02.06.2018 20:22:24 | Son Güncelleme

DHA YURT BÜLTENİ - 15

İNCE: ERDOĞAN'A SORUYORUM; O KOMUTANI İHRAÇ EDECEK MİSİN?

İNCE: ERDOĞAN'A SORUYORUM; O KOMUTANI İHRAÇ EDECEK MİSİN? (2)

İNCE: ÇOK MERAKLIYSANIZ, ÜNİFORMANIZI ÇIKARTIP MEYDANLARA GELİRSİNİZ
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Nevşehir'in ardından Adıyaman'da partisince Sakarya Caddesi'nde düzenlenen mitinge katıldı. İnce, sahnede vatandaşları selamladıktan sonra 'Adıyaman Türküsü'nün 'Uy aman aman aman burası Adıyaman/ Alem düşman kesilir seni sevdiğim zaman' bölümünü söyledi, ardından konuşmasına başladı. İnce; Malatya'daki iftar programında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisini eleştirdiği konuşmasını alkışlayan 2'nci Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel'e yönelik tepkisini sürdürdü. Dev ekranda görüntü izleten İnce, "Benim hemşehrim Erdoğan, bir iftara gidiyor iftara. İftarda bir Ordu Komutanı var. Şimdi o görüntüyü bir gösterelim önce. Yuhalarsanız anlayamazsınız. Bakın görüyor musunuz? Diyor ki 'Sen generalin iftara katılmasından niye rahatsız oluyorsun?' Onun laflarıyla söyleyeyim. Erdoğan dürüst ol, dürüst. İftara katılmasından rahatsız değilim, mübarek Ramazan günü yalan söyleme. Sen beni eleştiriyorsun. Ordu Komutanı da alkışlıyor" dedi. İnce bu sırada 'Yuh' çekenleri de uyararak, şöyle devam etti:

"Ama sürekli yuhalarsanız ben nasıl konuşacağım? Bu 'yuhu' kesin bir, derdimi anlatayım. Olmaz mı? Tamam. Şimdi bakın beni eleştiriyor, Ordu Komutanı da alkışlıyor. Disiplin Kanunu'nun 20'nci maddesinde der ki 'Siyasete karışırsanız, ihraç edilirsiniz. Bakın orduyu, ordu mensuplarını uyarıyorum. Kalkanları nasıl kaybettiğimizi bilin. Ordu ne zaman siyasete girdi, kalkanları kaybetti. AK Parti İl Başkanı değilsin, orada beni eleştirirken alkışlayamazsın. Eğer Allah nasip eder, millet isterse Cumhurbaşkanı olduğumda o generalin apoletlerini sökeceğim. Erdoğan emekli Cumhurbaşkanı olacağına göre, istiyorsa onun yanında emir eri olabilir. Ordunun üçte biri ilkokul mezunu FETÖ'nün emrine girmiş, üçte biri bu hale gelmiş. Bu nasıl bir şey ya, bu nasıl bir şeydir? Siz siyaset yapamazsınız. Eğer çok meraklıysanız, üniformanızı çıkartıp meydanlara gelirsiniz. O generale sesleniyorum; sen Erdoğan'ın generali değilsin, milletin generalisin."

Ardından Başbakan Binali Yıldırım'ı eleştiren İnce, "Bu yorgun kampanya döneminde beni dinlendiren, güldüren, yorgunluğumu alan bir Binali Yıldırım var. Dün demiş ki 'Muharrem İnce sen FETÖ'yü getirecek misin, getirmeyecek misin?' Yani kazanacağıma inanmış o da. Sayın Binali Yıldırım, ben sana benzemem, ben FETÖ'nün ayağına gitmem. Ben isteyeceğim o benim ayağıma gelecek" dedi.

