04.06.2018 14:30:15 | Son Güncelleme

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3

 (ek havadan görüntülerle)  1- TEKNE KAZASINDA KAYBOLAN ŞARKICININ CESEDİ BULUNDU - Arama kurtarma çalışmaları havadan da görüntülendi Haber-Kamera:  Ali AKSOYER - Nurcan KIRCALI - Harun UYANIK / İstanbul, DHA  Şile'nin İmrenli Koyu'nda dün sabah saatlerinde alabora olan tekne kazasında kaybolan genç şarkıcı Onur Can Özcan'ın (21) cesedi bulundu.

(ek havadan görüntülerle)
1- TEKNE KAZASINDA KAYBOLAN ŞARKICININ CESEDİ BULUNDU

- Arama kurtarma çalışmaları havadan da görüntülendi

Haber-Kamera: Ali AKSOYER - Nurcan KIRCALI - Harun UYANIK / İstanbul, DHA
Şile'nin İmrenli Koyu'nda dün sabah saatlerinde alabora olan tekne kazasında kaybolan genç şarkıcı Onur Can Özcan'ın (21) cesedi bulundu. Özcan'ın cesedi arama kurtarma ekipleri tarafından kıyıya getirildi. Kıyıda bekleyen yakınları bu sırada gözyaşlarını tutamadı, bazılarının ise güçlükle ayakta durduğu görüldü. Genç şarkıcının cesedi ambulansa konularak Şile Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Özcan'ın cesedinin 10 metre derinlikte bulunduğu öğrenildi. Şarkıcıyı arama çalışmaları havadan da görüntülendi.

Görüntü Dökümü:
------------------------
- Cesedin kıyıya getirilmesi
- Bekleyenlerin görüntüsü
- Ağlayanların görüntüsü
- Cesedin ambulansa konması
- Detaylar

HAVADAN GÖRÜNTÜLER
-------------------------------
- Aramalar çalışmalarının havadan görüntüleri

04.06.2018 - 13.09 Haber Kodu : 180604083
04.06.2018 - 13.38 Haber Kodu : 180604091

=====================

2- TEKNE KAZASINDA KAYBOLAN ŞARKICIYI ARAMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

Haber: Nurcan KIRCALI - Kamera: Harun UYANIK / İstanbul, DHA
Şile'nin İmrenli Koyu'nda dün sabah saatlerinde alabora olan tekne kazasında kaybolan genç şarkıcı Onur Can Özcan'ı (21) arama çalışmaları devam ediyor. Arama çalışmalarını izleyen Özcan'ın ailesi ve yakınlarının umutlu bekleyişi sürüyor.
Olaydan kısa süre sonra bölgeye giden Ömer Koç, yaşananları şöyle anlattı:
"Sabah saat 07.30'da telefon geldi. Teknenin alabora olduğu yere gittim. Üç kişi taşların üzerine çıkmayı başarmış. Bir kişinin saçlarını gördüm ve hemen tekneye aldım. Ama artık yapacak bir şey kalmamıştı. Yaklaşık bir saat kayıp olan kardeşimizi aradık ama ne yazık ki ulaşamadık. Burası bir koy ama rüzgar almaz ama açığa çıktığınızda rüzgar olur ve arkadaşların denize çıktığı an ne yazık ki deniz dalgalıydı."
Alabora olan teknede bulunan 5 kişiden Recep Gülyıldırım hayatını kaybetmiş, aynı teknede bulunan Levent Sarı, Ulaş Sarı ve Hasan Ekşi sağ olarak kurtarılırken şarkıcı Onur Can Özcan'a ise ulaşılamamıştı. Jandarma su altı arama kurtarma ekipleri, Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti ve Şile Belediyesi can kurtarma ekiplerinin arama çalışmaları sürüyor. Aramalara bir helikopter de destek veriyor. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Sualtı Arama Kurtarma Timi, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti ekipleri, Şile Belediyesi Can Kurtaran ekipleri denizden ve havadan arama çalışmalarını sürdürüyor. Çalışmalara çevrede bulunanlar da destek veriyor.

