02.06.2018 08:25:17 | Son Güncelleme

DHA YURT BÜLTENİ - 1

1 - ŞEHİT UZMAN ÇAVUŞ, AMASYA'DA TOPRAĞA VERİLDİ IRAK’ın kuzeyinde yürütülen operasyon sırasında PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan 3 askerden Piyade Uzman Çavuş Sercan Koç'un cenazesi, memleketi Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinde toprağa verildi.

1 - ŞEHİT UZMAN ÇAVUŞ, AMASYA'DA TOPRAĞA VERİLDİ

IRAK’ın kuzeyinde yürütülen operasyon sırasında PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan 3 askerden Piyade Uzman Çavuş Sercan Koç'un cenazesi, memleketi Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinde toprağa verildi.
Piyade Uzman Çavuş Sercan Koç'un acı haberi, Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesi Çay Mahallesi'nde oturan ailesine önceki gün akşam ulaştı. Dün sabah saatlerinde Amasya'ya getirilen şehit Koç'un cenazesi, yakınları ve askerler tarafından karşılandı. Şehidin cenazesi ilk olarak Gümüşhacıköy ilçesindeki Köprülü Mehmet Paşa Camisi'ne götürüldü.Burada kılınan ikindi namazının ardından cenaze, Cumhuriyet Meydanı'na getirildi. Şehidin cenaze namazı burada kılındı. Cenaze töreninde şehidin annesi Naciye ve babası İzzet Koç ayakta durmakta güçlük çekerken, Muş'ta Jandarma Uzman Çavuş olarak görevini yürüten şehidin ağabeyi Sinan Koç ise cenazeye askeri üniformasıyla katıldı. Şehidin cenazesine Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Amasya Valisi Osman Varol, AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, ilçe belediye başkanları, ilçe kaymakamları, askerler, siyasi parti temsilcileri, şehidin yakınları ve binlerce kişi katıldı. Şehit Piyade Uzman Çavuş Sercan Koç'un cenazesi, daha sonra Gümüşhacıköy Şehitliği'nde gözyaşlarıyla toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: (HD)
---------------------------
-Şehidin naşının camide beklemesi
-Bakan Koç'un dua etmesi
-Şehidin annesinin tören alanına getirilmesi
-Şehidin naşının camiden tören alanına getirilmesi
-Bakan Koç, şehidin babasının koluna girip tören alanına gelmesi
-Şehidin tören alanına gelmesi
-Şehidin kardeşinden görüntü
-Cenaze namazının kılınması ve dua edilmesi

Haber-Kamera: Gökhan İÇKİLLİ /GÜMÜŞHACIKÖY(Amasya),(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

2 - ŞEHİT UZMAN ÇAVUŞ'U BOZÜYÜK'TE 10 BİN KİŞİ UĞURLADI

IRAK'ın kuzeyinde yürütülen operasyonda, dün, PKK'lı teröristlerle çıkan çatışmada şehit olan 3 askerden Piyade Uzman Çavuş Ünal Demir (24), memleketi Bilecik'in Bozüyük ilçesinde 10 bine yakın kişinin katıldığı töreninin ardından toprağa verildi.
Bekâr olan Şehit Uzman Çavuş Ünal Demir'in cenazesi Bozüyük ilçesine getirilerek, ikindide Merkez Kasımpaşa Camisi'nde tören düzenlendi. Törene, Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Bilecik Valisi Tahir Büyükakın, 2'nci Jandarma Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Tanju Selçuk Yücel, Bilecik Belediye Başkanı Nihat Can, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmak Büyükerşen, CHP Bilecik Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Yaşar Tüzün, Ak Parti Milletvekili Halil Eldemir, Bozüyük Kaymakamı Hasan Yaman ve Belediye Başkanı Fatih Bakıcı ile şehidin babası Resul Demir, annesi Fatma Demir, kardeşleri Ümran, Rüstem ve Halil İbrahim Demir ile yakınları ve çok sayıda kişi katıldı.
Muharrem İnce cenaze namazı kılınmadan önce şehidin babası Resul Demir'in yanına giderek başsağlığı diledi. İnce daha sonra cami önünde kadınların yanında bulunan şehidin annesi Fatma Demir ve şehidin kız kardeşi Ümran Demir'in yanına da giderek başsağlığında bulundu. İnce, şehidin tabutunun başında dua okuduktan sonra Bozüyük'ten ayrıldı.
Şehidin kardeşi Rüstem Demir, ağabeyinin askeri üniformasını giyerek törene katıldı. Halil İbrahim Demir de ağabeyinin tabutuna gül yapraklarını serdi. Yakınları şehidin tabutuna sarılıp gözyaşı döktü.
Kılınan cenaze törenin ardından şehidin Türk bayrağına sarılı tabutu askerlerin omzunda taşınarak cenaze aracına götürüldü. Törene katılan kalabalık tekbir getirerek 'Şehitler ölmez vatan bölünmez' sloganı attı.
Şehit Piyade Uzman Çavuş Ünal Demir'in cenazesi, Kovalıca köyüne götürülerek gözyaşları içinde toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
-Cenaze töreninden görüntüler

Haber-Kamera: Kemal ATLAN- Hakan TÜRKTAN- Fatma SAVAŞ İNAL / BOZÜYÜK(Bilecik),(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

3 - ŞEHİT UZMAN ÇAVUŞ AKTAŞ'I, TOKAT'TA 10 BİN KİŞİ UĞURLADI

IRAK'ın kuzeyinde sürdürülen operasyonda, önceki gün PKK'lı teröristlerin saldırısı sonucu şehit olan 3 askerden Piyade Uzman Çavuş Seyfettin Turan Aktaş’ın (28) cenazesi, memleketi Tokat'ta, yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı törenin ardından gözyaşlarıyla toprağa verildi.
Şehit Piyade Uzman Çavuş Seyfettin Turan Aktaş’ın cenazesi, Tokat Devlet Hastanesi morgundan alınarak Tokat Cumhuriyet Meydanı'na getirildi. Burada şehidin eşi Ebru Aktaş, 1 yaşındaki oğlu Kerem Tuğra’yı alarak babasının Türk bayrağına sarılı tabutunun üzerine yatırdı. Şehidin annesi Rabia ve babası Duran Aktaş da oğullarının tabutu başında gözyaşı döktü. Şehidin astsubay okulunda okuyan kardeşi Samet Aktaş ise ağabeyine asker selamı verdi.
İkindi namazı sonrası İl Müftüsü Ömer faruk Bilgili'nin kaldırndığı cenaze namazına Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Tokat Valisi Ömer Toraman, Ak Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, Cumhuriyet Halk Partisi Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, 5'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Ömer Ertuğrul Erbakan, 48'inci Piyade Alay Komutanı Albay Aykut Biçeroğlu, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, İl Emniyet Müdürü Göksel Topaloğlu, Siyasi parti temsilcileri, şehidin ailesi ile birlikte yaklaşık 10 bin kişi katıldı.

'HADİ, BABAYA EL SALLA'
Cenaze namazının kılınmasının ardından şehidin şehidin oğlu Kerem Tuğra Aktaş, bir kadın polis memurunun kucağında babasının tabutunun arkasından götürüldü. Şehidin cenazesi, cenaze aracına konulduğu sırada kadın polis memurunun "Hadi, babaya el salla" dediği duyuldu. Minik Kerem Tuğra ise bu sırada elini başına götürdü.
Şehit Piyade Uzman Çavuş Seyfettin Turan Aktaş, törenin ardından baba evinin bulunduğu Güryıldız beldesinde gözyaşlarıyla toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
-Cenazenin alana getirilişi
-Eşinin oğlunu tabuta yatırması
-Yakınlarının gözyaşları
-Cenaze namazının kılınması
-Cenazenin götürülüşü
-POlis kucagında oğlunun görüntüleri

Haber-Kamera: Fatih YILMAZ-İbrahim UĞUR / TOKAT,(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

