04.06.2018 07:49:10 | Son Güncelleme

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Washington'da

Çavuşoğlu’nun Washington’da bulunduğu süre içinde ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’yla ikili görüşme yapması, Kongre’de temaslarının ardından Türk ve Müslüman grupların temsilcileriyle bir araya gelmesi ve bazı düşünce kuruluşlarını ziyaret etmesi bekleniyor

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, önemli bölgesel ve uluslararası konularda ikili görüşmelerde bulunmak üzere dün akşam Washington’a geldi. Çavuşoğlu’nun Washington’da bulunduğu süre içinde ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’yla ikili görüşme yapması, Kongre’de temaslarının ardından Türk ve Müslüman grupların temsilcileriyle bir araya gelmesi ve bazı düşünce kuruluşlarını ziyaret etmesi bekleniyor.

Mevlüt Çavuşoğlu dün akşam Washington’a varışında Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC) Yönetim Kurulu üyeleriyle bir araya geldi, başkent Washington yakınlarında bulunan Diyanet Center of America’da TASC’ın düzenlediği iftar yemeğine katıldı.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından açıklanan programa göre Pompeo-Çavuşoğlu görüşmesi yerel saatle sabah 8’de gerçekleşecek.

​Menbiç konusunda taraflar anlaştı mı?

Türk ve ABD Dışişleri Bakanları arasında ele alınması gereken çok sayıda konu bulunuyor. Bunlar arasında önceliği Suriye’de, Amerikan askerlerinin YPG güçleriyle birlikte koruduğu Menbiç bulunuyor. Anadolu Ajansı’nın geçen hafta geçtiği haberde iki bakanın görüşmede Menbiç konusunda nihai anlaşmayı imzalayacağı bildirilmişti. Habere göre önceden varılan teknik mutabakat uyarınca YPG güçlerinin Fırat’ın doğusuna çekilmesi, Türk ve Amerikan taraflarının askeri ve istihbari unsurlarla ilçede ortak denetime başlaması gibi ayrıntılar yer alıyor.

Dünkü iftar yemeğinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çavuşoğlu, "Fırat'ın doğusunda Münbiç konusunda yarın iki bakan olarak onayını verdiğimiz zaman bunu uygulamaya başlayacağız. Bu ikili ilişkilerde bir dönüm noktası olabilir" şeklinde konuşmuştu.

ABD Rahip Brunson’un serbest bırakılmasını istiyor

İki ülke arasındaki önemli sorunlardan bir diğeri de iki yıldır Türkiye’de tutuklu bulunan Amerikalı rahip Andrew Brunson’la ilgili. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından Türkiye’de peşi sıra düzenlenen tutuklama furyaları sırasında hapsedilen Brunson, Fethullah Gülen cemaati üyesi olmak ve Türkiye’de “Hristiyan bir Kürt devleti kurmaya çalışmakla suçlanıyor.” 23 yıldır Türkiye’de yaşayan Brunson’un iki yıla yakın bir süredir tutuklu bulunması, Başkan Donald Trump’ın da aralarında bulunduğu bir dizi üst düzey Amerikalı yetkilinin büyük tepkisini çekmişti.

Başkan Donald Trump, Brunson’un ilk kez mahkeme karşısına çıktığı nisan ayında attığı tweette rahibin nedensiz yargılandığını söylemişti. Trump Twitter mesajında, “Brunson’a casus diyorlar ancak ben ondan daha casusum. Umarım ait olduğu yere, evine, güzel ailesine dönmesine izin verilir!” ifadelerini kullanmıştı.

Başkan Yardımcısı Mike Pence de, Trump’tan üç gün sonra attığı Twitter mesajında Rahip Brunson’un haksız bir buçuk yıl tutuklu olduğuna dikkati çekti ve Başkan Trump’a destek verdiğini söylediği mesajında Türk hükümetine Brunson’u artık eve göndermesi çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Brunson’u ABD’de yaşayan Fethullah Gülen karşılığında iade etmek amacıyla geçen eylül ayında “Bir papaz da sizde var, bize verin, yargılayalım, biz de onu size verelim. 'Onu karıştırma' diyorlar" şeklinde bir ifade kullanılması Türkiye’nin ABD’ye karşı “rehine diplomasisi” yürüttüğü suçlamalarına yol açtı.

Amerika’nın Uluslararası Dini Özgürlükler özel temsilcisi ve eski Cumhuriyetçi Partili vali ve senatör Sam Brownback, “Bu dava bir şov ve ikili ilişkilere zarar veriyor. Eğer Türkiye rahibi hapiste tutmaya devam ederse Amerika’nın uygulamaya sokacağı farklı şeyler de olacaktır” uyarısında bulunmuştu.

Türkiye F-35’leri alacak mı?

Türkiye’nin Rusya’yla vardığı S-400 hava savunma füzelerini alma anlaşması ABD ve NATO’yu rahatsız ederken, ABD ve bir dizi başka ülkeyle ortak üretimde olduğu yeni nesil F-35 savaş uçaklarının teslimatının engellenmesi yönünde ABD Kongresi’nde girişimlerde bulunulmuştu.

Gerek Temsilciler Meclisi, gerekse Senato, F-35’lerin Haziran ayı içinde yapılması gereken teslimatlarının askıya alınması yönünde iki ayrı tasarı sundu. Kongre üyeleri, bu çağrılarına gerekçe olarak Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma füzeleri ısmarlamasının yanı sıra, aralarında Rahip Andrew Brunson’un da bulunduğu Amerikan vatandaşlarının Türkiye’de hapis tutulmasını gerekçe gösteriyor.

