03.06.2018 08:23:18 | Son Güncelleme

DHA YURT BÜLTENİ - 1

ERDOĞAN: BU ÇIRAK BİLE DEĞİL, ÇIRAĞA DÜKKAN TESLİM EDİLİR Mİ?

ERDOĞAN: BU ÇIRAK BİLE DEĞİL, ÇIRAĞA DÜKKAN TESLİM EDİLİR Mİ?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aksaray'daki mitingde "Allah aşkına bu ülkeye cumhurbaşkanı olanın bir tecrübesi, bir deneyimi gerekmez mi? Bu çırak bile değil. Çırağa dükkan teslim edilir mi? Bu çırak bile değil" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Konya'daki programının ardından Aksaray'a geçti. Aksaray'da 15 Temmuz Milli İrade Meydanı'nda halka seslenen Erdoğan, 28 Şubat süreci ve başörtüsü yasağına değindi. Erdoğan, şöyle konuştu:"2002 temel hak ve özgürlükler noktasında gerçekten çürük bir enkaz aldık. 28 Şubat sürecinin de etkisiyle bu alanda çok büyük bir yıkım yaşandığını gördük. Göreve geldiğimizde üniversite kapılarında başörtüsünden dolayı gözyaşı döken kızlarımız vardı. Benim kızlarım vardı. Benim kızlarım bu ülkede okuyamadı. Erkek çocuklarım da okuyamadı. Çünkü onlar da imam hatipliydi. İmam hatipliye kat sayı koydular. Kızlarıma başörtü engeli vardı. Mecburen yurt dışına göndermek zorunda kaldım. Elin topraklarında benim kızlarım başörtüsüyle okudu ve oğlum ve kızların dünyanın en saygın üniversitelerini bitirdi. Kendi ülkemde benim kızlarım üniversiteye gidemedi. Bu garipliği yaşadık mı bu ülkede. Kılık kıyafetinden dolayı üniversitesine gidemeyen, mesleğini yerine getiremeyen on binlerce kardeşimizin sorunuyla karşılaştık. Liseler arası ayrım yapan, katsayı uygulamasıyla meslek liseleri ve imam hatiplerde okuyan gençlere zulmeden devlet anlayışıyla karşı karşıya olduk. Kimdi? CHP zihniyeti. Ama şimdi yalan yanlış, ben böyle şeyler yapmam diyen adam çıkarmışlar ortaya. Dürüst ol dürüst. Sen ne kadar yalan söylersen söyle biz bunu yutmayız. İmam hatibe gitseymiş o da cumhurbaşkanı olurmuş. Geç o işleri. Öbür taraftan diyor ki, 'imam hatipli gençler üniversiteye gitme şansınız az ha' bunu da söylüyor. Sana ne? Ondan sonra da öbür türlü konuşuyor. Elhamdülillah bu ülke, imam hatip mezunu cumhurbaşkanını, başbakanı da gördü. Bunun kararını kim veriyor? Millet veriyor millet. Ama bunlar millete inanmıyor ki?"
'BAŞÖRÜTÜLÜ, BAŞÖRTÜSÜZ BU AYRIMA SON VERDİK'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm vatandaşlarımızı kucaklamaya çalıştık. Başörtülü, başörtüsüz bu ayrıma bir son verdik. Kılık kıyafet üzerindeki baskıları kaldırarak, tüm gençlerimizin istediği kıyafetle üniversiteye gidebilmelerini imkan sağladık. Tüm gençlerimizi kucakladık. Bugün artık gençlerimiz, üniversite kapılarından boynu bükük dönmek zorunda kalmıyor. Bugün başı açık, başı örtülü, yargı da çalışıyor mu, emniyette çalışıyor mu, devletin bütün kademelerin de çalışıyor mu? Çalışıyor. İşte özgürlük bu Sayın İnce. Lafla olmuyor, icraatla oluyor. Sayın İnce buraya geldi mi? Ne konuştu? Ne anlattı? Ne anlatacak ki? Aksaraylılara ne anlatabilir ki? Şimdi yine bir dönem. Bu yeni dönem de, sosyal yaşamdan, siyasi alana Türkiye tarihinde hiç tecrübe etmediği özgürlük ortamını yaşıyor. İmtiyazları alınanlar dışında Türkiye'nin geldiği noktadan şikayet eden var mı? Kendilerini milletin üstünde görenlerin dışında yeni Türkiye'den mustarip olan kimsede yok" dedi.
'ANLAŞILAN BUNU YİNE TELEFONDA BİRİLERİ İŞLETMİŞ'
Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'ye eleştirilerini sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemiz öyle bir mesafe kat etti ki, daha düne kadar imam hatipler kapatılsın diye ortalığı ayağa kaldıranlar, oy için bile olsa imam hatibe gitmediği için hayıflanıyor. Daha dün kızlarımızın okuması için başka ülkeleri işaret edenler, bugün o kızlarımızla fotoğraf vermek için sıraya gidiyor. Daha dün bidon kafalı, makarnacı, göbeğini kaşıyan adam diye milleti aşağılayan o CHP zihniyeti bugün sizin oyunuzu almak için kırk takla atıyor. Tabi acemi oldukları için bu süreçte bazı çelişkiler de yaşanmıyor değil. Sizlerde dinlemişsinizdir, imam hatip düşmanlığı ile tescilli olan ana muhalefet partisinin adayı geçen gün çıkmış, 'Dedem beni de imam hatibe yazdırsaydı bugün cumhurbaşkanıydım' diyor. Öte yandan aynı şahıs gerçekleri çarpıtma pahasına imam hatip okullarına iftira atmaktan da çekinmiyor. Geçenlerde çıkmış, 'Bu okulların doluluk oranı yüzde 35, israf yapılıyor' diyor. Bula bula israf olarak imam hatip okullarını mı buldun? Anlaşılan bunu yine birileri telefonda işletmiş. Zira şöyle basit bir araştırma yapsa, bu okulların doluluk oranının diğer okullarımızla aynı hatta daha fazla olduğunu görür. Gelen telefonlara itibar edeceğine, Milli Eğitim Bakanlığı'na telefon açıp sorsa, doluluk oranının çok daha fazla olduğunu görür. Ama bunların gerçeği hakikati öğrenme gibi dertleri yok. Bak benim vatandaşım biliyor. Pensilvanya'ya sor. FETÖ söyler sana doğruyu. Bunların amacı Türkiye'yi, baskının kol gezdiği 28 Şubat'ın o kötü günlerine geri döndürmek. Bunların asıl gayesi darbecilerin yapamadığını şark kurnazlığıyla, laf cambazlığıyla hayata geçirmek" diye konuştu.
'BU ÇIRAK BİLE DEĞİL'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İnce'nin çırak dahi olmadığını söyleyerek, "Siyasette hiçbir başarısı olmayan, elif görse mertek zanneden, milletten, ülkenin gerçeklerinden habersiz, her telefona inanan bu şahısla bizim kaybedecek vaktimiz yok. Kardeşlerim, Allah aşkına bu ülkeye cumhurbaşkanı olanın bir tecrübesi, bir deneyimi gerekmez mi? Bu çırak bile değil. Çırağa dükkan teslim edilir mi? Bu çırak bile değil. Sizin karşınızda elhamdülillah çıraklığını geride bırakmış, kalfalığını belediye başkanlığı ile İstanbul'da yapmış. Ustalığını başbakanlıkta Türkiye'de yapmış. Cumhurbaşkanlığında ustalık devam ediyor. Ama şimdi sizlerden ben baş ustalık için icazet istiyorum" dedi.
'TÜM HESAP CHP GENEL BAŞKANLIĞI İÇİN'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm hesabı kendi partilerindeki iktidar mücadelesine göre yapıyorlar. Şu an verdikleri mücadele cumhurbaşkanlığı için değil. CHP genel başkanlığı için. Artık kendi seçmenlerini de güldüren komikliklerin asıl gayesi budur" dedi.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Mitinden detay
-Erdoğan'ın konuşması

Haber: Hasan BÖLÜKBAŞ / AKSARAY (DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