4 - ERDOĞAN: KÜRT KARDEŞLERİMİZİN TEMSİLCİSİ DE BENİM

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, HDP'nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ı cezaevinde ziyaret eden ve serbest bırakılmasını isteyen CHP'nin adayı Muharrem İnce'yi eleştirdi. Erdoğan, "Diyarbakır'da 7 Haziran seçimlerinden sonra, bu ziyaret ettiğin şahıs değil miydi 53 Kürt kardeşimin ölümüne neden olan? Sen hangi akla hizmet ediyorsun? Neymiş? 'Adaymış, serbest bırakılması gerekiyormuş.' Ne diyorsun sen, neyi serbest bırakıyorsun. Bu ülkede hukuk var. Bu ülkede 81 milyon vatandaşımızın tamamıyla birlikte Kürt kardeşlerimizin de temsilcisi Recep Tayyip Erdoğan'dır, bu kadar açık söylüyorum" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Haziran seçimleri öncesi mitinge katılmak üzere Adıyaman'a geldi. Havalimanına gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Adıyaman Valisi Nurullah Naci Kalkancı, protokol üyeleri ve partililer karşıladı. Havalimanından uzun araç konvoyu ile kent merkezine hareket eden Erdoğan'ın konvoyuna, güzergâh üzerinde vatandaşlar sevgi gösterisinde bulundu. Erdoğan, konvoyu durdurarak kendisine sevgi gösterisinde bulunan çocuklara oyuncak dağıttı.
Emniyet Müdürlüğü yanındaki meydana gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada alanı dolduran binlerce kişiye hitap etti. Adıyaman'a 16 yıllık süreçte 14 katrilyon liralık yatırım ve destek sağlandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı dönemde Türkiye'nin de 3,5 kat büyüdüğünü söyledi. 24 Haziran seçimlerinden de başarılı çıkarak 2023 hedeflerine ulaşmayı amaçladıklarını dile getiren Erdoğan, bazı partililer arasındaki kırgınlık ve dargınlıklara dikkat çekerek, "Bizim siyasetimiz hizmet siyasetidir. Biz milletimize efendilik taslamaya değil hizmetkâr olmaya geldik. Dün öyleydik, bugün de milletimize, Adıyaman'a hizmete talibiz. İşte bunun için 24 Haziran'da sizlerden yeniden hizmet için, yatırım için, proje için bir kez daha destek istiyoruz. Bu süreçte dargınlık kırgınlık yok. Bazen dargınlık, kırgınlık olduğunu duyuyorum. Dargınlık, kırgınlık yok. Sakın ha, biz birbirimizi Allah için seviyoruz, seveceğiz. Makam, mevki, aşiret bunları koyalım bir kenara. Biz yaradılanı Yaradan'dan ötürü seviyoruz, seveceğiz" diye konuştu.
Erdoğan, kente AK Parti hükümetleri döneminde yapılan ve yapımı devam eden hizmetleri anlattı. Adıyaman'ın yüksek hızlı tren projesinde yer aldığını hatırlatan Erdoğan, "Ama bakın ana muhalefetin başındaki aday, 'Yüksek hızlı treni yapıp da ne yapacaksın. Yatırımlarla bizim işimiz yok' diyor. Bunların hayatları boyunca bir dikili ağaçları yok. Yatırım bizim işimiz. Havalimanları bizim işimiz. Adıyaman'da havalimanı var mıydı, biz yaptık. Yaparsa AK Parti yapar" dedi.
Adıyamanlı üreticilere yönelik destek ve primleri de anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tütün üreticilerinin mağdur edileceği söylentilerine tepki gösterdi. Tütün üreticilerini asla mağdur etmeyeceklerini dile getiren Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nu eleştirerek şöyle dedi:
"Bay Kemal, 'Çiftçilere bir şey verilmiyor' diyordun, bunlar ne bunlar. Bunları biz verdik. Bay Kemal sen vermedin, biz verdik. Tütün meselesi var. Adıyaman'ın tarihinde ve ticaretinde biliyorum tütün önemli bir yere sahip. Her ne kadar şahsen tütüne karşı olsam da bu ürünün ticari özelliğini görmezden gelemem. Ama yine de tavsiye ediyorum, sakın sigara içmeyin. Hele hele erkekler hanımlara zulmetmeyin. Sen aktif içici oluyorsun, o pasif içici oluyor ama zararı hanım kardeşim görüyor. Bu konuyu istismar edip kafa bulandırmaya çalışanlar olduğunu duyduk. Geçmişte gramının bile satışı yasak iken gerekli düzenlemeleri yapıp kooperatifler vasıtasıyla tütünün değerinde satılmasına biz imkan sağladık. Bu konuda herhangi bir geriye gidiş söz konusu değildir. Bugüne kadar sizlerin ekmeğine engel olmaya değil büyütmeye geldik. Talimat verdim ve 24 Haziran'dan sonra çalışmalar yapılıyor, asla sizin bu konuda da önünüz kesilmeyecek. Rahat olun. Sizin kazanılmış haklarınızı AK Parti iktidarı geri almaz."

'OY NAMUSTUR, SAHİP ÇIKIN'
24 Haziran seçimleri öncesi kendisi yerine başka partilere ve başka parti adaylarına destek isteyenlerin olduğunu belirten Erdoğan, CHP'yi eleştirdiği konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Oy namustur. Oyunuza sahip çıkın. Oyunuza sahip çıkmanız, geleceğinize sahip çıkmanızdır. Türkiye için, milletimiz için hayata geçirecek projesi olan parti, kendisi için oy ister. Cumhurbaşkanlığında, Meclis'te ne kadar güçlü olursanız, ülkeye o kadar iyi hizmet edersiniz. Bugün bakıyoruz 24 Haziran için kendisine değil başka partilere, başka adaylara destek isteyenler var. Ana muhalefetin partisi bir süre önce ne yaptı? Milletvekillerini pazara çıkardı. 15 tane milletvekili pazara çıktı. 15 milletvekilini birden paket yapıp bir başka partiye servis etti. Ne olduğunu, nereye gittiklerini anlamayan milletvekillerinin şaşkın yüzleri hâlâ gözlerimin önünde. 23 Nisan'da Meclis'e gittiğimde bunlar en arka sırada kendilerini sakladığını gördük. Paketlendikleri partinin sıralarına bile gelmediler. Yapılan işin ne kadar utanç verici olduğunu onlar da biliyordu. Cumhurbaşkanlığı adaylığı için imza toplarken kendi adaylarını bir kenara bırakıp, başka adaylar için seçim kurulları önünde kuyruğa girdiler. Bunun demokrasiyle falan alakası yok. Hepsi bir araya gelip önümüzü kesecek. Bu siyaset mühendisliği hesaplarıyla biz yıllardır mücadele ediyoruz. Hesabı da hesabı yapanı da anında tanırız."

'BİR PKK, BİR DE CHP İSTİYOR'
Konuşmasında isim vermeden HDP'nin Meclis'te olmasını sadece CHP ve terör örgütü PKK'nın istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Şimdi de aynı partinin genel başkanı ve sözcüleri, 'şu parti illa barajı geçmeli' diyerek, adeta seçmenlerini işportaya çıkarıyor. Barajı geçsin dediği parti, eli kanlı örgütün emrinden çıkamadığı için gerçek anlamda siyasi parti olamamış bir yapıdır. Milletvekilleri kendilerine oy verenleri temsil etmek yerine örgütün cenaze ve silah işlerine bakıyorlardı. Belediye başkanları seçildikleri yere hizmet etmek yerine, devletin kendilerine tahsis ettiği aracı gereci parayı götürüp örgüte dağa gönderiyordu. Teşkilatları derseniz, örgüt adına dağa adam toplama ve bunları adeta ölüme gönderme merkezleri haline gelmişti. Böyle bir partinin Meclis'te olmasını ülkemizde sadece bir PKK istiyor, bir de CHP istiyor. Öyle ki yurt dışında aynı çadırın bir tarafını CHP, diğer tarafını bölücü örgütün siyasi uzantısı kullanıyor. Benimle ilgili yurt dışında Almanya'da yapılanları duyuyorsunuz değil mi? Yahu topunuz gelin topunuz. Benim Avrupa'daki kardeşlerim, Avrupa'daki Adıyamanlı kardeşlerim her şeyi çok iyi biliyor. Onlar sizin o çadırlarınızda oy vermezler. Bu ülkede 81 milyon vatandaşımızın tamamıyla birlikte Kürt kardeşlerimizin de temsilcisi Recep Tayyip Erdoğan'dır, bu kadar açık söylüyorum. Niye, benim için Kürtlük, Lazlık, Çerkezlik diye bir şey yok. Biz yaradılanı Yaradan'dan ötürü sevdik, bu kadar basit."

'İNCE İNCE EDİRNE'YE GİTTİN'
Erdoğan, HDP'nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ı cezaevinde ziyaret eden ve serbest bırakılmasını isteyen CHP adayı Muharrem İnce ve HDP'ye yönelik eleştirilerini şöyle sıraladı:
"Türkiye'de Kürt kardeşlerimizin yoğun olarak yaşadıkları yerlere en büyük hizmeti biz götürdük. Kültürel ve sosyal alandaki tüm yasakları biz kaldırdık, engelleri biz kaldırdık. Ret, asimilasyon, inkar bütün bu politikaları biz kaldırdık. Ülkemizde artık hiç kimse ne kökeninden, ne inancından ne de sosyal statüsünden dolayı itilip kakıldığını, ikinci sınıf muamele gördüğünü söyleyemez. Bu terör örgütünün güdümündeki parti ne yaptı? Türkiye'yi bıraktım, istismarını yaptıkları bölgede dikilmiş bir tane ağaçları var mı? Şimdi cezaevinden aday olan bu zat. Muharrem, Sayın Muharrem ince ince Edirne'ye gittin. Peki Diyarbakır'da 7 Haziran seçiminden sonra bu ziyaret ettiğin şahıs değil miydi, 53 tane benim Kürt kardeşimin ölümüne neden olan? Sen hangi akla hizmet ediyorsun? Neymiş, adaymış. Neymiş, serbest bırakılması gerekiyormuş. Sen ne diyorsun ya? Neyi serbest bırakıyorsun. Bu ülkede hukuk var, yargı var. 53 Kürt kardeşimi bunlar orada öldürdüler. Ondan sonra da 'Biz kimseyi asla kimseyi öldürmedik' diyor. Bırakın bu yalanları. Yasin Börü'nün hesabını, orada öldürdüğünüz kardeşlerimizin hesabını vermezsiniz. Yargı tecelli edecektir, adalet tecelli edecektir. Gereği neyse yapılacaktır. Bunlar sadece ve sadece mezar taşı dikmeyi bilirler. 6-7 Ekim 2014 tarihinde vatandaşlarımızı sokağa çağırıp, insanlarımızı birbirine kırdıranlar bunlar değil mi? Şimdi cezaevinden esip yağan zatın elinde 53 vatandaşımızın kanı var. Seçimlerde onca oy alıp Meclis'e girdiler de ne oldu? Çukur eylemlerinde 300'ün üzerinde vatandaşımızın ölümünden bunlar sorumlu. Ekranlarda saz çalıyor diye pazarlananlar, arka tarafta milletimize kurşun sıkanların sırtını sıvazlıyorlardı. Doğu ve Güneydoğu'da istismar dili kullanan bu parti, batıda ne kadar marjinal kesim varsa onlarla birlikte yol yürüyor. CHP, PKK bunlar beraber yol yürüyor. Devlete atfettikleri ne kadar uygulama varsa fırsat bulunca hepsini kendileri uyguladılar. Bunlardaki riyakârlık, bunlardaki zehirli dil kimsede yok."
"Bu parti Meclis'teyken Türkiye için, demokrasi için, hak ve özgürlükler için, ekonomi ve kalkınma için hangi işin ucundan tuttu?" sorusuyla konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle dedi:
"Ülkemizi yurt dışında kötülemenin, meydanlarda insanları tahrik etme dışında ne icraatları var? Bölgede görevlendirdiğimiz kayyumlar, o belediyeleri pırıl pırıl hale getirdiler. Diyarbakır'dan Mardin'e, Şırnak'tan Siirt'e gönderdiğimiz kayyumlar, onların kan akıttığı musluklardan su akıtıyor su. Onların yıktıkları evleri, iş yerlerini, tarihi eseleri çok daha güzel şekilde yeniden ayağa kaldırdık. CHP çıkmış işte bu partiyi Meclis'e sokmak için kendi seçmenlerini onlara yönlendiriyor. Atalarımız ne demiş, 'Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz'. Sahada seçmenini ona buna peşkeş çeken bir partinin ülke yönetiminde iddiası zaten yok demektir. Kafalarındaki kırk tilki artık 24 Haziran'da başka yere kayacak. Yakında bunların hepsinin kuyrukları birbirine dolanacak."