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

Konunun bu sabahki Çavuşoğlu-Pompeo görüşmesinde ele alınması bekleniyor. Bununla birlikte dün gazetecilere açıklama yapan Çavuşoğlu, F-35'ler konusunda da ABD’de Türkiye karşıtı bir hava bulunduğunu reddetmedi ve "S-400'ler konusunda da ABD ile aramızda bir gerginlik oluşmuş durumda. Ancak biz önce ABD'den ve müttefiklerimizden bu sistemleri almak istedik. Ama satmadılar. Biz de Rusya'dan almak durumunda kaldık. Eğer ABD bize bunları satmaya hazırsa, biz müttefiklerimizden de almak isteriz" diye konuştu.

Çavuşoğlu geçen hafta Almanya dönüşünde yaptığı açıklamada da F-35 krizi konusunda “Bu proje ile ilgili ön ödemeler yapıldı. Bu kapsamlı bir anlaşma. Sadece satın alma değil, ortak üretim de söz konusu… Bu canım sıkıldı, uygulamam diyecekleri bir anlaşma değil" demişti.

Washington tarafından F-35'lerin verilmeyeceğine yönelik bir baskıyla karşılaşmadıklarını Çavuşoğlu ayrıca, uçakların teslim edilmemesi durumunda ihtiyacın başka yerden karşılanacağını söylemişti.

​"Kudüs'ü yüz üstü bırakmayacağız"

Başkan Trump’ın imzaladığı kararnameyle Amerika’nın Mayıs ayında Telaviv’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması, Türkiye’yle yeni bir krizin başlamasına yol açtı. Kararın ardından Türkiye, Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç’ı istişareler için Ankara’ya geri çağırmıştı.

Bununla birlikte Serdar Kılıç geçen hafta Washington’a geri döndü. Kılıç’ın, bugünkü Çavuşoğlu-Pompeo görüşmesinin ön hazırlıkları için başkente geri geldiği belirtildi. Çavuşoğlu da Kılıç’ın görüşme tarihinden önce Washington’da olacağını doğrulamıştı. Nitekim, Çavuşoğlu’nu Washington’da uçaktan indiğinde Büyükelçi Serdar Kılıç karşıladı.

Çavuşoğlu dün akşam Washington’da yaptığı açıklamada, Kudüs konusunda, "Türkiye olarak Kudüs'ü asla yüz üstü bırakmayacağız" diye konuştu ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na bu konuda yeni bir tasarı sunulması çağrısında bulundu.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Fethullah Gülen’in iadesiyle ilgili de bu konuyu Pompeo’yla görüşmesinde özel olarak gündeme getireceğini söyledi. ABD Adalet Bakanlığı, Türkiye’nin Fethullah Gülen’in 15 Temmuz darbe girişimine karıştığı yönündeki suçlamaları destekleyecek yeterli kanıt sunmadığını savunuyor.

Fethullah Gülen konusunun yanı sıra Rıza Sarraf ve eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla davalarının da iki dışişleri bakanının görüşmesinde gündeme gelmesi bekleniyor. Amerikalı yetkililer, İran’a yönelik Amerikan ambargosunu deldiği gerekçesiyle Halkbank’a ciddi bir ceza kesmeyi düşünüyor.

Bununla birlikte ABD’nin İran’la 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan çekilmesi ve bu ülkeye yeni ambargolar koyması olasılığı, İran’dan önemli miktarda doğal gaz satın alan Türkiye’yi zor durumda bırakabilir.

Türkiye’yi ticari anlamda köşeye sıkıştıran bir diğer konu da Amerika’nın aralarında Avrupa Birliği ve Kanada gibi müttefiklerinden ithal ettiği çeliğe yüzde 25 gümrük vergisi getirmesi. Dünyanın sekizinci, Avrupa’nın da Almanya’nın ardından ikinci büyük çelik üreticisi durumundaki Türkiye, geçen yıl Amerika’ya en fazla çelik ihraç eden 6’ıncı ülkeydi. Bugün, Türkiye’deki birçok çelik üreticisi için ABD, bir numaralı pazar konumunda.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo arasında gerçekleşmesi beklenen sabahki görüşme programında bu bir dizi sorunun yanı sıra ekonomik ve ticari ilişkilerin de yer alması bekleniyor.

Çavuşoğlu Amerika’ya en son 23-24 Nisan tarihlerinde gelmiş, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu öncülüğünde “Barışı İnşa ve Barışın Sürdürülmesi” konulu bir toplantıya katılmıştı.

Dışişleri Bakanı Nisan ayındaki ziyareti sırasında, görevi henüz resmileşmediği için Mike Pompeo’yla ikili temas gerçekleştiremedi. Başkan Donald Trump’ın görevden aldığı eski dışişleri bakanı Rex Tillerson’un yerine atanan Pompeo, Senato’nun onaylamasının ardından 26 Nisan’da resmen görevine başlamıştı. İki bakanın ikili görüşmesi 27 Nisan tarihinde Brüksel’deki NATO Dışişleri Bakanları toplantısı sırasında oldu. Bu ilk görüşmede Çavuşoğlu ve Pompeo, ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Suriye dahil bir dizi konuyu ele almış, “İki bakan Türk-Amerikan ortaklığının bölgede taşıdığı değer ve aralarında yakın iletişimi devam ettirmenin önemi üzerinde mutabık kaldı” denilmişti.

Görüşmeden sonra Çavuşoğlu da yaptığı açıklamada, “(ABD ile) yol haritası uygulanırsa, YPG Münbiç’ten çekilecek. Aksi takdirde biz Afrin’de olduğu gibi teröristlere müdahale etmek durumundayız” demişti.

Yorumları göster