'TÜTÜNDE HAPİS CEZASINI KALDIRACAĞIM'

Muharrem İnce, eline bir vatandaştan aldığı tütün maketini de göstererek, kendisinin de çocukluğunda tütünle uğraştığını anlattı. Bölge halkının önemli geçim kaynaklarından olan tütünde hapis cezasını kaldıracağını ifade eden İnce, "Belki de hiçbiriniz bilmiyorsunuz. Benim çocukluğum tütün tarlalarında geçti. Biz sabah 4'te giderdik, kırmaya giderdik at arabasıyla annemle beraber. Sabah 9'da gelir; o eller zifir olur, kolay kolay da çıkmaz. Sonra başlardık onları dizmeye. Kışın bir de elden geçirirdik. Sonra 7 yaşından 70 yaşına kadar herkes çalışırdı. Ama size şunu söyleyeyim; kendi ülkemizin topraklarında ekilen tütünü bile kaçak tütün yaptı bunlar. Bunların 1200 odalı sarayı var ama yatacak yeri yok. Bu tütün paralarıyla okudum ben. Bunlar Amerikan tütün şirketlerine teslim oldular. Amerikan tütün şirketlerine benim milletimin insanlarını sattılar. Tütün zararlı ama tütün tüketiliyor. Türk tütününü yasaklayamazsın. Tütünde hapis cezasını kaldıracağım size söz" diye konuştu.

'EN BÜYÜK PROJEMİZ HUZUR'

Muharrem İnce, 24 Haziran sonrası Cumhurbaşkanı olması halinde vaatlerini anlatarak, şöyle konuştu:

"Her gittiği yerde benim hemşehrim diyor ki 'Ben yerliyim, ben milliyim'. Ona bir soru. Saraydaki mermerler Afyon'dan mı, Bilecik'ten mi, Hindistan'dan mı? Senin sarayının biraz ilerisinde Anıtkabir var, hani zorla gittiği Anıtkabir. Size bir şey söyleyeyim mi o saraydaki mermerler Hindistan'dan ama Anıtkabir'deki mermerler Osmaniye'den, Afyon'dan, Bilecik'ten. En büyük projemiz huzur. Önce barış. Bu milleti barıştıracağız. Birinci 'B', barışacağız. Türk-Kürt, Alevi-Sünni, kadın-erkek, sağcı-solcu yok. 4 Mayıs günü aday olduktan sonra CHP rozetini çıkardım. Türk bayrağını taktım. Hepimizi simgeliyor. Ekonomik olarak büyüyeceğiz. Nasıl büyüyeceğiz? Merkez Bankası bağımsız olacak. Hukuk devleti olacak. Yerli, yabancı yatırımcı Türkiye'deki sisteme, düzene, mahkemeye inanacak. Sonra ekonomimizi hukuk devleti olarak düzelteceğiz. Mazotu çiftçiye 3 liradan vereceğiz. Seçilir seçilmez OHAL kalkacak. Ayrıca Sayın Erdoğan hızlı tren projesini iptal edeceğimi söylemişler. Bunu kim söylemişse yalan söylemiş."

'ASLA KİNDAR NESİL YETİŞTİRMEYECEĞİZ'

Eğitimle ilgili projelerini de anlatan İnce, asla kindar nesil yetiştirmeyeceklerini belirterek, "Çocuklarımızı eğitmezsek bir yere varamayız, yoksullaşırız. Ben dindar neslin yetişmesinden hiç rahatsız olmam ama bu devletin görevi değil, ailenin görevidir. Aile isterse çocuğunu dindar yetiştirebilir. Ben de çocukken Kuran kursuna gönderildim ailem tarafından. Biz devleti yönetirsek din dersini kaç saat istiyorsa veririz, hiç sıkıntı yok. İstemeyenlere vermeyiz. Asla kindar nesil yetiştirmeyeceğiz. Biz çocuklara fizik, kimya öğreteceğiz. Her mahalleye kreş açacağız. O zaman sloganımız ne olacak; 'Çocuk kreşe, kadın işe'. Kadınların iş hayatına katılması bizim için çok önemlidir. O meydanlara geliyor diyor ki 'Çocuk sayısı 3 olsun'. Sonra kesmiyor 3, 5 olsun. Şimdi bakın aramızdaki farkı söylüyorum; çocuk bezinde KDV yüzde 18, çocuk mamasında KDV yüzde 8, sütte KDV yüzde 8. Değerli Adıyamanlılar son sözüm şu olsun; çocuğun donundan yüzde 18 KDV alan hükümetten adam olmaz" dedi.