ERDOĞAN: CUMHURBAŞKANI OLMAYA MI TALİPSİN, KRAL OLMAYA MI HEVESLİSİN?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aksaray'da mitingin ardından, kapalı pazar alanında aralarında çiftçilerinde bulunduğu iftara katıldı. Yaklaşık 15 dakikalık gecikmeyle iftara katılan Erdoğan, yemeğin ardında yaptığı konuşmada CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin 2'nci Kolordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel'e yönelik sarf ettiği sözlere tepkisini yineledi.
Erdoğan, "CHP'nin adayı bugün kafayı Zeytin Dalı Harekatı'nın kahraman komutanı Metin Temel paşamıza takmış. Diyor ki, Erdoğan, 'şu kadar generalin apoletini sökmüş. Bende bununkini sökeceğim.' Bana bak. Biz teröristlerin apoletini söktük. Teröristlere karşı mücadele edenin değil. Sayın Temel, bu ülkeyi vuran teröristlere karşı bir mücadele sürdürüyor. İnce, sen teröristin kim olduğunu bilmiyorsun. Zaten siz o teröristlerle Ankara'dan İstanbul'a kol kola yürüdünüz. Senin genel başkanın, teröristlerle Ankara'dan, İstanbul'a, kol kola yürüdü. Biz sizleri iyi biliriz. Bir insan ülkesinden bu kadar mı habersiz olur" dedi.Korgeneral Temel'in, parti iftarına değil, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nın iftarına katıldığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:"Protokol masasında. bir protokol mensubu olarak yerini aldı. Bir insan devletin nasıl işlediğinden bu kadar mı habersiz olur. Bunlar devlet nedir? Devlet nasıl yönetilir bunlardan haberi yok. Darbeci generallerin apoletlerini biz değil, yargı söktü. Bunu da bilesin. Cumhurbaşkanlığı'nın böyle bir yetisi yoktu, bugün yok, yarın da yok. Apolet sökmek ne demek? Sen bu ülkeye cumhurbaşkanı olmaya mı talipsin, kral olmaya mı heveslisin? Daha adayken, işi bu noktaya getiren adam Allah muhafaza o göreve gelirse neler yapar. Varın siz hesap edin. Böyle kaba, saba, meydanlarda konuşup, atmakla siyaset olmaz. Sen bu işi öğreneceksin ama iş işten geçmiş olacak ve 'atı alan da Üsküdar'ı geçmiş' olacak. "
'BU DEĞİL Mİ EDİRNE'DE HDP'NİN ADAYINI ZİYARET EDEN'
Eleştirilerini sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tabi biz bunların terörle mücadele; kahramanımıza saldırarak, darbecilere koltuk çıkaracak, kimlere göz kırptığını, kimlere selam verdiğini çok iyi biliyoruz. Bu değil mi, Edirne'de HDP'nin adayını ziyaret eden. HDP'nin şu an Edirne'de cezaevinde olan şahıs kim? Diyarbakır'da 53 Kürt kardeşimi öldürenlerin sokağa çıkmalarını isteyen değil mi? Yasin Börü yavrumuzu öldürenlerin failleri değil mi? Milletimiz Allah'ın izniyle bunlara fırsat vermeyecek. İşte bunun için biz hizmet siyaseti diyoruz. 81 vilayetimizin, 81 milyon vatandaşımızın tamamına hizmet verecek eserleri siyasetimizin merkezine yerleştirdik. Ey İnce, cezaevinde, sen teröre yardım ve yataklık edenleri ziyaret ediyorsun. Biz milletimizle iç içeyiz. Biz milletimizle beraberiz. Seçim meydanlarında sandıkta rekabet etmek başkadır. Hizmet verirken, herkesi kucaklamak başkadır. Biz siyasette de herkesi kucaklamanın gayreti içindeyiz. Ben milletimizi seviyorum" diye konuştu.
'ÜFÜRÜP DURUYORLAR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz milletimizi sevdik. Milletimizde bizi sevdi. Şimdi çıtayı öyle yükseğe koyduk ki, artık bu ülkede hiç kimsenin millete rağmen herhangi bir adım atabilmesi mümkün değil. Biz kendimize güvenmesek zaten çıtayı bu kadar yükselemezdik. Bazen kendilerini tutamayıp asıl yüzlerini ifşa etseler de artık hiçbir partinin adayı o eski söylemlerle, o eski tepeden bakan edayla konuşamıyor. Bunlar değil miydi, benim vatandaşıma 'göbeğini kaşıyan adam' diyenler? Yav bunlar değil mi, benim çiftçi kardeşime, 'onların oyuyla benim oyum aynı değil' diyenler? Bidon kafalı diyenler, bunlar değil miydi? Herkes demokraside, özgürlüklerde, haklarda etlikleri vaatleri dile getiriyor. Hizmetler noktasında ise, sırtlarında yumurta küfesi olmadığı, nasıl olsa yapmak zorunda kalmayacakları için üfürüp duruyorlar. Bu kadarını bile ülkemiz için kar görüyorum. Çünkü, geçmişte seçim kampanyaları tamamen kimlik siyaseti üzerinden yürüyordu. Şimdi demokrasi ve yatırımlar odaklı bir yere gelmiş olmamız önemli. Ama iş oraya gelince kimsenin AK Parti'yle yarışması mümkün değil. Bizim milletimize gururla gösterdiğimiz başarılar, karne ortada. Onların ise sırtında çok daha eski tarihlere giden sayısız ne yazık ki, kamburları, utanç levhaları var" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, iftar programının ardından helikopterle kentten ayrıldı.

Görüntü Dökümü
---------------------
- Erdoğan'ın iftar programında konuşması

Haber: Hasan BÖLÜKBAŞ / AKSARAY (DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

İNCE: ERDOĞAN'A SORUYORUM; O KOMUTANI İHRAÇ EDECEK MİSİN?/EK
İNCE: ÇOK MERAKLIYSANIZ, ÜNİFORMANIZI ÇIKARTIP MEYDANLARA GELİRSİNİZ
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Nevşehir'in ardından Adıyaman'da partisince Sakarya Caddesi'nde düzenlenen mitinge katıldı. İnce, sahnede vatandaşları selamladıktan sonra 'Adıyaman Türküsü'nün 'Uy aman aman aman burası Adıyaman/ Alem düşman kesilir seni sevdiğim zaman' bölümünü söyledi, ardından konuşmasına başladı. İnce; Malatya'daki iftar programında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini eleştirdiği konuşmasını alkışlayan 2'nci Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel'e yönelik tepkisini sürdürdü. Dev ekranda görüntü izleten İnce, "Benim hemşehrim Erdoğan, bir iftara gidiyor iftara. İftarda bir Ordu Komutanı var. Şimdi o görüntüyü bir gösterelim önce. Yuhalarsanız anlayamazsınız. Bakın görüyor musunuz? Diyor ki 'Sen generalin iftara katılmasından niye rahatsız oluyorsun?' Onun laflarıyla söyleyeyim. Erdoğan dürüst ol, dürüst. İftara katılmasından rahatsız değilim, mübarek Ramazan günü yalan söyleme. Sen beni eleştiriyorsun. Ordu Komutanı da alkışlıyor" dedi. İnce bu sırada 'Yuh' çekenleri de uyararak, şöyle devam etti:"Ama sürekli yuhalarsanız ben nasıl konuşacağım? Bu 'yuhu' kesin bir, derdimi anlatayım. Olmaz mı? Tamam. Şimdi bakın beni eleştiriyor, Ordu Komutanı da alkışlıyor. Disiplin Kanunu'nun 20'nci maddesinde der ki 'Siyasete karışırsanız, ihraç edilirsiniz. Bakın orduyu, ordu mensuplarını uyarıyorum. Kalkanları nasıl kaybettiğimizi bilin. Ordu ne zaman siyasete girdi, kalkanları kaybetti. AK Parti İl Başkanı değilsin, orada beni eleştirirken alkışlayamazsın. Eğer Allah nasip eder, millet isterse Cumhurbaşkanı olduğumda o generalin apoletlerini sökeceğim. Erdoğan emekli Cumhurbaşkanı olacağına göre, istiyorsa onun yanında emir eri olabilir. Ordunun üçte biri ilkokul mezunu FETÖ'nün emrine girmiş, üçte biri bu hale gelmiş. Bu nasıl bir şey ya, bu nasıl bir şeydir? Siz siyaset yapamazsınız. Eğer çok meraklıysanız, üniformanızı çıkartıp meydanlara gelirsiniz. O generale sesleniyorum; sen Erdoğan'ın generali değilsin, milletin generalisin." Ardından Başbakan Binali Yıldırım'ı eleştiren İnce, "Bu yorgun kampanya döneminde beni dinlendiren, güldüren, yorgunluğumu alan bir Binali Yıldırım var. Dün demiş ki 'Muharrem İnce sen FETÖ'yü getirecek misin, getirmeyecek misin?' Yani kazanacağıma inanmış o da. Sayın Binali Yıldırım, ben sana benzemem, ben FETÖ'nün ayağına gitmem. Ben isteyeceğim o benim ayağıma gelecek" dedi.
'TÜTÜNDE HAPİS CEZASINI KALDIRACAĞIM'
Muharrem İnce, eline bir vatandaştan aldığı tütün maketini de göstererek, kendisinin de çocukluğunda tütünle uğraştığını anlattı. Bölge halkının önemli geçim kaynaklarından olan tütünde hapis cezasını kaldıracağını ifade eden İnce, "Belki de hiçbiriniz bilmiyorsunuz. Benim çocukluğum tütün tarlalarında geçti. Biz sabah 4'te giderdik, kırmaya giderdik at arabasıyla annemle beraber. Sabah 9'da gelir; o eller zifir olur, kolay kolay da çıkmaz. Sonra başlardık onları dizmeye. Kışın bir de elden geçirirdik. Sonra 7 yaşından 70 yaşına kadar herkes çalışırdı. Ama size şunu söyleyeyim; kendi ülkemizin topraklarında ekilen tütünü bile kaçak tütün yaptı bunlar. Bunların 1200 odalı sarayı var ama yatacak yeri yok. Bu tütün paralarıyla okudum ben. Bunlar Amerikan tütün şirketlerine teslim oldular. Amerikan tütün şirketlerine benim milletimin insanlarını sattılar. Tütün zararlı ama tütün tüketiliyor. Türk tütününü yasaklayamazsın. Tütünde hapis cezasını kaldıracağım size söz" diye konuştu.
'EN BÜYÜK PROJEMİZ HUZUR'
Muharrem İnce, 24 Haziran sonrası Cumhurbaşkanı olması halinde vaatlerini anlatarak, şöyle konuştu:"Her gittiği yerde benim hemşehrim diyor ki 'Ben yerliyim, ben milliyim'. Ona bir soru. Saraydaki mermerler Afyon'dan mı, Bilecik'ten mi, Hindistan'dan mı? Senin sarayının biraz ilerisinde Anıtkabir var, hani zorla gittiği Anıtkabir. Size bir şey söyleyeyim mi o saraydaki mermerler Hindistan'dan ama Anıtkabir'deki mermerler Osmaniye'den, Afyon'dan, Bilecik'ten. En büyük projemiz huzur. Önce barış. Bu milleti barıştıracağız. Birinci 'B', barışacağız. Türk-Kürt, Alevi-Sünni, kadın-erkek, sağcı-solcu yok. 4 Mayıs günü aday olduktan sonra CHP rozetini çıkardım. Türk bayrağını taktım. Hepimizi simgeliyor. Ekonomik olarak büyüyeceğiz. Nasıl büyüyeceğiz? Merkez Bankası bağımsız olacak. Hukuk devleti olacak. Yerli, yabancı yatırımcı Türkiye'deki sisteme, düzene, mahkemeye inanacak. Sonra ekonomimizi hukuk devleti olarak düzelteceğiz. Mazotu çiftçiye 3 liradan vereceğiz. Seçilir seçilmez OHAL kalkacak. Ayrıca Sayın Erdoğan hızlı tren projesini iptal edeceğimi söylemişler. Bunu kim söylemişse yalan söylemiş."
'ASLA KİNDAR NESİL YETİŞTİRMEYECEĞİZ'
Eğitimle ilgili projelerini de anlatan İnce, asla kindar nesil yetiştirmeyeceklerini belirterek, "Çocuklarımızı eğitmezsek bir yere varamayız, yoksullaşırız. Ben dindar neslin yetişmesinden hiç rahatsız olmam ama bu devletin görevi değil, ailenin görevidir. Aile isterse çocuğunu dindar yetiştirebilir. Ben de çocukken Kuran kursuna gönderildim ailem tarafından. Biz devleti yönetirsek din dersini kaç saat istiyorsa veririz, hiç sıkıntı yok. İstemeyenlere vermeyiz. Asla kindar nesil yetiştirmeyeceğiz. Biz çocuklara fizik, kimya öğreteceğiz. Her mahalleye kreş açacağız. O zaman sloganımız ne olacak; 'Çocuk kreşe, kadın işe'. Kadınların iş hayatına katılması bizim için çok önemlidir. O meydanlara geliyor diyor ki 'Çocuk sayısı 3 olsun'. Sonra kesmiyor 3, 5 olsun. Şimdi bakın aramızdaki farkı söylüyorum; çocuk bezinde KDV yüzde 18, çocuk mamasında KDV yüzde 8, sütte KDV yüzde 8. Değerli Adıyamanlılar son sözüm şu olsun; çocuğun donundan yüzde 18 KDV alan hükümetten adam olmaz" dedi. İnce, konuşmasının ardından kendisini dinlemeye gelenlerle selfie yapıp, güvercin uçurduktan sonra Malatya'ya hareket etti.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
- Sakarya Caddesi
- Miting alanı
- Vatandaşların slogan atması
- Muharrem İnce'nin vatandaşlara seslenmesi
- Genel ve detay görüntüler

