19.03.2019 09:05:54 | Son Güncelleme

Bembeyaz travertenleri ile büyüleyen Denizli’ye gideceklere tavsiyeler

Doğanın ne kadar cömert olabileceğini gösteren yerlerden biri de elbette bu bembeyaz travertenler… Dünyanın sayılı yerlerinden olan Pamukkale Travertenleri ile ünlü şehir Denizli'de bundan başka daha birçok güzellik bulunuyor. Denizli’yi keşfe çıkan Instagram’ın sevilen ismi Gezgininayakizleri-Cüneyt Durhan birbirinden yararlı tavsiyeleri sizler için yazdı. Keyifli okumalar!

Denizli deyince benim aklıma hep horozu, Pamukkale ve nedendir bilmem rahmetli Özay Gönlüm gelirdi. Güney Ege'nin büyük bir o kadar sıcak şehri Denizli.

Şehrin kalbi horoz heykel ininde bulunduğu Çınar diye adlandırılan semt. Burada kısa bir gezinti yapıp şehirle özdeşleşen Pamukkale'yi gezmelisiniz. Pamukkale’ye ulaşmak için yolcu360’ın Denizli rent a car seçeneklerine bakın. Yol yaklaşık 15-20 dakika sürmekte. Burası gerçekten muhteşem bir doğa güzelliğine sahip.

Havuzlarda sadece ayakkabınızı çıkarmanız koşuluyla yürüyebilirsiniz.  Pamukkale teraslarının kaplıca suyu akan bir çok sıcak su kaynakları olması ilgi çekici. Beyaz travertenlerin üzerinde yürümek ilgi çekici olsa da acaba bu doğal güzelliği bence yok ettiğimizi düşünüyorum.

Hemen sağ tarafta norma ücret 5 TL, müze kartlıların ücretsiz gezebileceği müzede lahitler, heykeller, küçük değerli eşyalar sergilenmekte. Hemen karşısında ise Antik havuz bulunmakta. Başlıca romatizmal, kalp damar hastalıkları ve cilt hastalıklarına iyi geldiği bilimsel olarak kanıtlanmış. Antik havuza girişin bedeli ise 32 TL. Gelelim Hierapolis’e yaklaşık 2 kilometrekarelik bir alana yayılmış antik kent zamanında Kutsal şehir olarak adlandırılıyormuş. Hierapolis’in bir Frigya kenti olduğu düşünülüyor hatta adını Bergama’nın kurucusu Telephosun karısı Hiera'dan aldığı bilinmektedir. Bir çok deprem yaşayan antik kent yine de günümüze kadar önemli eserlerini sergilemeyi başarabilmiş. Antik kent zamanında Hristiyanlığın merkezi olarak bilinirmiş ki Hz. İsa’nın havarilerinden Aziz Filipus burada öldürülmüş ve mezarı hemen yamaçtaki kilisenin kalıntılarının dibinde yer almaktadır. Buranın hemen solunda ise muhteşem mimarisi ile Antik tiyatroyu ziyaret etmenizi isterim, tek kelime ile büyüleyiciydi. Antik şehrin diğer tarafındaki bazilika ve agora kalıntıları ise muhteşem.

Söylemeliyim ki Hierapolis ülkemde Bergama ile beraber en çok ilgimi çeken yer oldu. Pamukkale ve Antik kenti dolaşmak için 3-4 saatinizi alacağını bilmenizi isterim ki fazlasıyla detaylı gezmeyi hakediyor. Buradan ise adını duyduğumda ilgimi çeken kırmızı suyu diye tabir edilen Karahayıt köyü. Alan bir nevi sıcak termal su ama kırmızı falan akmıyor. Oradaki görevliye sorduğumda aslında kimse girmese akan su ile beraber çıkan tortu sayesinde su kırmızı oluyor dediğinde ilgimi çekti ama gelmişken ücretsiz termal suya ayaklarınızı sokabilirsiniz.

