04.06.2018 20:38:13 | Son Güncelleme

Bozdağ: PYD ve YPG'nin Menbiç'ten uzaklaştırılmasında konusunda ABD ile mutabakata varıldı (2) 

"DARBECİ FETÖ'CÜ ASKERLERİ BULMAK ONLARI PAKETLEYİP TÜRKİYE'YE GETİRMEK BİZİM VAZİFEMİZDİR"  Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Yunanistan'daki FETÖ yargılamalarına ilişkin, "Tabii bu konu Bakanlar Kurulunda gündeme gelmedi ama şunu ifade edebiliriz, Yunanistan bildiğiniz gibi Türkiye gibi darbelerden çok çekmiş bir ülke.

"DARBECİ FETÖ'CÜ ASKERLERİ BULMAK ONLARI PAKETLEYİP TÜRKİYE'YE GETİRMEK BİZİM VAZİFEMİZDİR"
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Yunanistan'daki FETÖ yargılamalarına ilişkin, "Tabii bu konu Bakanlar Kurulunda gündeme gelmedi ama şunu ifade edebiliriz, Yunanistan bildiğiniz gibi Türkiye gibi darbelerden çok çekmiş bir ülke. Darbelere Türkiye gibi bedel ödemiş bir ülke. Ve iki ülke arasında suçluların iadesine dair uluslararası hukukun gerektirdiği kurallar var. Yunanistan hem komşu olarak hem de aramızdaki uluslararası kurallar gereği hem de darbelere bu kadar bedel ödemiş bir ülke olarak yapması gereken darbeci askerlerin, teröristlerin Türkiye iadesini yapmaktır. Ama malesef Yunanistan bunu yapmadı. Öyle görüyoruz ki Yunanistan Türkiye'nin içerisinde Türkiye'nin parlamentosuna, hükümetine ve milletin iradesine Devleti'ne Anayasasına karşı darbe teşebbüsüne kalkışan bu FETÖ'cü terörist darbecileri himaye etmektedir. FETÖ'ye alenen destek vermektedir. Darbeden çekmiş Yunanistan Devleti darbecilere destek vermektedir. Bunu Türkiye olarak bizim kabul etmemiz mümkün değildir. Yunanistan'da Sayın Başbakanın darbenin hemen akabinde yaptığı bazı açıklamalarla bu darbecilerin Türkiye'ye iade edileceği konusunda bir olumlu hava esti. Biz biraz da ümitlendik işin doğrusu. Sayın Çipras sözünün eridir diye düşündük. Ama öyle görüldü ki daha sonra yargı süreçleri araya sokularak bu iadeler yapılmadı. Hepimiz biliyoruz ki Uluslararası Hukuk kuralları ne derse desin tabii bu iadeleri siyasi bir yönü de vardır. Ve Yunanistan'da yargının verdiği bu kararlar Hukuk'a dayanan kararlar olmuş olsaydı aramızdaki anlaşmaların çok taraflı anlaşmaların gereğine uyarak alınmış olsaydı şu andaFETÖ teröristler darbeciler Türkiye'ye iade edilmiş olurdu. Ancak maalesef hukuk yerine Türkiye dönük hesaplar Ve siyaset araya girdiği için maalesef Yunanistan şu anda suçluları darbecileri himaye eden koruyan bir ülke konumundadır. Yunanistan FETÖ’cü darbeci askerleri iade etmemiş olabilir, hatta onlara başka imkanlar da korumalar da verebilir. Başka bazı ülkelerin teröristleri himaye ettiği gibi himaye edebilir. Ama buradan şunu özellikle ifade etmek isterim ki ne yaparlarsa yapsınlar darbeci FETÖ'cü askerleri bulmak onları paketleyip Türkiye'ye getirmek bizim vazifemizdir. Nereye giderlerse gitsinler enselerinde olacağız, onları eninde sonunda yakalayacağız. Türkiye'ye getireceğiz, Türk yargısına teslim edeceğiz. Yargımız da millet adına yaptıkları fiillerin hesabını onlara soracaktır. Burada kaçış yok, hangi ülke himaye ederse etsin burada kurtuluş yok" diye konuştu.