İnce, konuşmasının ardından kendisini dinlemeye gelenlerle selfie yapıp, güvercin uçurduktan sonra Malatya'ya hareket etti.

Görüntü Dökümü
-----------------------
- Sakarya Caddesi
- Miting alanı
- Vatandaşların slogan atması
- Muharrem İnce'nin vatandaşlara seslenmesi
- Genel ve detay görüntüler

Haber: Mücahit YOLCU - Kamera: Mahir ALAN - ADIYAMAN-DHA)

=======================================================

ALİ İSMAİL KORKMAZ, SALDIRIYA UĞRADIĞI SOKAKTA ANILDI

ESKİŞEHİR'de, 2 Haziran 2013 tarihinde Gezi Parkı protestolarında saldırıya uğrayıp tedavi gördüğü hastanede 38 gün sonra yaşamını yitiren Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi Ali İsmail Korkmaz (19), dövüldüğü sokakta anıldı. Anne Emel Korkmaz ile ağabey Gürkan Korkmaz da anma etkinliğine katıldı.
Ali İsmail Korkmaz'ın saldırıya uğradığı Kurtuluş Mahallesi Sanayi Sokak'taki ekmek fırının önünde anma töreni düzenlendi. Anma etkinliğine Ali İsmail Korkmaz'ın Hatay'dan gelen annesi Emel Korkmaz, avukat olan ağabeyi Gürkan Korkmaz, CHP Milletvekili Utku Çakırözer, Odunpazarı Belediye Başkanı CHP'li Kazım Kurt ve gazeteci Ahmet Şık'ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 100 kişi katıldı. Kalabalık sık sık "Ali İsmail Korkmaz Ölümsüzdür" ve "Ali İsmail Korkmaz onurumuzdur" sloganları attı.
Kalabalık adına konuşan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Bölge Temsilcisi Günay Ayaz, "Bundan 5 yıl önce gençler emekçilerle, Türkiye'deki bütün insanlarla özgür, eşit, insanca yaşanacak bir Türkiye özlemiyle, adalet özlemiyle sokaklara çıktılar. Mesele 4 ağaç meselesi değildi. Mesele insanca yaşamak, özgürlük meselesiydi. Gençlerin kendini ifade etme meselesiydi. Buna tahammül edemeyenler büyük bir baskıyla, büyük bir şiddetle onlarca genci sakatladılar, gençlerimizi öldürdüler. Ali İsmail'in özlemi de adaletli bir Türkiye özlemiydi" dedi.

'ÖĞRENCİLERİNİN KARNELERİNİ HAZIRLIYOR OLACAKTI'
Ali İsmail Korkmaz'ın annesi Emel Korkmaz da "Burada olduğunuz için teşekkür ediyorum, Ali'mi andığınız için. Ali İsmail eğitmen olacaktı, bugün öğrencilerinin karnelerini hazırlıyor olacaktı. Ama maalesef 5 sene önce Ali'mi aramızdan aldılar. Geçen sene gelmiştim ilk kez buraya. Çok sapa bir yer sanmıştım. O kadar çok canım yandı ki, herkesin ortasında bu şekilde darp edilmesi. Kabullenemiyorum, hazmedemiyorum. Ali'mi yaşattığınız için, onu unutmadığınız için teşekkür ederim" diye konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından kalabalık, Ali İsmail Korkmaz'ın fotoğrafının önüne kırmızı karanfiller bıraktıktan sonra dağıldı.
Bu arada, bu yıl 4'üncüsü düzenlenen Ali İsmail Korkmaz Yaşam Ödülleri gazeteci Ahmet Şık ile Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyelerine verilecek.

Görüntü Dökümü
------------------------
-Kalabalığın slogan atması,
-Anne Emel Korkmaz ve ağabey Gürkan Korkmaz'ın etkinlik yerine gelmesi,
-DİSK Bölge Temsilcisi Günay Ayaz'ın konuşması,
-Anne Emel Korkmaz'ın konuşması,
-Ali İsmail Korkmaz'ın fotoğrafının önüne karanfillerin bırakılması

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

Haber-Kamera:Eyüp KELEBEK-ESKİŞEHİR/DHA

=====================================================

ALPASLAN BEBEK İÇİN UYGUN İLİK ARANIYOR

UŞAK'ta yaşayan Rukiye Cidan (40) ve Yemliha Cidan (47) çifti, ilik nakli olması gereken oğulları 9 aylık Alpaslan Cidan'ın operasyonu için gün sayarken, donörün son anda vazgeçmesiyle şok yaşadı. Kızılay tarafından verilen bilgide, bağışçının donör olmak için uygun olmadığı öğrenilirken, bebeğin ailesi aynı hastalıktan daha önce bir çocuklarını yitirdiklerini, bir an önce çocuklarına ilik nakli yapılması gerektiğini söyledi.