Haber: Mücahit YOLCU - Kamera: Mahir ALAN - ADIYAMAN,(DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

İNCE, MALATYA'DA KONUŞTU: CUMHURBAŞKANI OLDUĞUMDA APOLETLERİNİ SÖKECEĞİM'

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Adıyaman'daki mitingin ardından Malatya'ya geçti. İnce, Büyükşehir Belediyesi yanında bulunan miting alanında toplanan kalabalığa seslendi. Korgeneral İsmail Metin Temel'in apoletlerini sökeceğini burada da yineleyen İnce, "Sayın Erdoğan, hemşerim burada bir iftar veriyor. Arkada partisinin reklamları kürsüye çıkıyor bana 'Çırak' diyor. Beni eleştirmeye çalışıyor. Beni eleştirirken, bana laf söylerken orada bir general alkışlıyor. TOBB, TESK başkanı alkışlıyor. TSK, milletin silahlı kuvvetleridir. Erdoğan'ın emir eri değildir. Şimdi soruyorum; sayın general sen orada alkış yapıyorsun. 24 Haziran'da Allah'ın izni milletimizin isteği ile cumhurbaşkanı olduğumda senin apoletlerini sökeceğim. Bana cevap vermiş 'Millet o apoletleri sökme iznini sana vermez' demiş. Sen sökünce iyi de ben sökünce niye kötü oluyor? Eğer o general beni eleştirirken alkış yapıyorsa milletin değil, Erdoğan'ın generali ise ona bir tavsiyem var; Erdoğan 24 Haziran'dan sonra emekli olacak, kendisi de gidip onun emir eri olabilir. TOBB, TESK başkanına sesleniyorum; korkmayın bu kadar, beliniz plastikten olmasın, biraz dik durun. Ne çok parayı seviyorsunuz şu üç günlük dünyada, değer mi bu kadar para için azar işitiyorsunuz? Yazıklar olsun yazıklar olsun" dedi.
'ALAN BAZLI DESTEKLEMEYİ KAYISI DA MUTLAKA YAPACAĞIZ'
Muharrem İnce alan bazlı desteklemeyi kayısıda da yapacaklarını ifade ederek, "Kayısı sadece bir meyve değildir. Geçim kaynağıdır, mutfaktaki yemektir. Bunun bilincindeyim. Alan bazlı desteklemeyi kayısı da mutlaka yapacağız" diye konuştu.
'BİR DE BİNALİ YILDIRIM VAR HEPİMİZİN NEŞESİ'
Başbakan Binali Yıldırım'ı da eleştiren İnce, "Bir de Binali Yıldırım var hepimizin neşesi. Sayın Erdoğan'ı ziyarete gittim başarılar dilemek için. Görüşmeye gittiğimde 'Kemal bey seni harcadı, sen genel başkan olacaktın. Genel başkan da olamayacaksın kaybettin' dedi. Ben de dedim ki 'Yok beni değil, seni harcadı. Ben cumhurbaşkanı olacağım' dedim. Binali Yıldırım, 'Muharrem İnce sen FETÖ'yü getirecek misin?' dedi. Ne demek? Yani kazanacağıma inanıyor. Ona cevabım Malatya'dan olsun; Sayın Binali Yıldırım ben sizin gibi FETÖ'nün ayağına gitmem, isterim benim ayağıma gelir" ifadelerini kullandı.
'TÜRK TÜTÜNÜNDE ZEHİR VAR DA AMERİKA TÜTÜNÜNDE VİTAMİN Mİ VAR?'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önceki gün Adıyaman'da yaptığı mitinge de değinen İnce, "Erdoğan dün Adıyaman'da 'Tütün zararlı' demiş. Türk tütünü yasaklayıp, kaçak muamele yapıyorsun sonra Amerikan tütünü içiriyorsun. Türk tütününde zehir var da Amerika tütününde vitamin mi var? Tütün ile gelen hapis cezasını hemen kaldıracağız. Tabi tütün zararlı. Amerika tütünü niye faydalı? Bunların yerlilik, millilik ile alakası yok. Türk çiftçisini Amerikan sigara tekellerine ezdirdiler. Bunlar gayri millidir" diye konuştu.İnce, konuşmasının ardından kalabalıkla fotoğraf çektirdi.

Görüntü Dökümü
-----------------------
- Miting alanı
- Katılanlar
- Bayrak sallayanlar
- Sloganlar
- Güvenlik önlemi
- Yağmurum yağmasıyla açılan şemsiyeler
- Muharrem İnce'nin konuşması
- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera:Taha AYHAN/MALATYA,(DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