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

ADINI SURİYE KRALI'NDAN ALAN ANTİK KENT

Diğer bir merak ettiğim yer ise kazı çalışmaları devam eden belki de büyüklüğü nedeniyle ilgi çekici Leodikya Antik kentine yolumu düşürdüm. Denizli’den yaklaşık 5 km uzaklıkta olan Antik kente gelmek için yine yolcu360’ın Denizli araç kiralama seçeneklerine bakabilirsiniz. Antik kente giriş ücreti 15 TL ödeyebilir ya da müze kartınızla ücretsiz ziyaret edebilirsiniz. Leodikya kurulduğu dönemlerde Batı Anadolu’nun en büyük ticaret ve finans merkeziymiş.

Döneminin en zengin kenti ünvanını da taşıyan Leodikya ise ismini Suriye kralı Antiochus’un karısından aldığı ve şehrin onun için kurulduğu bilinmekte. Zaten antik şehirde Suriye caddesinden de anlayacaksınız. Hala kazı çalışmalarının hızla sürdüğü antik kent 5 kilometrekarelik bir alana yayılmış. Bir çok noktaya kazı çalışmaları nedeniyle giremiyorsunuz fakat bitmiş halini çok merak ediyorum doğrusu. Denizli deyince akla gelenlerden biride Kaklık mağarası, buraya ulaşım için terminalden yolcu360’ın Denizli araç kiralama seçeneğini kullanabilirsiniz. Mağarayı  ziyaret ederken büyük bir traverten ile karşılaşacaksınız. Bu traverten suyunun ise cilde iyi geldiği de söylenmekte. Kuzeyine doğru ilerledikçe karşılaşacağınız şelaleler ise ilgi çekici. Şehir merkezinde ise İzmir Yunan işgali sonrasında ilk kurtuluş meşalesi bayram yerinde yakılmış.

Denizli'nin kendi gibi lezzetleri de güzel. Bu şehirden kilo almadan dönmek imkansız. Denizli’ye gelince böyle nefis lezzetler sunan iki önemli lezzeti denemeyelim mi. Kebapçı Enver, meşhur kuzu kebabının lezzetini konuklarına sunan yılların lezzet dükkanı.

Sahibi Hüseyin abi etin lezzetini anlatırken tabi ben bir yandan tıkınıyorum ve kuzuya olan sevgim bir kat daha arttı. Tek kelime ile anlatıldığı kadar nefis. Pidesi de eti de lokum mübarek.. Öğlen 12 ile 3 arası lezzeti bulabilirsiniz yoksa kapıdan boş dönebilirsiniz uyarayım. E yemeği yedik üstüne tatlı gitmez mi ya.  Dondurmalı irmik helvası, ilginç meyve tatlıları, trufları, çikolata ve lokumlarıyla beni benden etti Hacı Şerif.

Denizli'de gezim boyunca diğer denediğim bir lezzet ise kale içinde Gagezoğlunda tahinli pide oldu, vallahi doyamadım. Seviyorum ben böyle nesilden nesile geçen işletmeleri, lezzetleri her daim kalıcı oluyorlar ve lezzetlerinden hiç bir zaman ödün vermiyorlar. Denizli'ye gelmişken meşhur Zafer gazozu içmeden dönmeyin derim, yanına fırından sıcak simitte buldu mu afiyette olursunuz :) Deneyememe rağmen methini duyduğum Denizli mantısını es geçmeyin derim. Aslında Denizli bir cennet daha ziyaret edemediğim ama aracınız ile buraya yolunuz düşer ise ve bir kaç gün zamanınız var. Acıpayam ilçesi Dodurgalar kasabasındaki Keloğlan Mağarasını, Akhan Kervansarayı, Acıpayam ilçesindeki 13. yüzyılda ağaç işleme ile inşa edilen Yazır Cami ve Güney ilçesindeki Güney şelalesi mutlaka ziyaret edilmesi gereken güzel yerler.
Keşfetmeniz dileğiyle...

Anahtar Kelimeler:
Yorumları göster