'MUHARREM İNCE KOMİK ADAM'
Konuşmasının son bölümünde, AK Parti'nin kuruluşunda kendisinin Pensilvanya'dan icazet aldığını iddia eden Muharrem İnce'ye yüklenen Erdoğan, şunları söyledi:
"Cumhurbaşkanı adaylarına bakıyoruz, bazılarının ismini zikretmiyorum sadece isimlerini oy pusulasına yazdırıyor. Geriye kala kala ana muhalefet adayı kalıyor. Bir süredir televizyon ve meydanlarda seyrediyoruz. Aslında komik bir adam. Yalan dolanla, atıp tutarak insana hoş vakit geçirtiyor. Ama böyle kişiye ülke yönetimi emanet edilir mi? Türkiye'yi yönetmek çırakların işi değil, usta, usta, baş ustaların işi. İşte şimdi çıkmış AK Parti'yi kurarken benim Pensilvanya'dan icazet aldığımı iddia ediyor. Ne dedim, 'Sayın Muharrem, bak, iddiayı ispat iddia sahibine aittir. Eğer ben Pensilvanya'dan icazet almışsam bunu ispat etmek görevin, ispat etmezsen namertsin' dedim. Ses var mı? Şu ana kadar yok. Böyle yalan olur mu? Başındaki adam Sayın Kılıçdaroğlu o bir yalancı, bu da bunun yanında çırak o da bir yalancı. Benim halkıma sesleniyorum, ey aziz milletim, benim bu güzel ülkemi yalan dolanla siyaset yapanlara mı teslim edeceksiniz? Şimdi kendisine dava açtım. Yargıda hesabını versin. Çünkü benim kendimden şüphem yok. İcazeti cezaevinden çıkıp kamuoyu araştırması yapıp, parti kurmamızı isteyen millet verdi. Halk emretti biz de partimizi kurduk. Biz icazeti halkımızdan aldık, Pensilvanya'dan değil. Onun için haddini bil. Kiminle ne konuşacağını çok iyi bil."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
- Toplanan kalabalık
- Vatandaşların sıcaktan önlem alması
- Sloganlar atılması
- Omuzlarda fotoğraf çekilmesi
- Erdoğan'ın miting alanına girmesi
- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Hasan KIRMIZITAŞ-Mahir ALAN-Selim SONKAYA /ADIYAMAN,(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

Muharrem İnce: Bağımsız bir Merkez Bankası kuracağız (EK)
5 - 'İLK İŞİM OHAL'İ KALDIRMAK'

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Bilecik Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingin ardından Bursa'ya geçti. Cumhurbaşkanı seçildiğinde ilk önce OHAL’i kaldıracağını söyleyen İnce, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili görüntüleri de izlettiği konuşmasında “Ben bugün burada projelerimi anlatacağım, neler yapacağımızı anlatacağım. Ama önce şunu söyleyeyim, Erdoğan her zaman olduğu gibi, bugün bana ‘Çırağa devlet teslim edilir mi?’ demiş. Ben de kendisine “Sayın Erdoğan, sevgili hemşehrim, ‘çırağa devleti teslim etmeyin diyorsun’ ama aldatılan adama devlet teslim edilmez. Seni FETÖ, Apo, Obama, Putin aldatmış bir kere de ben gelivereyim sandıkta ne olacak kiö dedi.
Bursa’da Atatürk Stadyumu’nun yıkılmasından sonra yapılan Atatürk Stadyumu Meydanı’nda vatandaşlara hitap eden cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, kuruluş yıldönümü nedeniyle Bursaspor’u alkışlattırdı. İnce, konuşmasında şunları kaydetti:
“Ekonomi zorda, dolar durmuyor. ‘Muharrem İnce seni cumhurbaşkanı yaptık, nasıl düzelteceksin? Diye soracaksın. AK Parti'li kardeşim önce sen sor. Seçildiğimde, önce OHAL’i kaldıracağız. Türkiye bir hukuk devleti olacak. Türkiye’de 81 milyon mahkemelere güvenecek. Biz mahkemelere güvendiğimizde Avrupalı da mahkemelere güvenecek, yabancı gelecek yatırım yapacak. Sen betona yatırdın ben bacası tüten fabrikalara yatırım yapacağım. Merkez Bankası bağımsız olacak. Merkez Bankası Başkanı'nı partinin genel merkezine çağırmayacağım. Yerli de yabancı yatırımcı da devlete güvenecek, bürokrasiye rüşvet ödemeyecek. Allah'ın izni milletin isteği ile bir kişiye 1 milyar dolar değil 100 bin kişiye her birine 45 bin lira vereceğiz. 300 koruma yok. Saray saltanatını yok. İsraf yok, milletin parasını çar çur etmek yok. Tarıma dayalı sanayiyi kuracağız. Zeytin üretiyoruz zeytinyağı üretiyoruz, İtalyan alıyor getiriyor, İtalya’ya şişeliyor, markası var, 1 liraya alıp 15 liraya satıyor. Domatesi bedava vermeyeceğiz, ketçap yapıp satacağız. Marka oluşturacağız. Bursa’dan 9. sıradaki milletvekili adayımıza sesleniyorum. Bu iş tamam, bavulunu hazırla, Ankara’da evi tut. Muharrem Abi demişti dersin.ö
Konuşmasında, “Erdoğan bana ‘gariban cumhurbaşkanı adayı’ diyorö diyen İnce, şöyle konuştu:
"Aynı dönemde milletvekilliği yaptık, hatta ben ondan 5 ay kıdemliyim. Bana diyor ki sen yapamazsın, ona sorum şu: Demirel’in yaptığı köprüden 11 liraya geçiyoruz da senin yaptığın köprüden niye 114 liraya geçiyoruz? Önümüz bayram. Ramazan bayramı, kucaklaşıp sarılacağız. Bu gariban cumhurbaşkanı adayı arife akşamı köyünde olacak, bayram namazını köyümde kılacağım, hiç değişmeyecek. Cumhurbaşkanı olsam da değişmeyecek. Sayın Erdoğan, bayram günü Demirel’in yaptığı köprüden bedava geçeceğiz de senin yaptığın köprüden niye parayla geçeceğiz? Niye?."

‘AYRIM YAPMAYACAĞIM’
Asla insanları Türk-Kürt diye ayırmadım ayırmam, Alevi-Sunni diye ayırmadım ayırmam, asla kadın-erkek diye ayırmadım ayırmam diyen Muharrem İnce, "Yani benim gönlüm zengin, gönlüm. Onun için dünyanın en zenginiyim ben. Cumhurbaşkanı olduğumda sağ ya da sol yok. Ben CHP’nin gençlik kollarından bu yana hizmetkarıyım, il başkanıyım, milletvekili oldum, grup başkan vekilliği yaptım, ama tek olan şey bir kesimin olamaz, tek olan şey herkesin olur. Hepinizin cumhurbaşkanı olacağım. Hadi gözünüz aydın Suriyeli bir milletvekiliniz olacak. Gözümüz aydın, bir şey demedim ben hayırlı olsun diye söyledim sadece. Diyorlar ki, Muharrem İnce bu kadar vaat ediyorsun, polislere 3 bin 600 diyorsun. Öğretmene 3.600. Asgari ücret 2.200, dedim. Çiftçiye mazot 3 lira dedim. Astsubaylara uzman çavuşlara tazminatlarını söyledim, esnafın borçlarını yeniden yapılandıracağız dedim, 2 yıl içinde yurt sorunu kalmayacak dedim. Her yıl 10 bin yurtdışına gidecek dedim. Evet, bunları ben dedim. Bunlar sözümüzdür. Benim ve kadromun sözüdür. Biz tek adam değil, tek adam ve yanında yeteneksiz ekibi değil, güçlü bir lider ve yanında liyakatli bir kadro. Emeklilikte yaşa takılanlar, 18 yaşında sigortalı, 30 sene prim ödemişsin sen görevini yapmışsın, şimdi sıra devlette, şimdi devlet görevini yapacak" diye konuştu.