KARAMOLLAOĞLU: DEVLETİN EN ÖNEMLİ MESELESİ ADALETİ TESİS ETMEKTİR

Saadet Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, memlekette huzurun ve barışın olmasının temelinde adalet yattığını belirterek, "Devletin en önemli meselesi adaleti tesis etmektir. Küfürle yönetim devam edebilir ama zulümle devam etmez. Bunu bileceğiz" dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, İzmit Milli İrade Meydanı'nda partililere seslendi. Huzur ve barış içerisinde bir seçim yapılmasını arzu ettiğini söyleyen Karamollaoğlu, "Bir seçime gidiyoruz. Bu seçimin huzur ve barış içerisinde yapılmasını arzu ediyoruz. Seçimler siyasi partilerin birbirleriyle kavga ettikleri, birbirlerini çekiştirdikleri ve suçlamalarda bulundukları ortamlar olmamaları gerekir diye düşünüyorum. Siyasi partiler ülkelerin problemlerini çözmek ve halkın derdine derman olmak için varlar. Benim düşüncemi ve fikrimi beğenmeyenler mangalda kül bırakmıyorlar. Derdiniz nedir diye sorduğumuzda da bir iki kelimeyle geçiştiriyorlar. Bunlara inat ben seçim gününe kadar kimseyle kavga etmeden, bazı insanların seviyesine düşmeden ülkemizin problemlerini dile getirmeye ve çözüm önerilerini sunmaya ısrarla devam edeceğim" dedi.
'İKTİDAR ADALETE BAKIYOR İNŞAATI GÖRÜYOR, SAĞLIĞA BAKIYOR İNŞAATI GÖRÜYOR'
Gençlerin hayata hazırlanabilmelerinin ciddi bir eğitim politikasıyla gerçekleşeceğini ifade eden Karamollaoğlu, "İktidar adalete bakıyor inşaatı görüyor, sağlığa bakıyor inşaatı görüyor. Allah rızası için bunun içeriğini düşünün. Biz gençlerimizin en güzel şekilde yetişebilmeleri, en vasıflı şekilde yetişebilmeleri için gençlerimizin değerlerini ihya etmeye, siyasilerin özellikle kendi yaşantılarıyla gençlere örnek olmasıyla başlar. Siz malı mülkü her şeyin önünde tutarsınız o zaman toplumda üçkağıtçılar itibar görmeye başlar. Bugün ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu şey kucaklaşma ve barışmadır. Biz bunu bir bütün olarak yapacağız. Elbette farklı kanaatlerimiz olacak. Sık sık bir şey söyleniyor, 'Beka problemiyle karşı karşıyayız, dış güçler' diyorlar ya bunlar önce içimizde kutuplaşmak için gayret gösteriyorlar. Bunu görün. Bizim bu memlekette huzurun ve barışın olmasının temelinde adalet yatar. Hak anlayışı yatar. Bir memlekette adalet sağlanmıyorsa birileri kendi inandıkları adaleti gerçekleştirmek için zorbalığa başvurur. Devletin en önemli meselesi adaleti tesis etmektir. Küfürle yönetim devam edebilir ama zulümle devam etmez. Bunu bileceğiz" diye konuştu.
'AVRUPA TEKNOLOJİK YÖNDEN ALIP BAŞINI GİTMİŞ'
İşin ehline verilmesi gerektiğini belirten Karamollaoğlu, "Avrupa teknolojik yönden alıp başını gitmiş. Biz çok gerilerindeyiz. Biz yolsuzluğa, israfa, rüşvete hiçbir zaman bulaşmayacağız ve kimsenin de bulaşmasına fırsat vermeyeceğiz. Bu söz vererek olmaz bu fiilen icra edilecek bir durumdur. Ehliyet önemlidir, liyakat önemlidir. Siz işi ehline vereceğinize yandaşa verirseniz yemeği berbat edersiniz yenmez. Birileri milli geliri ölçerken borcu bunun içine koyuyor, faizi de bunun içine koyuyor ve 'Bak ne kadar büyüdük' diyor. Bir hastalık var adı obezite diyorlar. Kaslar gelişmemiş. Siz ekonomiyi obezite hastalığına tutulacak hale getirirseniz o ekonomi güçlü olmaz. Doların yükselmesine mani olamazsınız, dış ticaretiniz her zaman açık verir. Kendinize gelin demek mecburiyetindeyiz. İktidar bizim omzumuza yüklendiğinde biz bu söylediklerimize harfiyen uymayı kabul ediyoruz. Türkiye'mizde o inşaatı kim yapıyorsa onun geri ödenmesi garantisi verilmeden iş yapılmıyor. O zaman bizim aklımıza da yolsuzluk geliyor. Bunların fizibiteleri nerede. İhaleler yapılırken herkes ihalenin kime verileceğini öğreniyor. Olmaz. Biz bunu değiştirmekte kararlıyız. Hükümet denetlenebilir olmalıdır" dedi.
'EKONOMİ BİZİM EN ÖNEMLİ MESELEMİZDİR'
Esnafın sıkıntı içinde olduğunu söyleyen Karamollaoğlu, şöyle konuştu:"Elbette esnafımızın elinden tutacağız. Esnaf bugün borçlarını ödeyemez hale geldi. Özellikle üretim yapan küçük esnafımızın büyüyebilmesi için kesinlikle orta ölçekli siteler kuracağız. Biz bu esnaflarımızın ihtiyaçlarını karşılamaya ve onların önünü açmaya mecburuz. Şimdiye kadar kimse bunlara dönüp bakmadı bile. Esnafımızı canlandırmak için gerekli desteği sağlayacağız. Sanayicimize gereken destek verildiğinde Türkiye'yi uçuracaklarına inanıyorum. Bizim hükümetimiz dışarıdan gelecek para babalarını bekliyor Türkiye'ye getirsinler diye. Adaletin şüphe olduğu bir ülkeye dışarıdan kimse gelmez. Sanayici nazlı insandır. Eskiden bir ihraç ederdik. Küçükbaş hayvancılıkta Suriye, İran'a gitmesin diye tedbir alınırdı. Şimdi bizi dışarıya muhtaç hale getirdiler. Sanayide de bu böyledir. Ekonomi bizim en önemli meselemizdir. Ekonomi kaynak demektir. İşsizliği önleriz. İşsizimiz 2-3 sene içinde tarihe karışacak. Bu iktidarı değiştirmeden bu işlerin değişmesi zor. Dolarımız ateş almış gibi 5-6 lira yükselmeyecek bizim paramız değer kazanacak. Bu işler kolay değil. Deveye hendek atlatmak kolay değil."

Görüntü Dökümü
----------------------
-SP Genel Başkanı konuşması
-Partililer

Haber: Ergün AYAZ-Dinçer AKBİR - Kamera: Alişan KOYUNCU / İZMİT (DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

BAKAN ÇAVUŞOĞLU: 30 BİN AHISKA TÜRKÜNE VATANDAŞLIK VERİLECEK

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya'daki seçim çalışmaları kapsamında Konyaaltı Caddesi'nde kendisine ait seçim ofisinin açılışını yaptı. Açılışa Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, AK Parti Antalya milletvekili adayları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bakan Çavuşoğlu, seçim ofisi açılışına geldiği sırada bir grup Antalyaspor taraftarı tarafından meşaleler ve konfetilerle karşılandı. Bakan Çavuşoğlu, seçim ofisinin açılışının ardından Dünya Ahıska Türkleri Birliği'nin (DATÜB) Çağlayan Mahallesi'ndeki ofisinin açılışına katılırken, "Önce 24 bin civarında, şimdi de 30 bin civarında Ahıska Türk'ü için vatandaşlık veriyoruz" dedi.
'HERKESE ULAŞMAMIZ LAZIM'
Seçim ofisinin açılışında kendisini yalnız bırakmayan dostlarına ve Antalyalılara teşekkür eden Bakan Çavuşoğlu, şunları söyledi:"24 Haziran'dan sonra Türkiye'de şahlanış başlayacak. Bugüne kadar yaptıklarımız hep sağlam bir temel ve şimdi bu temel üzerinde Türkiye'nin geleceğini birlikte inşa edeceğiz. Adaylar ortada, kim vizyon koyuyor, kimin hedefi var, kimin projesi var, kim yapmayı taahhüt ediyor, kim yıkmayı taahhüt ediyor, kim yatırımları devam ettirecek, kim durduracak halkın huzurunda bunları söylüyorlar. Halkımız da gerçekleri görüyor. Türkiye'yi gelecek hedeflerine kim taşıyabilir, kim taşıyamaz halkımız bunu biliyor. Ben size soruyorum, Recep Tayyip Erdoğan'dan ve onun çalışma arkadaşlarından başka 2023 Cumhuriyetimizin 100'üncü yılıyla ilgili bir proje ortaya koyan var mı? Antalya'mız için 'şuraya da bir çeşme yapacağız' diye ortaya bir proje koyan var mı? Çünkü bunların böyle bir derdi yok, 'Hazırdakini yiyelim, var olanları yıkalım, yok edelim.' O yüzden herkese bunu anlatmamız lazım. Herkese ulaşmamız lazım. Sizlerden de beklentimiz 24 Haziran'a kadar ulaşmadık dost, telefon açmadık arkadaş bırakmamanız. Tüm kapıları çalacağız."
AHISKA TÜRKLERİ İLE İFTAR
Bakan Mevlüt Çavuşoğlu, seçim ofisinin açılışının ardından Dünya Ahıska Türkleri Birliği'nin (DATÜB) Çağlayan Mahallesi'ndeki ofisinin açılışına katıldı. Açılışın ardından da Muratpaşa Kent Meydanı'nda DATÜB'ün iftarına geçti. Bakan Çavuşoğlu buradaki konuşmasında, "Dünya, her halka, millete ya da ülkeye adil davranmıyor. Bunlardan bir tanesi de tarihte Ahıska Türkleri olmuştur. Milletvekili olduğum dönemde yurtdışındaki Türklerin durumu nedir çalışmasını başlattık ve Ahıska Türklerinin sürgünlerini ve çektiği acıları daha da yakından öğrendik. O günden bugüne kendimi Ahıska Türklerine adadım. Ahıska Türkleri acılar, sürgünler yaşamış.1944'de Stalin'in sürgünü, 89'da Fergana'da maalesef kardeş kavgası olmuş, fitne galip gelmiş ve Ahıska Türkleri için bir sürgün daha. Ahıskalı kardeşlerimizin bugün seyahati halen bitmiş değildir. Ama gittikleri her yerde Türk olduğunu, Müslüman olduğunu örf, adet ve geleneklerini hiç unutmadıkları gibi yeni nesillere taşımışlar. Bugün Dünya Ahıska Türkleri kimsesiz, sahipsiz değildir. Dünyanın neresinde bir Ahıskalı varsa hepsine ulaşıyoruz. Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin lideri Recep Tayyip Erdoğan sayesinde Ahıska Türkleri kimsesiz, sahipsiz değildir" dedi.
30 BİN AHISKA TÜRKÜNE DAHA VATANDAŞLIK
Ahıska Türklerinin anavatanına geri dönüş hakkının sağlandığın, belli sayıda da dönüş olduğunu dile getiren Mevlüt Çavuşoğlu, "Ahıska Türkleri 'Bizim için vatan Türkiye'dir, biz Türkiye'de yaşamak istiyoruz' diyorlar ve biz bundan da memnunuz. Türkiye'de yaşamak isteyen Ahıskalı kardeşlerimizin sorunlarını çözmek de bu kardeşinize ve Türkiye Cumhuriyeti'nin lideri Recep Tayyip Erdoğan'a nasip oldu. Oturum sorununuz çözüm buldu. Şimdi siz 'biz artık vatandaşlık istiyoruz' dediniz. Eylül ayında kanunu çıkardık. Önce 24 bin civarında, şimdi de 30 bin civarında Ahıska Türk'ü için vatandaşlık veriyoruz. Ahıska Türkleriyle birlikte inşallah Türkiye'yi büyüteceğiz, kalkındıracağız. Sizlerle etle tırnak gibi olduk" diye konuştu.Konuşmanın ardından ise DATÜB Başkanı ZiyatdinKassanov tarafından Bakan Çavuşoğlu'na plaket takdim edildi, Ahıska Türklerinin geleneksel giysisi giydirilerek, armağan edildi.