CHP'nin Adalet Bakanlığı’na ziyaretine ilişkin Bozdağ, "Türkiye, Fethullah Gülen'in iadesini, Türkiye ve Amerika arasındaki ikili anlaşmaya uygun bir şekilde istemiştir. Her şey kurallara uygun yapılmıştır, usuli açıdan bir eksiklik yoktur, bir yanlışlık da yoktur. Bunu çok net bir şekilde ifade etmek isterim. Ancak ABD tarafı, teröristbaşı Gülen’i ve bütün teröristbaşının teröristlerini himaye etmektedir. Türkiye'ye terörist başını iade etmemek için ipe un sermektedir. Türkiye, bu noktada üzerine düşen herşeyi eksiksiz yerine getirmiştir. Hukuk eğer varsa ve uygulanması gerekiyorsa ki öyledir hem var hem de uygulanması gerekiyor, ABD'nin derhal teröristbaşı Gülen’i Türkiye'ye iade etmesi gerekir. Ama maalesef ABD, Türkiye ile müttefik olmasına rağmen, teröristbaşını iade etmediği gibi teröristbaşı Gülen'in ABD’den FETÖ/PDY terör örgütünü yönetmesine, müttefiki olduğu Türkiye'ye karşı dışarda ve içerde saldırıda bulunmasına müsaade ediyor. Ve orada çok rahat özgür bir biçimde terör faaliyetlerine FETÖ/PDY ve bunun kurucusu yöneticisi teröristbaşı Gülen devam etmektedir. Bu iki ülke arasındaki hukuka da iki ülkenin çıkarlarına da, müttefikliğe de uygun bir durum değildir. Ancak CHP Cumhurbaşkanı Adayı Sayın Muharrem İnce'nin ‘usulüne uygun istemediler’ açıklaması üzerine Adalet Bakanlığımız kendilerini davet ettiler, onlar da yazıyla müracaatta bulundular ve bugün CHP adına gelen heyet sayın milletvekilleri vardı iki tane de Ankara Barosu avukatı vardı geldiler, Adalet Bakanlığı'nda yanılmıyorsam 11'den saat 16'ya kadar geçen sürede uzunca bir görüşme yaptılar. Adalet Bakanlığı bürokratları bu konunun esas uzmanları. Çünkü bu konu Türkiye'de herkes tarafından bilinen bir konu da değil uluslararası hukuka göre iade usulleri Adalet Bakanlığının bildiği ve Adalet Bakanlığı uzmanlarının yaptığı bir şeydir. Yargı makamları dahi Adalet Bakanlığı kadar bu işi bilemez. Çünkü yargı makamı sadece iade talebine karar veriyor, bunun uygulaması, usulü nasıl olacak, bütün bu evrakın tanzimi, karşı tarafa bunların usulüne uygun iletilmesi işi, Adalet Bakanlığı tarafından deruhte edilmektedir. Kendilerine bugüne kadar teröristbaşı Fethullah Gülen'in iadesi ile geçici tutuklanma talebi ile ilgili sadece darbe teşebbüsü değil diğer dosyalarla ilgili neler yapıldı bunlara dair sunumlar yapıldı. Ayrıca evrakların tamamı sayın vekillerin ve beraberindeki avukatları incelemesine sunuldu. Hem onlar sunumu dinlediler, sorularını sordular, evrakları bizzat incelediler ve kendi notlarını da aldılar. Oradan da arkadaşlarımıza teşekkür edip ayrıldılar. Tabi bundan sonrası onlara kalmıştır ne açıklama yapacaklar onu göreceğiz. Çıkışta bir açıklama yapmadılar. ‘Sayın Cumhurbaşkanı Adaylarına, Genel Başkanlarına konuyu ileteceklerini, ondan sonra bir açıklama yapılacaklarını’ ifade ettiler. Adalet Bakanlığı da görüşmeye dair kısa bir açıklama yaptı. Bizim beklentimiz, vicdan ve hakkaniyet sahibi bir olarak hakkı teslim etmeleridir. Başka bir beklentimiz yoktur. Çünkü Türkiye bu konuda çok nettir, doğruları yapmıştır, yanlış olan bir şey yoktur, eksik olan bir şey kesinlikle yoktur. Her şey kitabına ve usulüne uygundur. Umarız ki bu değerli hukukçular gördükleri karşısında hakkı teslim ederler" ifadelerini kullandı.

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

"BAKANLAR KURULU SON BAKANLAR KURULU TOPLANTISI"
"Parlamenter hükümet sistemi içerisinde bugün yapılan Bakanlar Kurulu son Bakanlar Kurulu toplantısı" diyerek konuşmasına devam eden Bozdağ, "Tabi bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısı, muhtemelen son toplantı dedim. 65. Cumhuriyet hükümeti görevde ve büyük bir tevafuk 65'inci Bakanlar Kurulu toplantısını yaptık Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında yaptık. Büyük bir ihtimalle de parlamenter hükümet sistemi içerisinde bugün yapılan Bakanlar Kurulu son bakanlar kurulu toplantısı. Bu içeride de konuşuldu. Sayın Başbakanımız bir sunum yaptı 65 hükümetin neler yaptığına dair ve karşılıklı bakanlarımız da duygularını Sayın cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza ifade ettiler. Oldukça duygusal bir ortamda oluştu İşin doğrusu. Tabii hepimiz için büyük bir şeref. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hükümetlerinde görev almak bu aziz millete ve devlete hizmet etmek bizim için ailelerimiz için hepimiz için büyük bir onurdur. Bizlere bu onuru yaşatan Rabbime bir kez daha hamd ediyoruz, şükrediyoruz. Tabii hepimizin son toplantısı oldu. Hükümet sözcüsü olarak da parlamenter hükümet sistemi içerisinde son Bakanlar Kurulu sonrası belki bu yaptığımız son açıklamadır, son toplantıdır. Hayırlısı olsun diyoruz ayın 24'ünde sonra Türkiye yeni bir döneme başlıyor. Yeni bir Hükümet sistemi ile Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi ile yoluna devam edecektir. Tabii yeni sistemin gerekleri ve bütün kurumları uygulamaya girecektir yeni dönem şimdiden ülkemiz için milletimiz için hayırlı olsun diyorum" açıklamasında bulundu.

ANKARA (DHA)

Yorumları göster