PARANIN KAYNAĞI
Konuşmasında, "Şimdi paranın kaynağını söylüyorum, Kamu İhale Kanununu 180 kere değiştirdiniz, niye? İhaleyi sana verecek, kamu ihale kanunu uygun değil, değiştirip ayarlıyor. 180 kere değişti bu ne demektir, yani devlet 100 liraya yaptıracağı işi 200’e yaptırıyor" diyen İnce şöyle konuştu:
"Bir kere yapacağız bir daha değişmeyecek. Türkiye’de sanayinin yüzde 21’i çalışmıyor. 29’a kadar çıkıyor. Bu atıl olan sanayiyi devreye sokacağız, Türkiye’nin meraları atıl, denizleri atıl, ne ulaşımda ne denizcilikte yararlanıyorsun, benim gücüm ve sihirli bir sayım var, ne o biliyor musunuz? 29. Gücümüz 29’da. Türkiye’nin yaş ortalaması. İskandinav ülkelerinde yaş ortalaması 45, Avrupa’da 40, Türkiye’de 29. İşte bundan büyük güç olur mu, bu ülkenin gençleri en büyük gücümüz.

‘ONLARI İYİ EĞİTECEĞİZ’
Onları iyi eğiteceğiz, en iyi mühendisler bizim olacak. Onları kindar nesil değil, ileriyi gören nesil olarak göreceğiz. diye konuşan İnce, "Erdoğan diyor ki, ‘dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz’ olmaz. Dindar nesil yetiştirilmesine hiçbir itirazım yok, onu aile kendisi bilir, ama şunu bilin asla kindar nesil olamaz, bu vatana ihanettir. Bu doğru değildir. Suriyelilere 40 milyar dolar harcadın, nereden bulduysan oradan bulacağım. Saraya 2 milyar dolar harcadın. Zannediyorsunuz ki bir tane var, damatlara da yaptı orada yaşıyor. İstanbul’da 5 tane daha var. Yetmez. Kesmiyor. Sarayperest. Bir de Muğla’ya Marmaris’e yapıyor. Okluk Koyuna 300 odalı saray yapıyor. Ey AK Parti'li kardeşim sen 1600 lirayla geçin, o saraylarda" dedi.

‘SARAY MI, İŞ Mİ?’
İnce sözlerini şöyle sürdürdü:
"Derdimiz şu, cumhurbaşkanına saray mı lazım çocuklarımıza iş mi lazım. Size söz veriyorum o sarayda oturmayacağım. 16 yıldır milletvekiliyim 14 yıldır kirada oturdum. Benim evim zaten bana saray gibi geliyor, ben doymadım ki evime. Yahu komşu biz sana ziyarete geleceğiz, sizin eve bütün Bursa sığmayız derseniz nereye gelin? Çankaya Köşküne davet ediyoruz. 1 milyon 180 bin çocuğumuz, 1 milyonu yarın sınava girecek. 126 bin civarında yerleştirilecek diğerlerinin ne olacağı belli değil. 24 Haziran günü üniversite sınavı olacaktı, şimdi ne olacak sınav yerine kabine girecekler. Sınava 9 ay kala değişiklik yaptılar, 8 ay kala bir tane daha, 4 ay kala bir tane daha, 2 ay kala da tarihini değiştirdiler. Muharrem İnce’nin başkanlığında sınavın değil seçimin tarihi değişecek çünkü bu ülkenin çocukları Recep Tayyip Erdoğan’dan ve Muharrem İnce’den daha değerlidir."
CHP'nin milletvekili adayı Muharrem İnce, konuşmasının ardından iftar saati geldiği için iftarını yerde oturup vatandaşlarla birlikte açtı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
-Alandan detaylar ve konuşma

Haber-Kamera: Mehmet İNAN/Enver Fatih TIKIR /BURSA,(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

6 - AKŞENER: SİYASETÇİNİN GÖREVİ, VATANDAŞ AÇ MI TOK MU BİLMEK

İYİ Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine yönelik "Milletin cebindeki parayı niye soruyorsun? Kendi cebindeki paraya bak" sözlerine, "Bir siyasetçinin, devlet adamının görevi; vatandaşın, milletinin cebinde ne var ne yok, aç mı tok mu, bilmektir" diye karşılık verdi.
Meral Akşener, 24 Haziran'daki Cumhurbaşkanlığı ve 27'nci Dönem Milletvekili Genel Seçimi çalışmaları kapsamında Hatay'da Emlak Evler Alanı'nda düzenlenen mitingda partililere seslendi. Mitinge geç kaldığı için özür dileyerek sözlerine başlayan Akşener, 'Cumhurbaşkanı Akşener' sloganı atan partililerine, "Gençler karar verirse böyle oluyor, kadınlar verirse böyle oluyor, adamlar da verirse iş bitiyor" dedi.
Seçim vaatleri arasında yer alan 'gençlere 500 lira vatandaşlık maaşı'nın eleştirilmesine tepki gösteren Akşener, "Bana 'Nereden kaynak bulacaksın' diyorlar. Ben önce ne yapacağım biliyor musunuz? Bu bakanlar, eşleri, çoluğu, çocuğu sizin cebinizden çıkan vergilerle kiralanmış lüks arabalara biniyor ya; diyeceğim ki onlara, 'İnin aşağıya" ifadelerini kullandı.
Terör örgütü FETÖ/PDY'ye yönelik eleştirilerle sözlerini sürdüren Akşener, "Öyle bir sistem kuracağım ki bir daha ordunun içine, polisin içine, eğitimin içine, yargının içine, ne FETÖ ne metö ne ketö giremeyecek. Yeniden sanayileşeceğiz. Yeniden fabrikalar açılacak. Eğer israfı kesersek, şeker fabrikalarının 1 yıllık zararının karşılığı, sarayın 13 günde harcadığı paraya eş. Günahtır be" diye konuştu. Bir vatandaşın kendisine seslenmesi üzerine sözlerini kesen Meral Akşener, partilinin bebeğini kucağına alarak öptü.

TÜLBENT HEDİYE EDİLDİ
Kendisine çok sayıda tülbent hediye edilen Meral Akşener, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ı eleştirerek şöyle dedi:
"Biz Çankaya'ya gittiğimizde 'Bu tülbentlerle, bu yemenilerle müze açacağım' diyorum. Damat kızmış. Diyor ki 'Benim kayınpederimin öyle bir seçmeni var ki Mars'ta 4 şeritli yol yapsa bu seçmen inanır'. Bu aziz milleti ne yerine koymaktır? Onu bir kenara koyduk. Çılgın projeler yapılıyor ya. Son çılgın proje, Mars'a 4 şeritli yol açmak. Ondan sonra tüm bunları anlattıktan sonra Damat Bey diyor ki, 'Birisi de çıkmış tülbent müzesi yapacakmış, çok şaşırdım' diyor. Damat Bey, annenin başındaki tülbenti de mi bilmiyorsun sen? Bu tülbentin ne manaya geldiğini bilmiyor musun?"

'ÖĞRETMEN ÇOCUKLARIMIZ HEPİNİZİ TAYİN EDECEĞİM'
İşsizlik ve eğitim sistemine ilişkin de eleştirilerini sürdüren Akşener, korumasında bulunan cüzdanındaki kimlik kartını isteyerek, "İşte bizim çılgın projemiz. 81 milyonu, bu nüfus kağıdı ülkenin tapu sahibi yapıyor. Dolayısıyla, senin iş bulmak için bu ülkenin bütün vatandaşlarıyla aynı haklara sahip olabilmen için torpil de bu. Ağa da bu, paşa da bu, reis de bu. Bu gençleri umutsuz hale getirme sebebi bilerek, iş bilmeyerek değil, bilerek. Bir taraftan öğretmenlerimiz işsiz, bir taraftan gıda mühendislerimiz işsiz, ziraat mühendislerimiz işsiz ama diğer taraftan tarımın her alanında çiftçi yok edilmiş. Muhataplarıyla yan yana gelse ve biz gıda ihraç eden, tarım ürünü ihraç eden ülke oluruz. Ha buradan size söz veriyoruz. 5 yıl içinde ülkemiz dışarıdan gıda ithalatı yapmayan bir ülke olacak. Öğretmen çocuklarımız, kadrolarınız norm kadroya göre hepinizi tayin edeceğim."

'SURİYE İLE İLİŞKİLER DÜZELECEK'
Akşener, ekenomi ve dış politikadaki sorunlara yönelik de değerlendirmelerde bulunarak, şunları kaydetti:
"Benzine, mazota zam, elektriğe zam, yarın doğal gaza zam. Bunlar dolarla gelmiyor mu? Yeni açıkladığınız ihracatın ithalatı dengelediği noktayı. Türkiye bunu sürdürebilir mi? Sürdüremez. Suriye diyorsunuz. Evet Suriye'nin iç işlerine elini kim koydu? Karşılığı ne oldu? 4 milyon mültecimiz oldu. Yerinden yurdundan edilmiş insanlar oldu. Suriye ile ilişkiler düzelecek, herkes vatanında mutludur. Elbet Suriyeli kardeşlerimiz vatanlarına gidecekler. İnşallah seneye 2019'da Ramazan ayında her ilden temsilcilerle Suriyede iftar yapacağız. Ticaret durdu. Alışveriş durdu. Kim kazandı? Amerika kazandı, Rusya kazandı, tüm bunların karşılığı olarak Rusya ve Amerika bizim sınırımızda komşumuz oldu."