Görüntü Dökümü:
------------------------
- Arama çalışmalarından detaylar
- Ömer Koç röp
- Bekleyenlerin görüntüsü
- Detaylar

04.06.2018 - 13.09 Haber Kodu : 180604083

=====================

(ek görüntüyle geniş haber)
3- UBER'E ERİŞİMİN ENGELLENMESİ DAVASI

- TEDBİRE YÖNELİK KARAR ÇIKMADI, DAVA 7 KASIM'A ERTELENDİ

* İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu,

"İstanbul halkı emin olsunlar ki, 3-5 ay içerisinde taksici esnafı, vizyon ve misyonun değiştirmiş ve günün teknolojisine ayak uydurmuş olduğunu göreceklerdir"

Haber: Özden ATİK-Serpil KIRKESER- Kamera: İdris TİFTİKÇİ / İstanbul, DHA
İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası ile Birleşik Taksiciler Derneği'nin, internet üzerinden ulaşım hizmeti veren UBER'e erişimin engellemesi ve haksız rekabetin tespiti için açılan davanın, bundan sonra tek hakimle değil, üç kişilik hakim heyeti ile birlikte görülmesine karar verildi. Söz konusu heyet, davacıların tedbir talebi ile ilgili celse arasında karar oluşturacak. Mahkeme ayrıca UBER'e tedbir konulmasına yönelik bilirkişi raporunun da hazırlanması için de bilirkişilere iki haftalık süre verdi. Dava, 7 Kasım'a ertelendi.
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikinci celsesi görülen duruşmaya, davacı Birleşik Taksiciler Derneği ile İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası vekilleri ve davalı UBER şirketinin vekili hazır bulundu.

BİLİRKİŞİ RAPORUNUN İBRAZ SÜRESİ DOLMUŞ
Hakim Ramazan Acar, İstanbul 4. ve 16. Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde UBER'e yönelik açılan davaların birleştirildiğini tutanağa geçirdi. Hakim Acar, bilirkişi raporunun henüz gönderilmediğini, ibraz süresinin dolduğunu belirtti.

DAVACILAR: UBER'E ERİŞİME TEDBİR KONULSUN
Davacı Birleşik Taksiciler Derneği avukatı Erdem Türkekul, 2018 yılı Ocak ayında bir yönetmelik değişikliği olduğunu ve firmaların alacak oldukları yolcunun kimlik bilgilerini en az 1 saat öncesinden yetkili mercilere bildirmesi gerekirken UBER'in anlık hizmet verdiğini belirterek bunun yasalara aykırı olduğunu ifade etti. Ayrıca 25 Mayıs'ta da bir yönetmelik değişikliği yapıldığını ve buna göre yetki belgesi olanların yetki belgesini kullanma hakkı olmayan şahıslara bu belgeyi kullandırması halinde bunlara ceza verileceğinin düzenlendiğini de kaydeden Türkekul, UBER'in yetki belgesi bulunmadığını ve pek çok araca cezai işlem uygulandığını belirtti. Türkekul, UBER'e erişime tedbir konulmasını istedi. Davacı İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası avukatı Seda Kaya da son yönetmelik değişikliğini hatırlatarak, "Gerek yetkili makamlar, gerek İBB tarafından ve UKOME tarafından denetimler yapılmaktadır. Yoğun bir şekilde ceza yazılmaktadır" diyerek UBER tarafından kullanılan internet siteleri, mobil internet sitesinin önlenmesine yönelik tedbir kararı verilmesini yineledi.

MÜDAHİLLİK TALEBİNDE BULUNDULAR
Ayrıca Atatürk Havalimanı Taksiciler Kooperatifi ve İstanbul Taksi Sahipleri Derneği vekilleri de davaya katılma talebinde bulunarak davalı UBER hakkında bir an önce tedbir kararı verilmesini talep ettiler.

UBER AVUKATI: TEDBİR TALEBİ REDDEDİLMELİ
Davalı UBER avukatı Tolga Uluay, "Ocak ayında yapılan yönetmelik değişikliğine ilişkin bir saat öncesinden bildirim hususu yürürlüğü ertelenmiş bir husustur. Dolayısıyla sistem kurulamadığı için yürürlük ertelenmiş vaziyettedir. 25 Mayıs tarihindeki değişikliğin dava dosyasında uygulanıp uygulanamayacağı ancak bilirkişi incelemesi sonucunda meydana çıkacaktır. Davacıların tedbir talebi dava sonucu ile elde edebilecekleri menfaate yöneliktir. Bu nedenle tedbir talebinin reddinin gerektiğini düşünmekteyiz" dedi.

