÖ'ye alenen destek vermektedir. Darbeden çekmiş Yunanistan devleti, darbecilere destek vermektedir. Bunu Türkiye olarak bizim kabul etmemiz mümkün değildir."

Yunanistan Başbakanı Çipras'ın darbeden hemen sonra yaptığı bazı açıklamalarla bu darbecilerin Türkiye'ye iade edileceği konusunda bir olumlu hava estiğini, biraz da ümitlendiklerini dile getiren Bozdağ, "Sayın Çipras, sözünün eridir diye düşündük. Ama öyle görüldü ki daha sonra yargı süreçleri devreye sokularak o iadeler yapılmadı." dedi.

- "Yunanistan şu anda suçluları, darbecileri himaye eden ülke konumunda"

Bozdağ, uluslararası hukuk kuralları ne derse desin, bu iadelerin siyasi bir yönünün de bulunduğuna vurgu yaptı.

"Yunanistan'da yargının verdiği bu kararlar hukuka dayanan kararlar olsaydı, iki ülke arasındaki antlaşmaların gereğine uyarak alınmış olsaydı şu anda FETÖ'cü darbeciler Türkiye'ye iade edilmiş olacaktı." diyen Bozdağ, Yunanistan'da bu süreçte, hukuk yerine Türkiye'ye dönük hesaplar ve siyaset araya girdiği için Yunanistan'ın şu anda suçluları, darbecileri himaye eden, koruyan bir ülke konumunda olduğunun altını çizdi.

Bozdağ, şunları kaydetti:

"Yunanistan FETÖ'cü, darbeci askerleri iade etmemiş olabilir. Hatta onlara başka imkanlar da korumalar da verebilir. Bazı ülkelerin teröristleri himaye ettiği gibi himaye edebilir. Özellikle ifade etmek isterim ki, ne yaparlarsa yapsınlar o darbeci, FETÖ'cü askerleri bulmak, onları paketleyip Türkiye'ye getirmek bizim vazifemizdir. Nereye giderlerse gitsinler, enselerinde olacağız. Onları önünde sonunda yakalayacağız, Türkiye'ye getireceğiz, Türk yargısına teslim edeceğiz. Yargımız da millet adına, yaptıkları fiillerin hesaplarını onlara soracaktır. Burada kaçış yok. Hangi ülke himaye ederse etsin, burada kurtuluş yok."

(Sürecek)

Yorumları göster