SİYASETÇİ, MİLLETİN CEBİNDEKİ BİLMEK ZORUNDA
İYİ Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisine yönelik 'Milletin cebindeki parayı niye soruyorsun? Kendi cebindeki paraya bak' sözleri için de şunları söyledi:
"Gençlere soruyorum, 'Cebinde ne kadar var' diye. Muhterem bozuluyor. Erzurum'da, başka yerlerde gitti söyledi. 'Milletin cebindeki parayı niye soruyorsun?' diyor. 'Bak kendi cebindeki paraya'. Böyle bir densizlik olabilir mi? Bir siyasetçinin, devlet adamının görevi; vatandaşın, milletinin cebinde ne var ne yok bilmektir. Aç mı tok mu bilmektir. Siyasetçinin kendi cebindeki parayı düşünmesi kabul edilecek bir durum değildir. Yüzüğünü çıkardı gösterdi, 'Tüm malım mülküm bu yüzük. Bir gün zengin olursam, derlerse ki Erdoğan zengin olmuş, bilin ki hırsızlık yapmıştır'. Ben söylemiyorum, kendisi söyledi. Elhak doğru söyledi. Eğer ekonomiyi güvenilir hale getirmezsek yani iç ve dış yatırımcı yatırım yapmaya kalktığı zaman rüşvet vermeyeceğine emin hale getirmezsek, iç ve dış yatırımcıyı senden benden diye ayırmazsak, önüne gelenin tokatlamadığı bir sistemi kuramazsak, sanayileşme bugünkü gibi durur. Bina üzerinden ekonomik yapı kurulur, ondan sonra da Türkiye bugün içinde bulunduğu duruma gelir."
Akşener konuşmasını tamamladıktan sonra milletvekili adaylarını sahneye çağırarak seçimlerde oy istedi.

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
-Akşener'in konuşması ve mitingden detaylar

Haber-Kamera: Hüseyin BOZOK / HATAY,(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

7 - KARAMOLLAOĞLU'NDAN TEKİRDAĞ'DA 'E-MİTİNG'

TEKİRDAĞ'da e-miting düzenleyen Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, "Cumhurbaşkanlığı görevine geldiğim zaman ve bu görev bana tevdi edildiğinde ben Saadet Partisi'nin bir üyesi olarak kalabilirim ama kesinlikle Saadet Partisi Genel Başkanlığı görevini birlikte götürmem. Çünkü başka partilere mensup olanlar rahat yaklaşamazlar" dedi.
SP Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, Tekirdağ'da 'e-miting' düzenlediği salona gelişinde partililer tarafından konfetiler patlatılarak karşılandı. Milli görüşçüler olarak her zaman yenilikleri, teknolojiyi kullanmaya özen gösterdiklerini söyleyen Karamollaoğlu, medyanın kendilerini görmezden geldiğini söyledi. Karamollaoğlu, "Medyanın esas gayesi özellikle siyasette herkesin fikrini kamuoyuna aktarabilmek, yansıtmaktır. Sadece birilerin övmek, birilerin karalamak medyanın görevi olmasa gerek. Öyle düşüyorum. Sosyal medya burada ön plana çıkıyor. Sizi herkes dinliyor, yorum yapabiliyor. Bundan böyle e-mitingleri daha fazla yapmaya karar verdik. Bu bizim 3'üncü e-mitingimiz" diye konuştu.
Karamollaoğlu, cumhurbaşkanlığı vazifesinin omuzlarına yüklenmesi halinde ilk gerçekleştireceği konunun, kucaklaşmak olacağını vurgulayarak, "Özellikle de devletin tepesinde bulunan cumhurbaşkanı olan insan, ister kendisine oy versin ister vermesin herkesin cumhurbaşkanıdır. Ondan dolayı çok açık ve net olarak söylüyorum ki, cumhurbaşkanlığı görevine geldiğim zaman ve bu görev bana tevdi edildiğinde ben Saadet Partisi'nin bir üyesi olarak kalabilirim ama kesinlikle Saadet Partisi Genel Başkanlığı görevini birlikte götürmem. Çünkü başka partilere mensup olanlar rahat yaklaşamazlar" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile geçmişe dönük hukuklarının bulunduğunu dile getiren Karamollaoğlu, "Bizim arkadaşımız olması oturup konuşmamız, sohbet etmemiz, yiyip içmemiz başka bir şey ama bu ülke yönetilirken ortaya koyduğu politikalar başka bir şey. Ben onları tasvip etmiyorsam sırf arkadaşlık uğruna 'iyi yapıyorsun' diyemem ki. Şahsiyete hiçbir zaman girmem, kimsenin şahsiyetini rencide edecek bir tavır içine de girmem, ama beğenmediğim konuları da mutlaka tenkit ederim. Etmekle de bırakmam doğrusunu da söylerim" dedi.

'İŞSİZLİK ALMIŞ BAŞINI GİDİYOR'
Karamollaoğlu, Türkiye'de 3,5 milyon işsiz olduğunu ve bunların önemli bir kısmını gençlerin oluşturduğunu anlatarak, "Türkiye'de maalesef iş ortamı hazırlanmadığı, yatırımlar ona göre hazırlanmadığı için işsizlik almış başını gidiyor. Öbür taraftan işçilerimiz çalışıyor, emeğini veriyor. Bir kısmı kalifiye olmuş, işlerinde çok güzel ücretler alabiliyor ama benim kanaatim şu ki özellikle asgari ücret açlık sınırında olursa bir memlekette milli gelir adil dağılmıyor demektir. İşveren, esnaf, patronlar bundan korkmasın. Bakın Erbakan Hoca, Allah rahmet eylesin, 95-96'da başbakan oldu. İlk yaptığı iş, memura, işçiye, çiftçiye ciddi zamlar yapmak oldu. Memur 6 aylık ilk önce yüzde 50, altı ayla yüzde 132 zam aldı, asgari ücret yüzde 110 arttı. Pancar, fındık yüzde 250, buğday yüzde 110 zam aldı. Ama ne esnafta, ne sanayicide, ne işverende herhangi bir panik yaşamadık, çünkü pazar canlandı. Bu sefer yeni mal talebinde bulunuldu, yatırım yapmak isteyenler yatırım yaptı, yeni istihdam sahaları doğdu, işsizlik azaldı, ekonomi canlandı" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
-Karamollaoğlu'nun salona gelişi
-Partililerin konfeti patlatması
-Salondan detay görüntüler
-Karamollaoğlu'nun kürsüden konuşmaları
-Detaylar

Haber-Kamera: Ruhan YALÇIN / TEKİRDAĞ,(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

Başbakan Yıldırım: Bunların aklı, fikri; yıkmak, bozmak (EK)
8 - BAŞBAKAN YILDIRIM, BATMAN'DA

Elazığ mitinginden sonra Batman'a geçen Başbakan Binali Yıldırım, valilik önündeki Adalet Caddesi'nde yapılan mitingde konuştu. Batman'ın, AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bu kutlu yürüyüşte sahip çıktığını ve her zaman kendileri ile birlikte olduğu için şükranlarını sunduğunu söyleyen Başbakan Yıldırım, "Batman 15 Temmuz'da meydandaydı, alçaklara dersini verdi. Alçaklara gereken cezaları verdiniz. Sağ olun" dedi.

'HDP ÖZGÜR BİR PARTİ DEĞİL, KANDİL'İN EMRİNDEDİR'
Başbakan Yıldırım, kardeşliği bozmak isteyen bölücü terör örgütüne fırsat verilmemesini, Batmanlıların her zaman devletimizin yanında teröre karşı dik durduğunu ifade ederek, "Bu ülke terörden çok çekti. 40 yıldır bu bölge halkı bedel ödüyor. PKK'nın Kürtler gibi bir sorunu yoktur. Kürtlerin de, Türklerin de PKK gibi bir sorunu var. Kobani de olaylar oldu. Orada 220 bin Kürt kardeşimiz buraya sığındı, biz onlara kucak açtık. Batman'da bir pankart var. 'Gençler okumak istiyor'. Evet, gençler okuyacak, dağa çıkmayacak. Sevgi ve birlik beraberlikle birbirimize daha çok kenetleyeceğiz. Birlikte Türkiye olacağız. Ülkemizi ve milletimizi tehdit edenleri, sabırla yok edeceğiz. Sen, ben davasını bir kenara bırakıp, düşmana karşı cesur olacağız. Biz neden Afrin'e gittik. Çünkü, bu alçak terör örgütü Kürtlere de Araplara da zulüm etti. Onları evlerinden uzaklaştırdı. Oraya gitme nedenimiz, onların can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Bütün vatandaşlarımız başımızın tacıdır. Bu ülkenin tek bir evladının kaybolmasına rıza göstermeyiz. Bir tek gencimizi terör örgütüne feda etmeyiz. Bizim HDP ile sorunumuz yok, HDP özgür bir parti değil, Kandil'in emrindedir. Sizlerin emrinde değil, dağ ne diyorsa onu yerine getiriyorlar. PKK'ya açıkça karşı dursunlar, başımızın üstünde yeri var. Dost kim, düşman kim iyi bileceğiz. Bölgemizde oynanan oyunlara kayıtsız kalmayacağız. Gençlerimize daha güzel gelecek hazırlayacağız" diye konuştu.