Görüntü Dökümü
------------------------
- Bakan Çavuşoğlu'nun seçim bürosuna gelmesi
- Vatandaşların Bakan Çavuşoğlunu karşılaması
- Bakan Mevlüt Çavuşoğlu'nun konuşması
- Açılış kurdelasının kesilmesi
- DATÜB merkezinin açılış kurdelasının kesilmesi
- Bakan Çavuşoğlu ve eşinin iftar alanına gelişi
- Protokol masasının görüntüsü
- İftara katılanların görüntüsü
- Bakan Mevlüt çavuşoğlu'nun konuşması
- Çavuşoğlu'na geleneksel giysi giydirilmesi
- Detaylar

Haber: Mehmet ÇINAR-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,(DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

İSMET YILMAZ, SİVAS'TA RAYBÜS KULLANDI/EK
'TÜRKİYE ATEŞ ÇEMBERİNDE İSTİKRAR ADASI'
Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Kangal ilçesindeki programın ardından raybüsle Divriği ilçesine geçti. Bakan Yılmaz ve beraberindekiler Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) 'Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan ve Avrupalı bazı bilim adamlarının 'Anadolu'nun El Hamrası' olarak nitelendirdiği Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası'ndaki restorasyon çalışmalarını inceledi. Bakan Yılmaz, restorasyonu yürüten firmanın genel müdürü Mukadder Er'den bilgi aldı. Yılmaz daha sonra ilçe merkezindeki Cumhuriyet Meydanı'nda ilçe esnafı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Bakan Yılmaz burada yaptığı konuşmada 24 Haziran'da bir seçime gidileceğini belirterek, "Bu seçime geçen yıl millet karar verdi, dedi ki hükümeti bundan sonra ben kuracağım. Dolayısıyla milletin hükümeti kurma kararı doğrultusunda alınan karar uyarınca ilk defa bu seçimde uygulamaya geçecek. Millet neye karar verecek, bir milletvekillerini seçecek parlamentoyu oluşturacak, cumhurbaşkanını seçecekler, hükümeti oluşturacak. Milletin yetkisi eskiden birdi, yani bir parlamentoyu seçerdi şimdi milletin yetkisi 2 oldu. Ne yapacak, hükümeti de millet kuracak. Sabah oy vereceksin sandığa, akşam sandık açıldığı zaman hükümetin kurulduğunu bileceksin. Bu hükümetin adı millet kurduğu için millet hükümeti diyoruz" dedi.
'SİZE GÜVENMEYENLERE, SİZ GÜVENİR MİSİNİZ?'
Bakan Yılmaz, muhalefet partilerinin tekrar eski sisteme dönme yönündeki açıklamalarını eleştirerek şöyle dedi:"Şimdi bazıları diyor ki, 'Biz tekrar eski sisteme döneceğiz. Niye? Bu millete verilen hak fazla diyor. Niye? Bu millet kimi seçeceğini bilmez diyor. Niye? Bu millete güvenilmez diyor. Şimdi sorum şu? Size güvenmeyenlere siz güvenir misiniz, sizi cahil görenleri sizden daha nitelikli görür müsünüz? İnanıyorum ki bu aziz millete kendini yetersiz görenlere, bütün hakkın sahibi millet geçen referandumdaki almış olduğu 'bu hak bana aittir' dedi, bu seçimde elinden almayı vaat edenlere oy vermeyecektir diye düşünüyorum. Çünkü bu milletin terazisi bu ana kadar şaşmamıştır. Bakın bu seçim ne seçimidir denildiğinde 2 şeyi söylemek lazım. Milletten hak alanlar, milletin hakkına saygı duyanlar. Kim milletten hak alacak? Millet hükümeti kuracak, biz ne karar verirseniz amenna diyoruz. Diğerleri de diyor ki 'Hayır olmaz, bu millet hükümeti kurmasın, bu millet bu doğrultuda oy kullanmasın, bu millet doğrultuda karar vermesin' diyor. Dolayısıyla bundan sonra söz aziz milletimize aittir. Ya karar sende, hükümeti kurmaya ya sen karar vereceksin, ya da diyeceksin ki 'ben hükümet kurmayı bilmem, bu diğer muhalefet partileri doğru söylüyor, ben milletvekili seçeyim onlar da istediklerini kursun'. Ama biz inanıyoruz ki bu vatanın sahibi millet, egemenliğin sahibi millet, millet ne yaparsa doğruyu yapar. Bu ana kadar milletin vermiş olduğu karardan herhangi birisinden biz bir hata görmedik, bir yanlış görmedik, bir zarar görmedik. İnanıyoruz ki bu 24 Haziran'da vereceğiniz kararla milletimiz kendi hakkına, hukukuna sahip çıkacaktır diye düşünüyoruz."
'TÜRKİYE ATEŞ ÇEMBERİNDE İSTİKRAR ADASI'
Dünyanın büyük bir değişim ve dönüşüm içerisinde olduğunu kaydeden Bakan Yılmaz şöyle devam etti:"Dönemimiz çok fazla değişim dönüşüm dönemi. Bu değişimi yakalayan ülkeler kendi halkını refaha ulaştırıyor. Kendi milletine halkına daha iyi imkanlar sunuyor. Ama bu değişimle dönüşümü yakalayamayanlar o zaman kendi halkına milletine çok büyük bedeller ödetiyor. Türkiye, gerçekten bu tür ateş çemberi içerisinde bir istikrar adası durumunda. Bunu da istikrarla güvene borçluyuz. Bu aziz millet 2002 yılından bu yana kadar her seçimde istikrar ve güvenin devamı doğrultusunda karar verdi. Bu seçimle de inşallah istikrarı kurumsallaştıracağız. İstikrarla güven kurumsal hale gelsin istiyor muyuz? Eğer istikrar daim olsun, Türkiye'de huzur daim olsun, ekonomi kalkınma daha iyi olsun, devleti güçlendirelim, ekonomimizi büyütelim, daha adaletli bir dağıtım yapılsın diyorsanız, oy vereceğiniz kesim belli. Hak millettedir, bu millet ne tercihte bulunursa başımız gözümüz üstüne diyoruz. Güçlü bir meclisi, hükümeti seçmenizi istiyoruz. Meclisle hükmet arasında güven ve uyumun olmasını da istiyoruz. Eğer hükümeti başka yerden seçerseniz Türkiye zaman kaybeder. Bundan dolayı da diyorum ki güçlü hükümet, güçlü meclis, güçlü Türkiye olacaktır. Biz milletimize güveniyoruz." Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Divriği programının ardından raybüsle Sivas kent merkezine hareket etti.

