02.06.2018 02:19:20 | Son Güncelleme

Cumhurbaşkanı Erdoğan canlı yayına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (2) - "Şu anda bizim üzerinde duracağımız en önemli şeyi, son bir hafta içinde bunu açıklayacağız. Ve milletimiz 'Türkiye Cumhuriyeti bundan sonra nasıl yönetilecek?' AK Parti nasıl yönetecek? Bunu görecek. Ve oyunu da verirken, buna göre verecek. 'Ben artık böyle bir hükümet sistemine oy veriyorum?' diyecek. Rastgele bir sistem değil bu. Ve bu sistem ne Amerika birebir taklididir, ne Avrupa ülkelerinin taklididir. Türkiye'ye has. Daha önce diyordum ya 'Türk tipi.' Şimdi bu bize has olacak" - "Benim Gülen ile başbakanlığım döneminde, zaten cumhurbaşkanlığı döneminde hiç söz konusu değil veya partimizi kurarken, böyle bir adım atmam söz konusu değil. Tamamen yalan. Bir insan dürüst olacak. Kılıçdaroğlu dürüst değil. (İnce) Ama bu da dürüst değil. Dava üzerine dava açıyorum bunlara. Ve o davaları da kazanıyorum. Bu gidişle buna da çok dava açacağım" - "(Gülen'in ABD'den usülüne uygun istenmediği iddiası) Biz 85 koliyi ABD'nin Adalet Bakanlığı'na teslim ettik. Bunların içinde iddianameler var, verilmiş kararlar var, tabii ki gazete kupürleri de var. Hepsi orada. Ama sen CHP'nin bir milletvekili olarak işin gücün zaman zaman parlamentodaki kürsüden gazete kupürlerini veya gazeteleri sallamaktı"

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda bizim üzerinde duracağımız en önemli şeyi, son bir hafta içinde bunu açıklayacağız. Ve milletimiz 'Türkiye Cumhuriyeti bundan sonra nasıl yönetilecek?' AK Parti nasıl yönetecek? Bunu görecek ve oyunu da verirken, buna göre verecek. 'Ben artık böyle bir hükümet sistemine oy veriyorum?' diyecek. Rastgele bir sistem değil bu. Ve bu sistem ne Amerika birebir taklididir, ne Avrupa ülkelerinin taklididir. Türkiye'ye has. Daha önce diyordum ya 'Türk tipi.' Şimdi bu bize has olacak." dedi.

Erdoğan, Star TV ve NTV ortak yayınında, "Seçim Özel" programında Nazlı Çelik'in sorularını yanıtladı.

Çelik'in "Başbakan Binali Yıldırım seçimden sonra ne yapacak" sorusu üzerine Erdoğan, "Bunların hepsini 24 Haziran sonrası belirleyecek. 24 Haziran'dan sonra nasıl bir meclis oluşacak? Onu görmemiz lazım. Onu gördükten sonra değerlendirmemizi de ona göre yapacağız. Bakanlık sayısı kesinlikle azalacak. Şu anda biz dersimizi çok iyi çalıştık, çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Her akşam ekibiyle birlikte sahura kadar çalıştığını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Burada ben sadece basit bir ipucu vereyim. Bakanlar konusu. Kaç bakan olacak? Biz de bir de ofisler olacak. Kaç ofis olacak? Bu ofislerin işlevi ne olacak? Bir de kurullar olacak. Ve kurullar kaç tane olacak? Bu kurullar nereyle bağlantılı çalışacak. Bunların icra görevi olacak mı? Olmayacak mı? Bu ofisler direk cumhurbaşkanlığı makamına bağlı çalışacaklar. Ve ofisler cumhurbaşkanlığı makamının yükünü ciddi manada azaltacaklar. Ama ben bunları inşallah son hafta bütünüyle şematik olarak bütün bunları kamuoyuna açıklayacağım. (Başkan yardımcıları) Bunlar tamamen sivil dışardan olacak. Deneyiminin olması bizim için önemli, deneyimli olacak. Teori-pratik noktasında teoriyi ve pratiği iyi buluşturan, neticeye koşan ve kalkıp da bizi bürokraside engellemeyen. Yani bürokratik bir oligarşiyi biz ortada görmeyeceğiz. Böyle bir yapı olacak. Kurullar çok daha üretken olacak. Çok daha hızlı neticeye ulaşabilelim."