Ev hanımı Rukiye Cidan ve giysi dükkanı bulunan Yemliha Cidan çiftinin 4'üncü çocuğu Alpaslan Cidan'a, anne karnındayken bağışıklık sistemi yetmezliği teşhisi konuldu. Doktorların ilik nakli gerektiğini söylemesi üzerine aileyi telaş sardı. Cidan ailesi, donör olmak için başvurdu. Ancak çifttin, çocuklarının ve yakınlarının iliği Alpaslan'a uymadı.

SON ANDA VAZGEÇTİ

TÜRKÖK'te yapılan taramada, ismi ve hangi ilde yaşadığı açıklanmayan 30'lu yaşlardaki bir erkek donör uygun çıktı. Donörün iliğinin, Alpaslan'a yüzde 90 uyumlu olduğu saptandı. Kızılay, detaylı test için bağışçıyla iletişime geçti. Detaylı testin de olumlu çıkmasının ardından, ilik naklinin Mayıs ayında yapılmasına karar verildi. Aileyi umut sararken, kemik iliği bankasından donörün ilik vermekten vazgeçtiği haberi geldi. Aile, bu haberle yıkıldı.

DONÖR OLMAYA UYUN DEĞİLMİŞ

Anne Rukiye Cidan, "Donörümüzün vicdanına sesleniyoruz; Alpaslan'ı kendi evladı yerine koysun, kalbinin sesini dinlesin. Allah rızası için geç olmadan geri dönsün" diye sosyal medya hesabından çağrı yaptı. Ayrıca aile, BİMER'e başvurarak bağışçıyla iletişime geçilmesini talep etti. BİMER'in başvuruyu yönlendirdiği Kızılay'dan ise "Bağışçı hastalık nedeniyle donör olmak için uygun değil" cevabının geldiği öğrenildi.

Baba Yemliha Cidan ise, "Bağışçıları bekliyoruz. İlik nakli olursa çocuğum sağlığına kavuşacak" dedi. Cidan ailesi, Alparslan'ın en kısa sürede ilik nakli olması gerektiğini söyledi, vatandaşları Kızılay'a ilik nakli için kan bağışında bulunmaya çağırdı.

Görüntü Dökümü
------------------------
- Alpaslan bebekten detay
- Aile ile röportaj
- Detaylar

Haber-Kamera: Fevzi DAVULCU/UŞAK, (DHA)

=====================================================

YOLUNU KAYBEDEN ŞAHİN EVE GİRDİ

DENİZLİ'nin Merkezefendi ilçesinde bir apartmanın ikinci katındaki dairenin penceresinden banyoya giren şahin, itfaiye ekipleri tarafından yakalanıp tekrar doğaya bırakıldı.

Olay, bugün saat 13.00 sıralarında Şemikler Mahallesi'ndeki bir apartmanın ikinci katında meydana geldi. Yolunu kaybeden bir şahin, Gümüşkent Sitesi'ndeki bir apartmanın ikinci katındaki açık pencereden evin banyosuna girdi. Banyoya girdiklerinde şahini gören ev sakinleri, durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine gelen itfaiye ekipleri eldiven takarak şahini yakaladı. Yolunu kaybeden şahin, itfaiye eri tarafından tekrar doğaya bıraktı.

Görüntü Dökümü
-------------------------
- İtfaiye ekiplerinin şahini yakalamasından görüntü
- Şahin'in balkondan bırakılmasından görüntü
- Genel ve detay görüntü

Haber - Kamera: Ramazan ÇETİN / DENİZLİ, (DHA)

======================================================

Yorumları göster