Görüntü Dökümü
-------------------------
-Divriği ilçesi ziyareti
-Ulu cami ziyareti
-İftar programı
-Burada yaptığı konuşma

Haber-Kamera: SİVAS,(DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

AK PARTİLİ ÜNAL AÇILIŞLAR YAPIP, İFTARA KATILDI

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Kahramanmaraş'ta merkez Onikişubat İlçe Belediyesi tarafından yaptırılan Memur ve İşçi Emeklileri Okuma Salonu ile Şehit İlhan Güleç Bilgi ve Kültür Evi'nin açılışını gerçekleştirdi. Ünal daha sonra Onikişubat Belediyesi'nin verdiği iftara katıldı. Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek'in ev sahipliğinde Batıpark Spor Salonu'nda gerçekleştirilen iftarda konuşan Mahir Ünal, vatandaşlardan geçmişi unutmamalarını isteyerek, şöyle konuştu:"Eğer biz geçmişte yapılanları unutursak. Biz, çaresizliğimizi unutursak. Biz, inancımızdan dolayı bize yapılan baskıları unutursak Biz, 70 sente muhtaç olduğumuz günleri unutursak. Biz, IMF'nin önünde el ovuşturduğumuz günleri unutursak. 500 milyon borç bulmak için ülke ülke dolaştığımız günleri unutursak. Hastane kapıların da rehin kaldığımız, acillere alınmadığımız günleri unutursak. Bacılarımızın başörtüsünden dolayı üniversitelere kabul edilmediği günleri unutursak. Biz; imam hatipte okuyan, dinini, diyanetini öğrenmek için imam hatibe gitmiş öğrencilerin üniversiteye kabul edilmediği günleri unutursak. Sırf, imam hatipler üniversiteye girmesin diye 8 yıllık mecburi eğitimi getirenleri unutursak istikametimizi kaybederiz. Hedefimizi kaybederiz. 2023'ü, 2053'ü 2071'i gerçekleştiremeyiz. Ve biz; Recep Tayyip Erdoğan'ın bu millete ömrünü feda ettiğini unutursak, yine hedeflerimizi kaybederiz. Biz; 24 Haziran'da ellerini ovuşturarak bekleyenlerin, Recep Tayyip Erdoğan'ın devrilmesini bekleyenlerin, hani bir ana muhalefet genel başkanı var ya, 'Avrupa bize yardım ederse Erdoğan'ı deviririz' diyor ya, Avrupa'ya, Amerika'ya, içeride onlarla işbirliği yapanlara 24 Haziran'da bu milletin geleceği için biz bir tokat atacağız. Biz siyasetçi değiliz, milletin ta kendisiyiz." İftarın sonunda Başkan Hanefi Mahçiçek, Mahir Ünal'a hediye verdi.

Görüntü Dökümü
----------------------
- Mahir Ünal'ın gelişi
- Vatandaşları selamlaması
- Ünal'ın konuşması
- Vatandaşlarla fotoğraf çektirmesi
- Hanefi Mahçiçek'in Mahir Ünal'a hediye vermesi

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ,(DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

TÜRK-İŞ GENEL BAŞKANI ATALAY'DAN TAŞERON İŞÇİ AÇIKLAMASI

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, 85 bin taşeron işçinin kadroya geçmediğini belirterek, "Bugün Sayın Başbakan ile bu konuyu görüştük. Zannediyorum Pazartesi ya da Salı günü bu konuyla ilgili bir açıklama yapmasını bekliyoruz" dedi.
Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Ağaç-İş Sendikası Kocaeli Şubesi tarafından düzenlenen iftara katıldı. İftarda işçilerle buluşarak taleplerini dinleyen Atalay, "Bugün öğlen saatlerinde Sayın Başbakan ile birlikte Ankara'dan Bolu'ya birlikte geldik. Çalışma hayatı ile ilgili bir iki konu hakkında görüştük. Türk-İş olarak bu ülkede 1952 senesinden beri varız. Temsil ettiğimiz insanlardan, arkadaşlarımızdan önce bizim için temsil ettiğimiz ülke önemli. Önce Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarları, ardından temsil ettiğimiz arkadaşlarımızın haklarını korumak ve yerine getirmek. Malumunuz, biz Ocak ayında aldığımız ücreti sene sonunda da almamız gerektiğini ifade ediyoruz 2 senedir. Taşeronla ilgili sıkıntılarımız var. Taşeronun bir bölümü kadroya geçti. 85 bine yakın arkadaşımız var kadroya geçmeyen. Bugün Sayın Başbakan ile bu konuyu görüştük. Zannediyorum Pazartesi ya da Salı günü bu konuyla ilgili bir açıklama yapmasını bekliyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü
------------------------
-İftardan görüntüler
-Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay'ın konuşması
-Detay

Haber: Dinçer AKBİR - Kamera: Alişan KOYUNCU / BAŞİSKELE(Kocaeli), (DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

SEÇİM STANDINDA İYİ PARTİLİLER İLE MHP'LİLER ARASINDA KAVGA ÇIKTI: 6 YARALI

Bursa'da, Emirsultan meydanında seçim standı kuran İYİ Partililer ile MHP'liler arasında çıkan kavgada 6 kişi yaralandı.
Olay, merkez Yıldırım ilçesi Emirsultan Meydanı'nda meydana geldi. İddiaya göre, aynı meydanda seçim standı kuran İYİ Partililer ile MHP'liler arasında yan bakma meselesi yüzünden kavga çıktı. Taş, sopa ve sandalyelerin kullanıldığı kavgada 6 kişi yaralandı. Yaralılar, olay yerine sevk edilen ambulansla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, Çevik Kuvvet ekipleri bölgede guvenlik önlemi aldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü dökümü:
-----------------------
-Olay yerinden görüntü
-Polislerden görüntü
-Ambulansın gidişi
-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Berktuğ ÖNCÜ/BURSA, (DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

KAÇAN TOPUNU ALMAK İÇİN KELKİT ÇAYI KENARINA GİDEN ÇOCUK KAYBOLDU

TOKAT'ın Reşadiye ilçesinde, parkta oynarken Kelkit Çayı kenarına kaçan topunu almak için giden 7 yaşındaki Halil Karaçam kayboldu.
Olay, saat 16.00 sıralarında Reşadiye ilçesi Kayalık Mahallesi parkında meydana geldi. Hayrettin ve Sevim çiftinin 3 çocuğundun 2'ncisi olan Halil Karaçam, arkadaşları ile birlikte çocuk parkında top oynamaya başladı. Bu sırada çocukların oynadığı top, parkın tel örgülerini aşarak yaklaşık 300 metre aşağıda bulunan Kelkit Çayı'nın kenarına düştü. Topu almak için giden Halil Karaçam aradan bir süre geçmesine rağmen geri dönmedi. Bunun üzerine arkadaşları Kelkit Çayı kenarına gitti. Halil'i orada göremeyince durumu ailelerine haber verdi. İhbar üzerine güvenlik güçleri de harekete geçti. Olay yerine gelen polis ekipleri ve ilçe sakinleri çayın etrafında çocuğu aramaya başladı. Ancak aramalar sonuç vermedi. Havanın kararmasıyla birlikte arama çalışmaları sonlandırıldı.

ARAMA ÇALIŞMALARI SABAH DEVAM EDECEK
Çocuğun Kelkit Çayı'na düşmüş olabileceği değerlendirilirken, Sivas'ın Suşehri ilçesinde bulunan Kılıçkaya barajının kapakları akşam saatlerinde kapatıldı. Arama çalışmaları su seviyesinin düşürülmesiyle bu sabah yeniden başlatılacak. Arama çalışmaları için bölgeye AFAD, UMKE, Emniyet ve Jandarma Su Altı Arama Kurtarma ekipleri çağrıldı.

Görüntü Dökümü
---------------------------
-Kelkit çayı kenarından görüntüler
-Çocukların top aynadığı park
-İlçeden görüntüler
-Kayıp çocuğun fotoğrafı

Haber-Kamera:Fatih YILMAZ/REŞADİYE,(Tokat),(DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

BOTAN ÇAYI'NA DÜŞEN ÇOCUK KAYBOLDU

SİİRT'in merkeze bağlı Yığıllı mezrasında, ailesiyle birlikte Botan Çayı'nın kenarına giden 7 yaşındaki Yusuf Başaran, suya düşerek kayboldu.
Siirt'in merkeze bağlı Yığıllı mezrasında ikamet eden ve ailesi ile beraber Botan Çayı'nın kenarına giden Yusuf Başaran, çay kenarında oyun oynadığı sırada dengesini kaybederek suya düştü. Başaran'ın suya düştüğünü gören ailesi ve çevredekiler arama kurtarma çalışmalarına başladı. Bu sırada yapılan ihbar üzerine olay yerine gelen AFAD ekipleri de arama çalışmalarına katıldı. AFAD ekipleri, nehirde botlarla küçük Yusuf'u arama çalışmalarına devam ediyor.

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

Görüntü Dökümü
-----------------------
- Olay yerinden görüntüler
- Köylülerin niherde kol kola girerek arama yapması
- Arama çalışmalarından görüntü.