'ESKİ DARBELERİN ARKASINDA CHP VARDI'
Başbakan Binali Yıldırım, 24 Haziran'daki seçimin Türk demokrasi tarihinde dönüm noktası olacağını, darbeler, vesayetler, terör, ayrımcılık ve bölücülüğün bir daha geri dönmemek üzere tarihe karışacağını söyleyerek, "Türkiye'de vesayet denince akla CHP gelir. Eski darbelerin arkasında CHP vardı. CHP adayı diyor ki, 'Amerikalar beni aradı, FETÖ'nün iadesini yanlış talep etmişsiniz'. Sayın İnce, Amerika'dan kim sizi aradı? Pensilvanya mı, Teksas'tan mı aradılar. Bu işi öğrenmek istiyorsan Adalet Bakanlığımıza git öğrenirsin. Sen bu memleketin cumhurbaşkanı adayısın. Sözlerine dikkat etmelisin. Bunların daha öğrenecek çok şeyleri var. AK Parti hareketi, dürüstlüğü siyasetin merkezine alan bir partidir. Farklılıklarımızı zenginlik olarak görüyoruz. Kimimiz, esmer, kimimiz sarışın, kimimizin saçı kara. Ama gözyaşlarımızın rengi birdir" dedi.

'MESELE MEMLEKET MESELESİ OLUNCA GÜCÜMÜZÜ BİRLEŞTİRECEĞİZ'
Cumhur İttifakı olarak MHP ve BBP ile ittifaka girdiklerini, bazıların bu ittifakı yapmalarından dolayı kendilerini eleştirdiğini söyleyen Başbakan Yıldırım, "Güney sınırlarımızda neler olduğunu görüyoruz. Mesele memleket meselesi olunca gücümüzü birleştireceğiz. Her yerde bir olacağız. Doğu, batı, kuzey, güney bizimdir. Biz bir Allah'ın kuluyuz. Ülkemizin milletimizin yarınları için el ele vereceğiz" diye konuştu.
Başbakan Yıldırım, bu yıl dağa çıkan gençlerinin olmadığını, terör örgütüne yurt içinde bu yıl gereken dersi verdiklerini söyledi. Anadilde eğitimi serbest bıraktıklarını, Irak ve Suriye'deki Kürt kardeşleri ile bir dertlerinin de olmadığını söyleyen Yıldırım, "Tek derdimiz, gençlerimizin hayatını karartan terör örgütleridir. Engelleri aşa aşa yolumuza devam edeceğiz. El ele verdik, birlik olduk. Bu davayı birlikte sahiplendik. Erdoğan'ın arkasında 15 Temmuz'da nasıl durduysak, 24 Haziran'da da aynı şekilde durmaya hazır mısınız?" dedi.

BATMAN’A 15 BİN KİŞİLİK YENİ STADYUM
Batman'a 15 bin kişilik yeni stadyum yapacaklarını, mevcut stadyumu da millet bahçesi yapacaklarını söyleyen Başbakan Yıldırım, "500 yataklı bir hastane yapılmasını planlıyoruz. Terör azalınca huzur artınca Batman'a gelen turist sayısı arttı. Ilısu Barajı bitmek üzere. Baraj bittiğinde ülkemize 1,5 milyar dolar katkı sağlayacak. Batman'a deniz geliyor, deniz. Hasankeyf tarihi ilçemizin yeri tamamıyla yeri değişti. Tarihi eserleri koruma altına alındı. Batman'ın içme suyu sorununu çözüyoruz. Bu hizmetlerin aralıksız sürmesi için 24 Haziran çok önemli. Yeni bir zafere imza atacak mıyız? Sizlerin destekleriyle aydınlık yarınlara ilerleyeceğiz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
-Mitingten detay görüntüler
-Başbakan'dan detaylar

Haber-Kamera: Ahmet ÜN-Arif ARSLAN-Reşat YİĞİZ /BATMAN,(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

Kılıçdaroğlu: 16 yılda ödenen faiz 151 milyar 34 milyon dolar (EK)
9 - 'TÜRKİYE’NİN DEĞİŞİME İHTİYACI VAR'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bursa programı çerçevesinde Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi'nde (NOSAB) sanayicilerle bir araya geldi.
Burada yaptığı konuşmada Türkiye’nin değişime ihtiyacı olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, bunun için de '4 ayaklı bir strateji' geliştirdiklerini söyledi. Sanayicilere bunu anlatan Kılıçdaroğlu, "Türkiye ne yapmalı ki büyük değişimi ve dönüşümü sağlasın. Ben size bir ufuk çizeceğim. Dört ayaklı bir strateji çizeceğim. Bunun birinci ayağı demokrasidir. Çünkü demokrasinin olmadığı bir yerde hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur. Demokrasiden uzaklaştıkça çağdaş dünyadan da uzaklaşıyorsunuz. AB bildiri yayınlıyor, başka bir kuruluş bildiri yayınlıyor, gazeteciler yayınlıyor ve herkes Türkiye’yi eleştiriyor. Demokrasi konusunda sağlıklı ve tutarlı adımlar atmalıyız. Hukuk sistemimizi darbe hukukundan arındırmalıyız. Başka ne yapmalıyız? AB diyor ki 'Şu faslı aç ve gereğini yap.' Biz bir dayatma olduğu zaman ancak yapıyoruz, peki bizim bir irademiz yok mu? Biz yapamıyor muyuz? Niçin AB'nin bir fasıl açmasını bekliyoruz? Biz AB'nin fasıl açmasını beklemeden AB'nin öngördüğü tüm demokratik standartları yapabiliriz. Oturur parlamento bunu yasa ile çıkarabilir. Ben bunu Sayın Erdoğan'a da Yıldırım'a da Davutoğlu'na da teklif ettim. Niye onlar fasıl açıyorlar ve süre veriyorlar? Biz yapalım ve dönüp 'Biz zaten yaptık' diyelim. Demokrasinin olmadığı yerde yeni düşünceler de olmaz. Türkiye'nin birinci ayağı yerine getirmesi lazım" dedi. Stratejilerinin ikinci ayağını 'Üreten bir Türkiye' olarak açıklayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Türkiye üretmezse başarılı olamaz. Beton ekonomisinden üretim ekonomisine dönmemiz lazım. Katma değeri, istihdamı nasıl artıracağız? İşsizliğin önü, enflasyonun önü bir türlü kesilmiyor. Demek ki Türkiye’nin ekonomik anlamda da ciddi bir değişime ve dönüşüme, katma değeri yüksek ürün üretmeye ihtiyacı var. Katma değeri nasıl üreteceğiz? Üniversitelerin bilim üretmesi lazım. İyi yetişmiş eleman gerekiyor. Hayatı dünyayı sorgulayan beyinlere ihtiyacımız var ve hayatın her alanını planlamaya ihtiyacımız var. Devlet Planlama Teşkilatı kapatıldı. Niye kapatılır? Geleceği planlayan bir kuruluşun olmadığı bir ülke düşünebiliyor musunuz? Türkiye'nin 50 yılını 100 yılını görmeye hakkı yok mudur? Herkes kendi evinde planlama yapar. Belediye planlama yapar. Türkiye yarın ne yapacağını bilmiyor. Peki, ne yapmak gerekiyor? İnsani gelişme stratejileri ve bilgi politikaları kurulu kurmamız gerekiyor. Dünya o kadar hızlı ilerliyor ki bunu en iyi siz biliyorsunuz. Bu hızlı değişime ayak uyduran Türkiye'ye ihtiyacımız var. Sanayici üretiyor, rekabete karşı mücadele ediyor, ülkesine döviz getirmek istiyor ama önündeki en büyük engel siyaset kurumu. Şu anda ekonominin, sanayicinin önünde en büyük engel siyaset kurumu. Değeri düşen Türk Lirası. Neden düşüyor ve neden kontrol edemiyoruz? Bunun sağlıklı bir şekilde masaya oturup düşünülmesi gerekiyor."
Teknoloji Liseleri kuracaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, ara eleman sorununu da bu şekilde çözeceklerini belirtti. Kılıçdaroğlu, "Ekonomide ara eleman sıkıntısı var diyorlar. Ben bürokrasiden beri bu sözü duyarım. Bugüne kadar bunun gereği hiç yapılmadı ama biz şöyle bir şey yapacağız. Bütün Organize Sanayi Bölgeleri’nde Teknoloji Liseleri kuracağız. 6 yıl olacak bu liseler. İlk 3 yıl burada okuyacaklar. 3 yıl sonunda hangi alanda eğitim görüyorlarsa o fabrikada staj görecekler. Bunların SGK primlerin Milli Eğitim Bakanlığı yatıracak. Üniversiteye gitmek mi istiyor? Kendi branşıyla ilgili izdüşümü olan fakültesine giderse ayrıca artı puan vereceğiz ama ara eleman sorununu bu ülkenin çözmesi lazım. Tarımın da teknoloji ile buluşturulması lazım. Şimdi bilgi çağındayız. Dijital çağdayız. O kadar hızlı değişiyor dünya. Bugün her saniyede bir buluş var. Türkiye bunu kaçıramaz. Bunu kaçırmamalı. Osmanlı’nın batışı Sanayi Devrimini yakalayamamasından kaynaklanmıştır. Cumhuriyet kurulduğunda toplu iğne üretecek fabrika yoktu. Cumhuriyet sanayi devrimini yakalamaya çalışmıştır. Bunu yaparken Osmanlı’nın borcunu da kuruşuna kadar ödemiştir. Üretim ekonomisi dediğimizde şöyle bir sorun var demokrasi olmadığı için bilim insanları ve gençlerimiz geleceği Batı'da arıyor. Biz yetiştiriyoruz, biz eğitiyoruz ama geleceği yurt dışında arıyorlar. Yapmamız gereken bunu tersine çevirmektir. Biz bilgiyi yakalamak zorundayız. Bilimsel özerkliği olmalı üniversitenin. Üniversite bilgi üretecek. İran üniversitelerinin ürettiği bilgi sayısı Türkiye’ninkileri iki yıldır geçiyor. Biz sürekli kan kaybediyoruz. Samsung’un 2013 yılındaki patent sayısı bütün cumhuriyet tarihi boyunca bizim elde ettiğimiz patent sayısının tam 15 katı. Oysa biz Güney Kore’den önce otomobil üreten bir ülkeydik. Evet, büyüdük ama bu içeride böyle. Rakiplerimize göre büyüdük mü? Olağanüstü bir insan gücümüz var" dedi.