DAVA 7 KASIM'A BIRAKILDI
Müdahillik taleplerini kabul eden mahkeme, asıl dosyada bilirkişi raporunun ibraz süresinin dolması nedeniyle bilirkişilere ihtarda bulunulmasına, ihtarda bulunulmasından sonra iki haftalık süre içinde raporlarının mahkemeye sunulmasına ve sunulmaması halinde haklarında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Birleşen dava dosyasının dilekçe ve eklerinin Hollanda diline tercümesinin yaptırılarak UBER BV'ye tebliğinin sağlanması için süre verilmesine de hükmedildi. Mahkeme ayrıca birleşen dosyalar ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği dikkate alınarak davanın bundan sonra tek hakimle değil, üç kişilik heyet aracılığıyla görülmesini karara bağladı. Söz konusu heyet, davacıların tedbir talebi ile ilgili celse arasında karar oluşturacak. Duruşma, 7 Kasım'a ertelendi.

DURUŞMA SONRASINDA AÇIKLAMA YAPILDI
İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Eyüp Aksu davanın ardından açıklama yaptı. Aksu, "Bilindiği üzere tam 4 yıldan beri ülkemizdeki yasaları hiçe sayarak faaliyet gösteren ve ülkemize hiçbir ekonomi katkısı olmayan Amerikan menşeli global hırsızla ilgili geçtiğimiz günlerde başbakanımızın talimatıyla Ulaştırma Bakanlığımızın yayınlamış olduğu yönetmeliğin ardından İBB'nin almış olduğu bir takım yaptırımlardan sonra sayın Cumhurbaşkanımız'ın 'UBER muber yok böyle bir şey. Nereden çıktı bu. Bizim taksi sistemimiz var. Avrupa'da varmış bize ne varsa. Bunun kararını biz veririz. Taksicilerin hakkını kimseye yedirmeyiz' diyerek son noktayı koymuştur. Şimdi de sistemin tamamen kapatılması için yüce mahkemenin kararını bekliyoruz" dedi. Aksu, "Bizde bundan böyle taksici esnafı olarak bakış açımızı değiştirerek, İstanbul halkına daha kaliteli araçlarla hizmet vermek zorundayız. Aracımızda çalışan şoförlerin kılık kıyafetinden tutun müşteriye davranış biçimine varıncaya kadar düzeltmemiz gerektiğini asla unutmayalım. İstanbul halkı da emin olsunlar ki, 3-5 ay içerisinde taksici esnafı, vizyon ve misyonun değiştirmiş ve günün teknolojisine ayak uydurmuş olduğunu göreceklerdir" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü:
--------------------------
-Aksu'nun açıklaması
-Taksicilerden görüntü
-Yapılan röportajlar
-Adliyeden görüntü
-Genel ve detaylar

04.06.2018 - 12.46 Haber Kodu : 180604072
04.06.2018 - 10.24 Haber Kodu : 180604025

====================================

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

4- RAGIP ZARAKOLU HAKKINDAKİ YAKALAMA KARARI KALDIRILDI

Serpil KIRKESER / İstanbul, DHA
Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi'nin yönetici ve yazarlarına yönelik açılan davaya bakan mahkeme heyeti, yazar Ragıp Zarakolu hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasına karar verdi.

SANIKLAR DURUŞMADA HAZIR BULUNDU
İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki 9. duruşmaya tutuklu sanık Kemal Sancılı bulunduğu Edirne Cezaevi'nden SEGBİS sistemiyle bağlandı. Öte yandan tutuksuz sanıklardan Ayşe Necmiye Alpay ve İnan Kızılkaya da duruşmada hazır bulundu. Duruşmada söz alan sanık Kemal Sancılı, hakkında yurtdışına çıkış yasağı konularak tahliyesine karar verilmesini talep etti.

DURUŞMALARDAN VARESTE TUTULMALARINA KARAR VERİLDİ
Mahkeme heyeti sanık Kemal Sancılı'nın tutukluluk halinin devamına karar vererek, Ayşe Necmiye Alpay'ın duruşmaları takip ediyor olmasını gözönünde bulundurarak duruşmalardan vareste tutulmasına hükmetti.

ZARAKOLU HAKKINDAKİ YAKALAMA KARARI KALDIRILDI
Ragıp Zarakolu hakkında İsveç Adli makamları ile adli yardımlaşma işlemlerinin devam ediyor olması ve sanığın yurtdışındaki adresinin belli olmasını gözönünde bulunduran mahkeme heyeti, sanık Ragıp Zarakolu hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasına karar verdi. Dosyanın mütalaa için Cumhuriyet Savcısına verilmesine hükmeden mahkeme heyeti, duruşmayı da 10 Ekim'e erteledi.