Dünyadaki bütün sistemleri bu konuda gözden geçirdiklerini aktaran Erdoğan, "Amerika'sını, Rusya'sını, Avrupa'daki ülkeleri gözden geçirdik. Arkadaşlarımız çalıştılar. Ve bunlardan bu çalışmaları yaparak adımlarımızı attık. Bu çalışmalarla birlikte 'mevcut yapıyı tamamıyla adeta bir kenara koyan' bir çalışma yaptılar. Burada 7-8 tane bakanlık durumunu koruyacak. Ama bunun dışındakiler ya birleştirilecek, ya onlarda bir değişime gidilecek. Bakanlar durumunu, gücünü koruyacak. Ama ofisler cumhurbaşkanının yükünü alacak. Kurullar bakanlıklara feedback sağlayacak. Ve onlar bakanlıklara bu konuda destek olacak, çalışmasını rahatlatacak. Ama bakanlar da o kurulda böyle rastgele değil, oradan gelenleri saygın olarak karşılayacak. Başkan yardımcısı 2, 3, 4, 5 olabilir. Mevcuda ve ihtiyaca göre o sayıları değerlendireceğiz." dedi.

- Türk tipi cumhurbaşkanlığı sistemi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Seçime bir hafta kala kabineyi açıklamayı düşünür müsünüz?" sorusunu, "Yok olmaz. Bizim bir hafta kala yapacağımız iş bizim şu anda yapacağımız çalışmayla birlikte bizim hükümet yapısını, yeni yapıyı açıklayacağım. Ama burada kimler rol alacak? Onların üzerinde duracak halimiz yok." diye yanıtladı.

Şu anda üzerinde çalıştıkları en önemli konuyu seçime bir hafta kala kamuoyuna açıklayacaklarını anlatan Erdoğan, "Bunu açıklayacağı ve milletimiz 'Türkiye Cumhuriyeti bundan sonra nasıl yönetilecek? AK Parti nasıl yönetecek? Bunu görecek ve oyunu da verirken, buna göre verecek. 'Ben artık böyle bir hükümet sistemine oy veriyorum?' diyecek. Rastgele bir sistem değil bu. Ve bu sistem ne Amerika birebir taklididir, ne Avrupa ülkelerinin taklididir. Türkiye'ye has. Daha önce diyordum ya 'Türk tipi.' Şimdi bu bize has olacak. Ona göre de uygulamasını yapacağız. Bu da sistemin elastikiyetini getiriyor. Ve sistemin elastikiyetini getirmesi sebebiyle tıkanma olmayacak." diye konuştu.

Çelik'in, "Milletvekillerinden istifa ettirilip bakan olacak isimler olabilir mi?" sorusunu Erdoğan, "Olmaması için bir sebep yok. Tüm mesele aritmetik. Meclisteki sayı nedir? Eğer meclisteki sayı gerçekten sıkıntılıysa o zaman zaten oradan alamazsınız. Ama meclisteki sayı sıkıntı vermeyecek durumdaysa o zaman oradan da istifade edilebilir. Mümkün olduğunca daha çok dışarıdan. Ama parlamentoda sıkıntı verecek bir durum yoksa deneyimi olan bazı arkadaşlarımızı değerlendirebiliriz." diye yanıtladı.

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

Çelik'in, Muharrem İnce'nin, "AK Parti kurulmadan önce Pensilvanya'ya gittiğine" yönelik iddiasına değinmesi üzerine Erdoğan, belediye başkanlığı döneminde Gülen ile görüştüğünü belirterek, "Onların kendilerine has ihtiyaç talepleri falan bunlara yönelik şeyler. Benim Gülen ile başbakanlığım döneminde, zaten cumhurbaşkanlığı döneminde hiç söz konusu değil veya partimizi kurarken, böyle bir adım atmam söz konusu değil. Tamamen yalan. Bir insan dürüst olacak. Kılıçdaroğlu dürüst değil. (İnce) Ama bu da dürüst değil. Dava üzerine dava açıyorum bunlara. Ve o davaları da kazanıyorum. Bu gidişle buna da çok dava açacağım." ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'na açtığı davaların sürdüğünü hatırlatan Erdoğan, "Çok açtığımız davalar var, devam ediyor. Çünkü Yargıtay kararları verilmedikten sonra bunları açıklamıyoruz. Ben diyorum ki; 'Dürüstsen, o zaman ben kiminle gittim? Ne zaman gittim? Bunu açıkla.' Açıklayamıyor." dedi.