Haber-Kamera; Mehmet Yücel DURAK SİİRT /DHA
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

ALPASLAN BEBEK İÇİN UYGUN İLİK ARANIYOR

UŞAK'ta yaşayan Rukiye Cidan (40) ve Yemliha Cidan (47) çifti, ilik nakli olması gereken oğulları 9 aylık Alpaslan Cidan'ın operasyonu için gün sayarken, donörün son anda vazgeçmesiyle şok yaşadı. Kızılay tarafından verilen bilgide, bağışçının donör olmak için uygun olmadığı öğrenilirken, bebeğin ailesi aynı hastalıktan daha önce bir çocuklarını yitirdiklerini, bir an önce çocuklarına ilik nakli yapılması gerektiğini söyledi.
Ev hanımı Rukiye Cidan ve giysi dükkanı bulunan Yemliha Cidan çiftinin 4'üncü çocuğu Alpaslan Cidan'a, anne karnındayken bağışıklık sistemi yetmezliği teşhisi konuldu. Doktorların ilik nakli gerektiğini söylemesi üzerine aileyi telaş sardı. Cidan ailesi, donör olmak için başvurdu. Ancak çifttin, çocuklarının ve yakınlarının iliği Alpaslan'a uymadı.
SON ANDA VAZGEÇTİ
TÜRKÖK'te yapılan taramada, ismi ve hangi ilde yaşadığı açıklanmayan 30'lu yaşlardaki bir erkek donör uygun çıktı. Donörün iliğinin, Alpaslan'a yüzde 90 uyumlu olduğu saptandı. Kızılay, detaylı test için bağışçıyla iletişime geçti. Detaylı testin de olumlu çıkmasının ardından, ilik naklinin Mayıs ayında yapılmasına karar verildi. Aileyi umut sararken, kemik iliği bankasından donörün ilik vermekten vazgeçtiği haberi geldi. Aile, bu haberle yıkıldı.
DONÖR OLMAYA UYUN DEĞİLMİŞ
Anne Rukiye Cidan, "Donörümüzün vicdanına sesleniyoruz; Alpaslan'ı kendi evladı yerine koysun, kalbinin sesini dinlesin. Allah rızası için geç olmadan geri dönsün" diye sosyal medya hesabından çağrı yaptı. Ayrıca aile, BİMER'e başvurarak bağışçıyla iletişime geçilmesini talep etti. BİMER'in başvuruyu yönlendirdiği Kızılay'dan ise "Bağışçı hastalık nedeniyle donör olmak için uygun değil" cevabının geldiği öğrenildi. Baba Yemliha Cidan ise, "Bağışçıları bekliyoruz. İlik nakli olursa çocuğum sağlığına kavuşacak" dedi. Cidan ailesi, Alparslan'ın en kısa sürede ilik nakli olması gerektiğini söyledi, vatandaşları Kızılay'a ilik nakli için kan bağışında bulunmaya çağırdı.

Görüntü Dökümü
------------------------
- Rukiye Cidan ve Yemliha Cidan çifti, kucaklarında Alparslan görüntü
- Anne ve baba açıklamalar görüntü
- Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Fevzi DAVULCU / UŞAK, (DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

İKİ MOTOSİKLET KAFA KAFAYA ÇARPIŞTI: 2 ÖLÜ

Burdur'da, iki motosikletin kafa kafaya çarpıştığı kazada sürücüler Süleyman Alptekin (17) ile Bekir Kaya (16) yaşamını yitirdi.
Kaza saat 22.00 sıralarında, Köy İçi Mezarlık mevkiinde meydana geldi. Süleyman Alptekin ile Bekir Kaya'nın kullandığı plakası öğrenilemeyen motosikletler kafa kafaya çarpıştı. Kazada Bekir Kaya olay yerinde yaşamını yitirirken, Süleyman Alptekin ise çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından götürüldüğü Burdur Devlet Hastanesi'nde doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Kaza sırasında Kaya ve Alptekin'in başında kask olmadığı öğrenildi. Acı haberi alan Kaya ve Alptekin'in yakınları hastane önünde fenalık geçirdi. Fenalaşan kişilere acil serviste müdahale edildi. Kaya ve Alptekin'in cenazeleri morga konuldu. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü dökümü
-----------------------
- Hastane önünde ağlayanlar
- Ambulans
- Hastane dış görünüş
- Kazaya karışan motor foto
- Süleyman Alptekin foto
- Detay

Haber- Kamera: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

ERBAA'DA OTOMOBİLLE PATPAT ÇARPIŞTI: 10 YARALI

TOKAT'ın Erbaa ilçesinde, otomobil ile patpat olarak tabir edilen tarım aracının çarpıştığı kazada 10 kişi yaralandı.
Kaza saat 22.00 sıralarında, ilçe yakınlarındaki Karayaka Köprüsü girişinde meydana geldi. İlçeye bağlı Salkımören köyünden şehir merkezine giden Havvas Alıcı (33) yönetimindeki 60 KK 745 plakalı otomobil, Karakaya Köprüsü girişinde Abdullah Altın (24) yönetimindeki hafriyat yüklü patpat ile çarpıştı. Kazada patpat ve otomobil sürücüleriyle birlikte her iki araçtaki Nisanur Alıcı (4), Badegül Alıcı (6), Döndü Alıcı (34), Sevim Alıcı (48) ve İbrahim Alıcı (59) ile Durdane Sarı (65), Tevrat Altın (18) ve Muttalip Altın yaralandı. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar olay yerine gelen ambulanslarla Erbaa Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Kaza sebebiyle Karayaka Bulvarı yaklaşık yarım saat trafiğe kapandı. Araçların kaldırılmasının ardından yol yeniden trafiğe açıldı. Polis kaza ile ilgili inceleme başlattı.

Görüntü Dökümü
-----------------------
-Kaza yerinden görüntü
-Araçların görnütüleri

Haber-Kamera: İbrahim UĞUR/ERBAA (Tokat), (DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

14 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN KULLANDIĞI OTOMOBİL, CİPLE ÇARPIŞTI: 2 YARALI

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde, 14 yaşındaki G.İ.'nin kullandığı otomobil, ciple çarpıştı. Kazada sürücü G.İ. ile yanında bulunan 10 yaşındaki Ü.İ. yaralandı.
Kaza, akşam saatlerinde Siverek-Karakoyun yolu üzerinde meydana geldi. İlçe merkezinden Karakoyun Mahallesi yönüne ilerleyen Mikail Akelma yönetimindeki 01 UM 018 plakalı cip, önünde ilerleyen G.İ.'nin kullandığı 63 ZP 833 plakalı otomobil ile çarpışıp tarlaya girdi. Kazada araçlar hurdaya dönerken, çocuk sürücü G.İ. ile yanında bulunan Ü.İ. yaralandı. Yaralılar, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerinde gelen sağlık görevlileri tarafından Siverek Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Acil serviste tedaviye alınan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü
--------------------------
- Kaza yeri
- Kaza yapan otomobiller
- Hurdaya dönen otomobil
- İnceleme yapan jandarma ekibi
- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet SEZGİN-ŞANLIURFA-DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

GÜMÜŞHANE'DE 2 OTOMOBİL ÇARPIŞTI: 8 YARALI

Gümüşhane'de, iki otomobilin çarpıştığı kazada 8 kişi yaralandı. Kaza gece saatlerinde, Gümüşhane-Bayburt karayolu Eskibağlar Mahallesi Sarıköprü mevkiinde meydana geldi. Ferhat Ceylan'ın kullandığı 61 AU 019 plakalı otomobil, İbrahim Ethem Döner'in kullandığı 29 AH 086 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada, sürücülerle birlikte otomobillerde bulunan Ali Ceylan, Feridun Ceylan, Cahide Ceylan, Yaver Ceylan ile Yavuz Ay ve Gökhan Odabaş yaralandı. Yaralılar, olay yerine çağrılan 112 Acil servis ekiplerince Gümüşhane Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kazayla ilgili soruşturma sürüyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
-Kaza yeri detayları
-Hastane önü detayları
-Detaylar

Haber-Kamera: Sinan UÇAR/GÜMÜŞHANE,(DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

BİNGÖL'DE YÜK TRENİNİN ÜZERİNE KAYA DEVRİLDİ: 1 YARALI

BİNGÖL'ün Solhan ilçesi, Turna İstasyonu bölgesinden geçen yük treninin üzerine kaya düştü, 1 makinist yaralandı.
Saat 16.00 sıralarında Bingöl'ün Solhan ilçesi, Turna İstasyonu bölgesinden geçen yük treninin üzerine, dağlardan kopan kayalar isabet etti. Elazığ-Tatvan arasında hareket ettiği öğrenilen yük treninde maddi hasar oluşurken, olayda bir makinist yaralandı. Yaralı makinist olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılırken, kayaların altında kalan trenin kurtarılması için çalışma başlatıldı.

Görüntü Dökümü
-----------------------
- Üzerine kaya düşen trenden detaylar

Haber - Kamera:Mesut BUDRAÇ/BİNGÖL,(DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

DAĞDAN KOPAN KAYA PARÇASI, YOLCU OTOBÜSÜNÜN ÜSTÜNE DÜŞTÜ

TUNCELİ'den, Trabzon'a giden ve içinde 30 yolcusu bulunan yolcu otobüsünün üzerine, dağdan kopan kaya parçası düştü. Kazada otobüsün yedek sürücüsü, kafasına isabet eden cam parçaları sonucu yaralanarak hastaneye kaldırıldı.
Öğlen saatlerinden itibaren Tunceli'de etkili olan sağanak sonucu toprağın yumuşaması ile birlikte Pülümür Vadisi'nde facianın eşiğinden dönüldü. Tunceli-Trabzon seferini yapan ve içinde 30 yolcu bulunan özel bir firmaya ait yolcu otobüsü, Pülümür Vadisi Zağge mevkiinden geçtiği sırada, dağdan kopan bir kaya parçası otobüsünün üzerine düştü. Otobüsün ön camını delerek içeri giren kaya parçası, yan kapının yanındaki camı kırarak dışarıya çıkarken, muavin koltuğunda oturan otobüsün yedek sürücüsü Ekrem Yıldırım, cam parçalarının kafasına isabet etmesi sonucu yaralandı. Kazanın ardından otobüsteki yolcular, olay yerine gelen başka bir otobüsle Trabzon'a gönderilirken, yaralanan yedek sürücü, özel bir araçla Tunceli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralanan sürücünün durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Görüntü Dökümü
-----------------------
- Olay yerindeki otobüsten görüntü
- Otobüsün delinen ön camı
- Otobüsün kaya düşmesi sonucu kırılan yan camı
- Otobüsten detay görüntüler
- Olay yerinden görüntüler

Haber - Kamera:Ferit DEMİR/TUNCELİ,(DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

YOLUNU KAYBEDEN ŞAHİN EVE GİRDİ

DENİZLİ'nin Merkezefendi ilçesinde, apartmanın ikinci katındaki dairenin penceresinden banyoya giren şahin, itfaiye ekipleri tarafından yakalanıp tekrar doğaya bırakıldı.
Olay, saat 13.00 sıralarında Şemikler Mahallesi'ndeki apartmanın ikinci katında meydana geldi. Yolunu kaybeden şahin, Gümüşkent Sitesi'ndeki apartmanın ikinci katındaki açık pencereden evin banyosuna girdi. Banyoya girdiklerinde şahini gören ev sakinleri durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine gelen itfaiye ekipleri eldiven takarak şahini yakaladı. Yolunu kaybeden şahin, itfaiye tarafından tekrar doğaya bıraktı.