İDDİANAME
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Özgür Gündem gazetesi yöneticileri ve çalışanlarından Kemal Sancılı, Aslı Erdoğan, İnan Kızılkaya, Bilir Kaya, Ayşe Necmiye Alpay, Emire Eren Keskin, Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu ve Bilge Aykut "şüpheli" sıfatıyla yer alıyor. İddianamede, 9 şüphelinin, "Silahlı terör örgütüne üye olmak", "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" ve "Terör örgütü propagandası yapmak" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 6,5 yıldan 17,5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep ediliyor. Sanıklardan Aslı Erdoğan ile Necmiye Alpay ve Bilir Kaya'nın 29 Aralık 2016'daki ilk duruşmada tahliyelerine karar verilmişti.

======================================

5- 17 YAŞINDAKİ ALEYNA CAN'IN ÖLDÜRÜLMESİ DAVASI...

Haber: Yüksel KOÇ / İSTANBUL, (DHA)
Kartal'da günlük kiralık bir evde 17 yaşındaki Aleyna Can'ın tabanca ile öldürülmesine ilişkin iki kişinin tutuklu, bir kişinin de tutuksuz yargılandığı davaya başlandı. Soruşturma aşamasında silahın tutuksuz sanık Ercan Ekici'nin elindeyken ateş aldığını iddia eden tutuklu sanık Mesut Vural, mahkemedeki sorgusunda silahın kendi elinde iken ateş aldığını belirterek, olayın kaza sonucu meydana geldiğini savundu.

İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına, tutuklu sanıklar Bayram Ekici ve Mesut Vural ile tutuksuz sanık Ercan Ekici ve tarafları katıldı. Maktül Aleyna Can'ın annesi Fatma Yirmibeş kız kardeşi Seçil Can da müşteki sıfatı ile duruşmada hazır bulundular.

SEVGİLİSİ OLAY ANINI ANLATTI

Sorgusu yapılan Bayram Ekici, Aleyna Can ile olaydan 6 ay önce tanıştıklarını, ailevi sıkıntıları nedeni ile otelde kalmaya başladığını savunarak, "Olay günü Aleyna aradı ve yanıma geldi. Daha sona kardeşim Ercan ve Mesut geldi. Mesut'un belinde silah gördüm. Mesut silahı arkadaşından aldığını ve gece vereceğini söyledi. Mesut, silahı yatak odasındaki komodinin çekmecesine koydu. Mesut'la Ercan karşıya gideceklerini söyleyerek çıktılar. Onlar çıktıktan sonra şarjörü takarak silahı belime taktım. Gece 22.00 sıralarında geldiler. Kardeşim Ercan benden silahı istedi. O sırada silahı Mesut'a vermiş, Mesut silahla oynarken bir anda patladı. 'Mesut sen ne yaptın' diye bağırmaya başladım. O sırada Aleyna'nın yere düştüğünü gördüm. Kulağının arkasından kan gördüm. Karşı odaya gidip yardım istedim, kardeşime ambulansı çağırmasını istedim. Ambulansı çağırdı. Mesut aşağıya inip arabayla kaçtı. Bir süre sonra ben de çıktım. Aleyna'nın ölmediğini düşünerek hastaneye gittim. Arkadaşım hastanenin içine gitti ve Aleyna'nın öldüğünü söyledi. Arkadaşımla Mesut'u bulmak için yola çıktık. Amacımız adalete teslim olup ifade vermekti. 3 gün boyunca Mesut'u aradım, onunla birlikte teslim olmak için. Haberlerde yakalandığını öğrenince gidip teslim oldum." dedi.

SİLAHIN KENDİ ELİNDE İKEN ATEŞ ALDIĞINI KABUL ETTİ

Soruşturma aşamasındaki sorgusunda silahın tutuksuz sanık Ercan Ekici'nin elinde iken patlaması sonucu Aleyna Can'ın öldüğünü savunan tutuklu sanık Mesut Vural, duruşmadaki savunmasında ise silahın kendi elinde iken patladığını söyledi.