'ANADOLU’NUN İÇİ BOŞALIYOR'
Vergi ve sigorta primini zamanında ödeyenlere 1 yıl süreyle sıfır faizli kredi verileceğini de söyleyen Kılıçdaroğlu, Merkez Türkiye Projesi hakkında da bilgilendirdi. Kılıçdaroğlu, "Sizler Bursa’da oturuyorsunuz ama Anadolu’nun içi boşalıyor. Herkes geleceğini büyük kentlerin varoşlarında arıyor. Anadolu’yu tekrar ayağa kalkındırmamız lazım. Onun için Anadolu Kalkınma Kuşakları ve Merkez Türkiye Projesi’ni hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Merkez Türkiye Projesi’nin temel amacı bilgi üretmektir. Anadolu’nun ortasında sadece özel bir yasa ile 81 ilin dışında yeni bir bölge tanımlanacak ve orada vergi olmayacak. İleri teknoloji alanı olacak. Bizim düşündüğümüzü hayata geçirdiğimizde 5’inci yılın sonunda kişi başına gelir 15 bin dolara çıkacak. Türkiye’nin gücü potansiyeli var. Olmamasının tek bir nedeni var, siyaset kurumu. Ya sanayinin önünü açacak ya arka sıralarda yer alacağız dünya liginde" diye konuştu.

STRATEJİNİN ÜÇÜNCÜ AYAĞI
Asgari ücreti net olarak 2 bin 200 lira yapacaklarını da söyleyen Kılıçdaroğlu, stratejilerinin üçüncü ayağını 'Güçlü bir sosyal devlet yapısı' olarak açıkladı. Kılıçdaroğlu, "Biz asgari ücreti net 2 bin 200 lira düşünüyoruz. Vergisiz. Şu anda Türkiye’de 1 milyon 644 bin emekli bin 500 liranın altında aylık alıyor. Ayda 200 lira ile 500 lira ile kim geçinebilir? Demek ki toplumsal barışı sağlamak sanayicinin güvenle üretim yapacağı iklimi sağlamaktır. Eğer güçlü bir sosyal devlet inşa edemezseniz barışı sağlayamazsınız" dedi.

DÖRDÜNCÜ AYAK: SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Kılıçdaroğlu, stratejinin dördüncü ayağını 'Sürdürülebilirlik' diye açıklarken, "Bilim, sosyal yaşam hızla gelişiyor, ona ayak uydurmak zorundayız. Şu eleştiri geliyor, kaynak var mı, para var mı? Bunu karşılayabilecek birikim var mı diyorlar. Var. Zaman zaman iktidarı eleştiriyoruz. Biz hiçbir şeye karşı değiliz. Köprüyü, yolu, metroyu kaça yaptın, biz bunu öğrenmek istiyoruz. Bunu öğrenmek her vergi veren vatandaşın hakkıdır. Biz siyaset kurumunun halkı bilgilendirmesi ve halka hesap vermesi gerektiğine inanıyoruz. Siyaset kurumu hesap vermiyorsa orada bir sorun var demektir" diye konuştu.

ORTADOĞU BARIŞ VE İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI
Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı’nı kuracaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Malınızı üretiyorsunuz, ülkeye döviz getiriyorsunuz. Sanayici, ekonominin kamu görevlisidir. Sanayici kendi için değil ülkesi için çalışır. Dolayısıyla sanayici her hükümet tarafından desteklenir. Biz kendi bölgemizde Ortadoğu’da, Kafkaslarda, Doğu’da ve Balkanlar’da neden en güçlü pozisyonda değiliz? Herkesle kavga ederseniz ülkede üretim yapan sanayiciye zarar vermiş olursunuz. Irak’la, AB ile İran ile Suriye ile niye kavga ediyoruz? 25 Haziran’da Allah kısmet eder, Muharrem İnce cumhurbaşkanı, Kemal Kılıçdaroğlu da parlamentoda çoğunluğu olan bir partinin genel başkanı olursa önce Ortadoğu işine el atacağız. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kuracağız. Kurucuları 4 ülke olacak. Türkiye, İran, Irak ve Suriye. Dört ülkenin liderini bir araya getireceğiz. Egemen güçlerin oyun oynadığı bir yerde bu 4 ülke kendi özgür iradelerini kullanıp bir araya gelemiyorlar mı? Ona öncülük edeceğiz. Esad’a da diyeceğiz, İran’a da Irak’a da diyeceğiz. Ortadoğu’da bir barış atmosferi kuralım diyeceğiz. Hiç kimse bir birinin iç işlerine karışmayacak. Ve Türkiye bölgenin imarı gerekiyorsa bölgenin imarını da yapacak. Emin olun 4 yıl içinde Türkiye bölgesinin lideri olur. O baş belası terör de biter. Sadece Ortadoğu mu, hayır. Ortadoğu barışının da güvencesi olacaktır. İsrail-Filistin sorununu da çözecek. 4 ülke kurucu olacak ama daha sonra arzu eden diğer ülkeler de üye olabilecek. Karadeniz İşbirliği var. Niye Ortadoğu’da yok. Ya Türkiye’yi büyüteceksiniz, ya da hep beraber geriye gideceğiz. Siz daha iyi bilirsiniz. Gelişmiş hiçbir ülkenin başbakanı ben yol yaptım köprü yaptım demez çünkü bunu ayıp sayar. Şu kadar bulaşık makinesi, bu kadar buzdolabı ürettik demez, yoksa herkes alay eder. Çünkü onlar falan gezegendeki altını ülkeme nasıl getiririm diye düşünüyorlar. Bilimde üniversiteler neler yapacaklar onu düşünüyorlar. Onlar yarın ne yapacaklarını bilmiyorlar, ama biz önümüzdeki 100 yıl içerisinde neler yapacağımızı biliyoruz. Aramızda dağlar kadar fark var. Onların ufukları ile bizim ufuklarımız arasında dağlar kadar fark var. Dediğim o 2 trilyon doların küçük bir bölümünü Merkez Türkiye Projesi’ne ayırsalardı, 50 milyon 60 milyon dolar ayırabilselerdi, Trabzon Limanı-Samsun Limanı Mersin’e ve İskenderun’a bağlanabilirdi. Doğu-Batı ekseninde gelişen bir ülke aynı zamanda Güney-Kuzey ekseninde de gelişen bir ülke olurdu."
Milletvekili adayları hukukçu İbrahim Kaboğlu’na büyük haksızlık yapıldığını da söyleyen Kılıçdaroğlu, "Benim sorumluluğum size ufku göstermek ve size yolu göstermek ama sizin de tek tek sorumlulukları var. Bu ülke sadece benim ülkem değil. Kaybettiğimizde sadece ben kaybetmeyeceğim. Ben milletvekilliği aylığı alıyorum, zaten bu bana yetiyor, ama siz kaybederseniz hepimiz kaybederiz. AB fasıl açmadan bizim tamamını yaptığımızda Türkiye’nin itibarını düşünün. Şu anda bile görevine son verilip, mahkemeye başvurulması yasaklanan bir tabloyla karşı karşıyayız. Üniversiteden atılıyor hoca ama mahkemeye başvurmaya hakkı yok. Adalete erişiminin engellendiği bir tablo ile karşı karşıyayız. İbrahim Kaboğlu, şu anda İstanbul’dan 1. sıradan adayımız. Kaboğlu, dünyanın bilinen en önemli anayasa hukukçularından biridir. Hem Türkiye’de hem de Paris'te anayasa hukuku dersi verirdi. Türkiye’de üniversiteden attılar, yurt dışına gitmesin diye pasaportuna el koydular, Dünya Anayasa Kongresi yapıldı ve o kongrenin tüm delegeleri İbrahim Kaboğlu için özel bildiri yayımladılar. Bu benim ağrıma gitti. Kaboğlu eline silah almadı, kimseyi dövmedi. Yaptığı tek iş ders vermek. Ama tahammül edemiyorsunuz. Siyaset aynı zamanda tahammül işidirö dedi. Kılıçdaroğlu, “Konya’dan küçük bir Hollanda 180 milyar doların üzerinden tarım ürünü ihraç ediyorsa, devasa bir ülke Türkiye ise 17 milyar dolarlık tarım ürünü ihracat yapıyorsa, o zaman oturup düşünmemiz lazım. Tek bir eksiğimiz var, o da namuslu siyaset. Türkiye güçlü bir ülke, sorunlarını aşma kapasitesine sahip bir ülke. Asla karamsar değilim. Hiç kimsenin de karamsar olmasını istemem" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
-Kılıçdaroğlu'nun konuşması ve toplantıda detaylar

Haber-Kamera: Mehmet İNAN-Enver Fatih TIKIR / BURSA(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