Çelik'in, "İnce bunları seçimden sonra açıklayacağını söylüyor" cümlesi üzerine Erdoğan, "Ben böyle birşey istemiyorum. O şimdi buradan rant elde etmek istiyor. Siyasi rant elde etmek istiyor. Yalan söylüyorsun, dürüst ol, namuslu ol. 'Eğer bunu ispat etmezsen namertsin' dedim. Yani bu kadar büyük bir darbe, vurgun yiyeceksin. Hala 'özür dilerim' demeyeceksin. Özür dileyeceksin arkadaş. Yalan üzerine yalan. Tuttu en sonunda 'İşte falanca yazdığı kitabında' dedi. Nasuhi ile alakalı. E ne dedi Nasuhi? 'Benimki somut bir ifade değil, soyut bir ifadedir. Bunun tutarlılığı yoktur' dedi. 'Dolayısıyla bunun tutarlılığı yoktur' dedi. Ne yapacaksın şimdi?" ifadelerini kullandı.

Çelik'in, "Siz belediye başkanlığı döneminde 2-3 kez görüştünüz. Ondan sonrasında görüşmediniz mi?" sorusunu da Erdoğan şöyle yanıtladı:

"Zannediyorum onların yemek davetleri. Sayın Demirel'in de Ecevit'in de katıldığı bir Ramazan iftarıydı. Böyle bir şeylerine de katılmıştım. Bunun dışında benim hiçbir görüşmem, partimi kurarken, oradan böyle bir icazet almam, böyle bir şey asla. Biz siyaset ile ilgili icazeti kimden alacağımızı çok iyi biliriz. Bu icazeti verecek tek yetkili millettir. Onun için cezaevinden çıktıktan sonra ben 40 bin denekle kamuoyu araştırması yaptık. Tam bilimsel bir kamuoyu araştırması. Ve bu kamuoyu araştırması. Türkiye'nin yeni bir siyasi partiye ihtiyacı var mı? Varsa nasıl bir siyasi parti? Amblemi ne olmalı? Hangi ilkeler üzerine kurulmalı? Kimleri bu partinin kurucuları arasında görmek istiyorsunuz? Bunları kapsayan bir kamuoyu araştırması yaptık. Ve sonunda AK Parti'yi kurduk. Ve bunun kararını kim verdi? Millet verdi. Milletim verdi. Milletimin verdiği kararladır ki 16 ayda biz ne olduk Türkiye'de? Yüzde 34,3 oy oranıyla parlamentonun yüzde 63'ünü alarak, o zaman 2 parti parlamentoya girdik, CHP ile beraber. Parlamentoda bulunduk. Yani biz böyle bir partiyiz."

- FETÖ elebaşı Gülen'in usulüne uygun istenmediği iddiası

İnce'nin, "FETÖ elebaşı Gülen'in usulüne uygun istenmediği" yönündeki iddialarına ilişkin Çelik'in "İnce'yi arayan ABD'linin kim olduğunu öğrenebildiniz mi?" sorusu üzerine Erdoğan, "İddia sahibi ben değilim ki. İddia sahibi İnce. İnce dürüstse bunu nereye vermesi lazım? Bunu MİT'e versin, Adalet Bakanlığı'na versin. En sonunda söyledi bir şeyler. Ben Adalet Bakanımıza dedim ki; 'Sana kimi gönderiyor?' İki tane milletvekili ve avukatını göndereceğini söylemiş. 'Göndersin, kabul et' dedim. Ve 'Sen de görevlendir bir kaç arkadaşımızı. Beraberce bunlara bu dosyaları, iddianameleri incelesinler' dedim. Geldiler veya gelecekler. Ben böyle yaparım siyaseti. Kalkıp da ön kesmem. Biz 85 koliyi ABD'nin Adalet Bakanlığı’na teslim ettik. Bunların içinde iddianameler var, verilmiş kararlar var, tabii ki gazete kupürleri de var. Hepsi orada. Ama sen CHP'nin bir milletvekili olarak işin gücün zaman zaman parlamentodaki kürsüden gazete kupürlerini veya gazeteleri sallamaktı." dedi.

Çelik'in ,İnce'nin ziyareti hakkındaki sorusuna da Erdoğan, "Partide ziyaretimize geldiği zaman yani böyle bir meydan süreci işleyeceğine ihtimal vermiyordum. Ama şimdi baktım, şirazesinden çıktı. Bay Kemal, onunla ilgili biliyorsunuz 'bizim cumhurbaşkanı adayımız şöyle yumuşak olacak, böyle kibar olacak' diyordu. Ama daha baştan ne kibarlık kaldı, ne bir şey kaldı. Biz siyasetin bu ülkede nasıl yapıldığını bilenlerdeniz. Biz de karşımızdakilerin anladığı dilden konuşuruz." diye yanıt verdi.

(Sürecek)

Yorumları göster