Olay günü Bayram Ekici'nin yanında bulunan Ercan Ekicinin araması üzerine olayın gerçekleştiği yere gittiğini söyleyen Mesut Vural, "Ercan'la otele gittik. Yanımda silah vardı. Bu silahla bayramın yanına gittik. Bayram silahı gördü, bir şey olmaması için silahı eve bırakmamı söyledi. Silahın şarjörünü çıkardım çekmeceye koydum. Çıktık Ercan'la dolaşmak için. Silahı almak için akşam geri gittik. Bayram kanepede uzanıyordu, Aleyna yanında uzanıyordu. Oturduk biz de. 'Silah nerde' dedim, 'bende' dedi, belinden silahı çıkardı. Ercan istedi, silahı Ercan'a verdi. Ercan silahla oynamaya başladı. Silahla oynamamasını istedim. Silahı çekiştirerek ondan aldım. Silahın sürgüsünü düşürmek amacıyla ben de oynamaya başladım. Silah patladı Aleyna yere düştü. Aleyna'nın nabzına baktım. Olayın paniği ile oradan kaçtım. Evime doğru gittim, daha sonra aracı arkadaşıma bırakarak halama gittim. Akşama Aleyna'nın ölüm haberi geldi, ihbar üzerine olaydan 2-3 gün sonra halamda polisler beni yakaladı. Aleyna'yı öldürmemi gerektirecek hiçbir neden yoktu, tamamen kazayla oldu. Silahın tetiğine basmadım, sürgüsüyle oynarken sürgüsü sert bir şekilde düştü ve silah ateş aldı" dedi.

'SİLAH BENİM ELİMDE İKEN ATEŞ ALDI'

Mesut Vural, mahkeme başkanının, soruşturma aşamasında silahın Ercan Ekici'nin elinde iken ateş aldığı yönünde verdiği ifadeyi hatırlatması üzerine, "Ercan oynarken silah ateş aldı demedim. O ifademde, 'ben mi bastım, Ercan mı bastı anlamadım' şeklinde beyanda bulunmuşsam da silah benim elimdeyken ateş aldı" dedi.

Olay günü Mesut Vural ile birlikte abisi Bayram Ekici'nin kaldığı otel odasına gittiğini, Mesut'un üstünde taşıdığı silahı odada bıraktığını, sonra çıktıklarını, akşam yeniden gittiklerini söyleyen tutuksuz sanık Ercan Ekici, "Abimden silahı istedim, belinden çıkardı. Bir parçası düşmüştü, onu takmaya çalışırken Mesut silahı benden aldı. Mesut silahı kurcalarken bir anda ateş aldı. Aleyna bir anda yere düştü. Mesut ambulans çağırmak için dışarı çıktı, panik halindeydi. Yukarıya çıktım, telefonla aradım ambulansı çağırdım. Maktulün ölümüyle ilgim ve alakam yoktur, olay kazayla oldu" dedi.

DARP İDDİASI

Müşteki sıfatı ile dinlenen Aleyna Can'ın annesi Fatma Yirmibeş, sanıklardan şikayetçi olduğunu belirterek, "Olaydan iki ay önce kızım Düzce'ye geldiğinde perişan halde idi. 'Kim yaptı' dedim. Bayram Ekici'nin kendisini odaya kilitleyerek darp ettiğini söyledi. Rapor aldırdım ve Düzce Aile Mahkemesi'ne başvurarak uzaklaştırma kararı aldırdım. Üçü bilerek öldürdüler, şikayetçiyim" dedi.

Tutuklu sanıkların tutukluluk taleplerini reddeden mahkeme, duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheli Bayram Ekici'nin (26) maktul Aleyna Can'ın (17) erkek arkadaşı olduğu, 30 Kasım 2017 tarihinde Kartal Cevizli'de bir binada oda kiraladığı, yanına önce maktul Aleyna Can'ın, ardından da diğer şüpheliler Ercan Ekici (23) ve Mesut Vural'ın (23) geldiği belirtiliyor.

İİddianamede, akşam 21.00-22.00 sıralarında şüpheliler Mesut Vural ile Ercan Ekici, Aleyna Can ile Bayram Ekici'nin yan yana oturdukları, çekmecede bulunan silahı eline alan şüphelilerin mekanizmayı çekmek suretiyle tetik düşürüp silahı ateşleyerek Aleyna Can'ı vurarak öldürdükleri anlatılıyor. Bayram ve Ercan Ekici'nin silahın ateş aldığı sırada Mesut Vural'ın elinde olduğu, Mesut Vural'ın da silahın Ercan Ekici tarafından çekmeceden alındığı sırada ateş aldığı yönünde ifade verdiği kaydedilen iddianamede, olay anında olay yerinde bulunan her üç şüpheli için de, "Kasten adam öldürme" suçundan müebbet hapis cezası isteniyor.

Görüntü Dökümü:
---------
-Olayla ilgili arşiv görüntü

Yorumları göster