Görüntü Dökümü
-------------------------
- İtfaiye ekiplerinin şahini yakalamasından görüntü
- Şahin'in balkondan bırakılmasından görüntü
- Genel ve detay görüntü

Haber - Kamera: Ramazan ÇETİN / DENİZLİ, (DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

ALİ İSMAİL KORKMAZ, SALDIRIYA UĞRADIĞI SOKAKTA ANILDI

ESKİŞEHİR'de, 2 Haziran 2013 tarihinde Gezi Parkı protestolarında saldırıya uğrayıp tedavi gördüğü hastanede 38 gün sonra yaşamını yitiren Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi Ali İsmail Korkmaz (19), dövüldüğü sokakta anıldı. Anne Emel Korkmaz ile ağabey Gürkan Korkmaz da anma etkinliğine katıldı.
Ali İsmail Korkmaz'ın saldırıya uğradığı Kurtuluş Mahallesi Sanayi Sokak'taki ekmek fırının önünde anma töreni düzenlendi. Anma etkinliğine Ali İsmail Korkmaz'ın Hatay'dan gelen annesi Emel Korkmaz, avukat olan ağabeyi Gürkan Korkmaz, CHP Milletvekili Utku Çakırözer, Odunpazarı Belediye Başkanı CHP'li Kazım Kurt ve gazeteci Ahmet Şık'ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 100 kişi katıldı. Kalabalık sık sık "Ali İsmail Korkmaz Ölümsüzdür" ve "Ali İsmail Korkmaz onurumuzdur" sloganları attı. Kalabalık adına konuşan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Bölge Temsilcisi Günay Ayaz, "Bundan 5 yıl önce gençler emekçilerle, Türkiye'deki bütün insanlarla özgür, eşit, insanca yaşanacak bir Türkiye özlemiyle, adalet özlemiyle sokaklara çıktılar. Mesele 4 ağaç meselesi değildi. Mesele insanca yaşamak, özgürlük meselesiydi. Gençlerin kendini ifade etme meselesiydi. Buna tahammül edemeyenler büyük bir baskıyla, büyük bir şiddetle onlarca genci sakatladılar, gençlerimizi öldürdüler. Ali İsmail'in özlemi de adaletli bir Türkiye özlemiydi" dedi.
'ÖĞRENCİLERİNİN KARNELERİNİ HAZIRLIYOR OLACAKTI'
Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel Korkmaz da "Burada olduğunuz için teşekkür ediyorum, Ali'mi andığınız için. Ali İsmail eğitmen olacaktı, bugün öğrencilerinin karnelerini hazırlıyor olacaktı. Ama maalesef 5 sene önce Ali'mi aramızdan aldılar. Geçen sene gelmiştim ilk kez buraya. Çok sapa bir yer sanmıştım. O kadar çok canım yandı ki, herkesin ortasında bu şekilde darp edilmesi. Kabullenemiyorum, hazmedemiyorum. Ali'mi yaşattığınız için, onu unutmadığınız için teşekkür ederim" diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından kalabalık, Ali İsmail Korkmaz'ın fotoğrafının önüne kırmızı karanfiller bıraktıktan sonra dağıldı.
Bu arada, bu yıl 4'üncüsü düzenlenen Ali İsmail Korkmaz Yaşam Ödülleri gazeteci Ahmet Şık ile Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyelerine verilecek.

Görüntü Dökümü
------------------------
-Kalabalığın slogan atması,
-Anne Emel Korkmaz ve ağabey Gürkan Korkmaz'ın etkinlik yerine gelmesi,
-DİSK Bölge Temsilcisi Günay Ayaz'ın konuşması,
-Anne Emel Korkmaz'ın konuşması,
-Ali İsmail Korkmaz'ın fotoğrafının önüne karanfillerin bırakılması

Haber-Kamera:Eyüp KELEBEK-ESKİŞEHİR,(DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

HAMZA DAĞ VE BÜLENT ARINÇ, VATANDAŞLARLA SAHUR YAPTI

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ ve TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, Ak Parti Manisa İl Gençlik Kolları'nın düzenlediği 3'üncü Geleneksel Sahur Etkinliği'nde vatandaşlarla birlikte iftar yaptı.
Ak Parti Manisa İl Gençlik Kolları teşkilatı tarafından tarihi Bedesten Salonu'nun önündeki boş alanda bu yıl 3'üncü Geleneksel Sahur Etkinliği düzenlendi. Etkinliğe TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, Ak Parti Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Ak Parti İl Başkanı Berk Mersinli, Ak Parti Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik, Ak Parti Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi, Ak Parti İl Gençlik Kolları Başkanı Ender Gök, Ak Parti Manisa milletvekili adayları, ilçe başkanları ve partili üyeler ile yaklaşık 1000 vatandaş katıldı. Vatandaşlar ve partililer, TBMM eski Başkanı Arınç ile Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Dağ ile bol bol hatıra fotoğrafı çekindi. Etkinlikte konuşan Hamza Dağ, 24 Haziran'da yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleriyle ilgili olarak, "Bundan önceki 12 seçimde nasıl sonuç alınmışsa 13'üncü seçimde de aynı sonucu yaşayacağız" dedi. Ak Partili Dağ, ayrıca, İzmir ile Manisa arasındaki Sabuncubeli Tüneli'nin 11 Haziran'da açılacağının müjdesini verdi.
'İKİNCİ DEFA SEÇİLMİŞ CUMHURBAŞKANI OLARAK GÖREVİNE DEVAM EDECEK'
TBMM eski Başkanı Bülent Arınç ise, "24 Haziran'da kısmet olursa hem Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak, hem de milletvekilliği seçimi yapılacak. Biliyorsunuz Adalet ve Kalkınma Partimiz cumhurbaşkanlığı seçiminde Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar aday gösterdi. Allah kısmet ederse gönülden inanıyoruz ki; 24 Haziran'da tekrar Sayın Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'nin ikinci defa seçilmiş cumhurbaşkanı olarak görevine devam edecek. Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlar ve dışarıdaki şartlar, Türkiye'de güçlü bir cumhurbaşkanına, güçlü bir parlamentoya ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Biz de adaylarımızı tespit ettik. Herkes hem merkezde, hem kendi seçim bölgesinde büyük bir gayret ile hazırlanıyor" diye konuştu.
'AK PARTİMİZİN BAŞARISI İÇİN ÇALIŞIYORUM'
Kendisinin de Ak Parti'nin başarısı için çalıştığını belirten Bülent Arınç, "Ak Parti Türkiye için bir şanstır. Bu cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiye için bir dönüm noktasıdır. Cumhur İttifakı ile parlamentoda çoğunluğu kazanmış olmak da büyük bir önem taşımaktadır. Manisalılar, gayret edelim ve daha çok çalışalım. Çok az bir zaman kaldı. Ulaşmadık hiçbir yer, görüşmedik hiçbir komşu ve dostumuz, el sıkmadık hiçbir hemşerimiz kalmasın. Hep beraber inşallah seçim akşamı kutlayacağımız seçim başarımızda herkesin bir büyük payı olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------
- Sahur etkinliğinden görüntü
- Bülent Arınç ile Hazma Dağ'ın konuşmaları
- Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: İlker KILIÇASLAN/MANİSA,(DHA)
GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

FATİH ERBAKAN, YENİ PARTİ İÇİN TARİH VERDİ

Manisa'da, Erbakan Vakfı'nın düzenlediği iftar yemeğine katılan vakfın başkanı Fatih Erbakan, kuracakları yeni partinin büyük kongresini Eylül'de yapıp, Mart 2019'da yapılacak yerel seçimlere girmeyi hedeflediklerini söyledi.
Manisa'da Erbakan Vakfı tarafından iftar programı düzenlendi. Yemeğe Erbakan Vakfı Başkanı Fatih Erbakan, vakfın il ve ilçe yöneticileri, Ak Partili Yunusemre Belediye Başkanı Mehmet Çerçi, oda ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Yemeğin ardından konuşan Erbakan Vakfı Başkanı Fatih Erbakan, İslam'ın cihat dini olduğunu söyleyerek, "Ülkemizin

Yorumları göster