10 - BAKAN YILMAZ: EYLÜL'E KADAR 25 BİN ÖĞRETMEN ATAYACAĞIZ

MİLLİ Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Cumhuriyet tarihi boyunca en çok öğretmen atamasının AK Parti hükümetleri döneminde yapıldığını belirterek, "Bu yıl da Eylül'e kadar da 25 bin öğretmenimizin atamasını gerçekleştireceğiz" dedi.
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Gaziantep'te, Vali Ali Yerlikaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve protokol üyeleriyle birlikte Fuat Şimşek Anaokulu ve Ortaokulu'nun açılışına katıldı. Gaziantep'in eğitim sorununun 2018- 2019 döneminde çözüleceğini aktaran Yılmaz, şöyle dedi:
"Hükümetimizin bütçesinden en fazla payı eğitime ayırıyoruz. Bizden önce, savunma ve sağlıktan sonra eğitim gelirdi. Ama şimdi eğitim bir numara. Eğitime 134 milyar 700 milyon liranın üzerindeki bir kaynağı, yani bütçemizin yüzde 18'den fazlasını eğitime ayırıyoruz. 2002'de ayrılan miktar 10,5 milyar bile değildi. Yüzde 10'una bile tekabül etmeyen bir miktardan, miktar olarak 12 katının üzerine çıktık. Bu yatırımlarla sadece bizim bakanlığımız döneminde 281 binin üzerinde derslik yaptık. Kaliteli bir eğitim için olmazsa olmazlardan birisi, derslik başına düşen öğrenci sayısının ne kadar önemli olduğunu bilen illerden biri Gaziantep'tir. Bizim dönemimizde 584 bin öğretmen atadık. Cumhuriyet tarihinde bu kadar kısa sürede, bu kadar öğretmen ataması hiçbir dönemde olmadı. Biz geldiğimizde 500 binin üzerinde öğretmen vardı. Ama biz 584 bin öğretmen atadık. Bu yıl da Eylül'e kadar da 25 bin öğretmenimizin atamasını gerçekleştireceğiz. 584 bin artı 25 bin yaklaşık 610 bine yakın öğretmenimizi biz istihdam etmiş oluyoruz. Bugün her gördüğünüz 3 öğretmenden 2'si bizim dönemimizde atanan öğretmenlerdir."

GÜL: GELECEĞİN TEMİNATI, EĞİTİME YAPILAN YATIRIMDIR
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ise Türkiye'nin mutlu ve müreffeh geleceğinin teminatının eğitime yapılan yatırımlar olduğunu ifade ederek, "Her okul, her açıdan değerlendirirsek bizim geleceğimiz için çok güçlü bir teminat anlamına geliyor. Türkiye'nin sağlam, mutlu ve müreffeh geleceğinin teminatı eğitime yapılan yatırımlardır. Türkiye'de AK Parti öncesi, 2002 öncesinde eğitime yapılan yatırımları anlattı Sayın Bakanımız. Elbette daha iyisini yapmak istiyoruz. Ama 16 yılda bu kadar yapabildik. Gaziantep'in en büyük meselesi eğitimde, istenilen seviyeye ulaşacağız. Gaziantep'i eğitimde parlayan yıldız yapacağız. Nasıl ekonomide birinciysek, inşallah eğitimde de önümüzdeki dönem birinci Gaziantep'e olacaktır" diye konuştu.
Konuşmaların ardından bakanlar ile protokol üyeleri, açılışını yaptıkları okulun sınıflarını gezdi.

350 BEKÇİ TÖRENLE YEMİN ETTİ
Bakanlar Gül ve Yılmaz, buradaki törenin ardından Kamil Ocak Spor Salonu'nda düzenlenen 350 çarşı ve mahalle bekçisinin yemin törenine katıldı. Burada konuşan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Türkiye'nin, huzur ve güven adası olduğunu belirterek, "Bekçilerimiz inşallah huzur getirecektir. Mallarımız, sizin mallarınız. Şehirde huzur ve güven denildiğinde akla önce bekçi gelir. Ola ki o mahallede bir sıkıntı oldu, polisten önce gitmesi gereken bekçidir. Şimdi görüyorum bekçilerin hepsi genç, mert, kartal, civanmert. Yarından sonra bekçilerimiz Gaziantep'in güvenliğine huzur, esenlikler katacaktır" dedi.
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ise bekçilerin önemine dikkat çekerek, kimsenin Türkiye'yi diz çöktüremeyeceğini kaydetti. Bakan Gül, Türkiye'nin 80 milyon bir ve kardeş olduğunu ifade ederek, "Hepimizin çocukluğunda, gençlik çağlarında bekçiler güven ve huzurun adresi olmuştur. Esnafımız dükkanını kilitlediğinde rahat uyuyacak. Çünkü bekçilerimiz görevde olacaklar. Çocuklarımızı uyuşturucu müptelası yapmak isteyen o alçakların da karşısında bekçilerimiz duracak. Yanı başımızdaki hadiselere baktığımızda Türkiye 80 milyon bir ve beraber, kardeşçe, el ele, birlikte hayatını sürdürmektedir. Birliğimizi bozmak isteyen hainlere; terör örgütlerine, PKK'ya, YPG'ye, DEAŞ'a, FETÖ'ye göz açtırmayan emniyet güçlerimiz, kolluk kuvvetimiz ve en önemlisi milletimiz teröre Türkiye'yi diz çöktürmedi. Hiçbir kimse huzurumuzu bozamayacak. Allah'ın izniyle Türkiye'yi diz çöktürmek isteyenler, ay-yıldızlı bayrak karşısında diz çökmeye mahkum olacaklardır" diye konuştu.
Konuşmaların ardından eğitimleri tamamlanan 350 çarşı ve mahalle bekçisi, birlikte Polis Marşı'nı okuyarak yemin etti. Dereceye girenlerin bakanlar tarafından ödüllendirildiği tören bekçilerin havaya kep atmasıyla sona erdi.

'EĞİTİMDE KOYDUĞUMUZ HEDEFİN ÖNÜNE GEÇTİK'
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Gaziantep’te öğretmenlerle iftar programında bir araya geldi. Milli gelirden eğitime ayırdıkları payı arttırarak hedefin önüne geçtiklerini belirten Bakan Yılmaz, şöyle konuştu:
"Eğitim ihtisas raporunda 10’nuncu kalkınma programı 2014 ve 2018’i kapsıyor. Şimdi 11’inci kalkınma planı hazırlanıyor. Orada eğitimle ilgili hedefler konuldu. Onlardan birisi Türkiye’nin milli gelirinden ayırdığı payı OECD ülkelerinin ayırdığı paya yaklaşması lazımdı. OECD ülkelerinin eğitime ayırdığı pay 5.2. Türkiye 1980’lerde 1.2, şimdi ise 6.2 ayırıyor. Yani önümüze bir hedef konulmuş 5.2’ye yaklaş denilmiş, biz o hedefin önüne geçerek 6.2’ye geldik. Şu anda merkez hükümet bütçesinden en fazla payı eğitime ayırıyoruz. Daha önce bu böyle değildi. Eğitime önem veriyoruz dediğimizde bunun gerekçesini delillerle sunuyoruz. Ayırdığımız bütçe kaynak eğitime ne kadar değer verildiğini gösterir.ö

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
- Fuat Şimşek Anaokulu ve Ortaokulu
- Açılışa katılanlar
- İsmet Yılmaz'ın konuşması
- Abudulhamit Gül'ün konuşması
- Yemin töreni
- Törene katılarlar
- Bekçilerden detay
- Bakanların konuşması
- Bekçilerin Polis Marşı'nı söylemesi
- Bekçilerin yemin etmesi
- Ödül ve sertifika verilmesi
- Bekçilerin kep atması
- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mücahit YOLCU-Mustafa KANLI / GAZİANTEP,(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

Bakan Albayrak: Daha güzel günlerin geldiği bir döneme şahitlik edeceğiz (EK)
11 - ŞEHİT AİLESİNİ ZİYARET ETTİ

Mardin'de bir dizi ziyarette bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Atatürk Kültür Merkezinde 'AK Parti ile siyaset gençleşiyor, Türkiye güçleniyor' etkinlikleri kapsamında düzenlenen Mardin Gençlik Buluşması programında gençlerle bir araya geldi. Albayrak, daha sonra Mardin Valisi Mustafa Yaman'ı makamında ziyaret etti, Mardin Büyükşehir Belediyesi tarafından hizmete açılan Gençlik Merkezi'nde incelemede bulundu, AK Parti İl Başkanlığı'nda partililerle buluştu. Albayrak, beraberinde Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan vekili Mustafa Yaman, AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, AK Parti il Başkanı Nihat Eri, İl Jandarma Komutanı Tuğgenaral Yusuf Kenan Topçu ve İl Emniyet Müdürü Hasan Onar ile 13 yıl önce Tunceli'de şehit düşen Halit Toparlı'nın baba evini ziyaret etti. Burada şehidin babası Veysi, annesi Müzeyyen Toparlı ve akrabalarıyla görüşen Albayrak, her zaman şehit ailelerinin yanında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini söyledi.
Ziyarette duygulu anlar yaşayan şehidin babası Toparlı, devletin birliği ve bütünlüğü için her zaman dua ettiklerini belirterek, "Bir Halit şehit verdik, 10-15 Halit yetiştiriyoruz. Onlar da komando olacak" dedi. Bakan Albayrak da terörle mücadeledeki kararlılığa vurgu yaparak, "Türkiye Cumhuriyeti devleti bu işi bitirdi, sonuna geldik. Sınır ötesi de bitiyor" ifadesini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
- Şehit ailesinin evi
- Bakanın şehit ailesini ziyaret
- Ziyarette yaşanan diyaloğ
- Şehit ailesi ile görüşme
- Genel ve detay

Haber-Kamera: NEZİR GÜNEŞ /MARDİN,(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

12 - TUNCAY

Yorumları göster