04.06.2018 15:51:09 | Son Güncelleme

Egeli çevrecilerden seçim manifestosu

EGE Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), düzenlediği basın açıklamasıyla 24 Haziran seçimlerine yönelik, aday ve partilere seslendi.

Davut CAN/İZMİR, (DHA)- EGE Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), düzenlediği basın açıklamasıyla 24 Haziran seçimlerine yönelik, aday ve partilere seslendi. Açıklamada, tüm canlıların en temel hakkının yaşama hakkı olduğu vurgulanarak, "Yaşamın sürmesi için sağlıklı bir çevre şarttır. Bu ise temiz su, temiz toprak, temiz hava ve güvenli gıda demektir. Bunları bize sağlamayana oy yok" denildi.
EGEÇEP Yürütme Kurulu üyeleri, İzmir Alsancak'taki Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde bulunan merkez büroda buluşarak, 24 Haziran'da yapılacak genel seçimler ile cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik manifestosunu açıkladı. EGEÇEP Dönem Sözcüsü Fırat Korkmaz, okuduğu basın açıklamasında, "EGEÇEP olarak, 24 Haziran genel seçimleri ve cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde seçime girecek tüm siyasi partilere ve adaylara açık çağrıda bulunuyoruz. Tüm canlıların en başta gelen hakkı yaşama hakkıdır. Yaşamın sürmesi için sağlıklı bir çevre şarttır. Bu ise temiz su, temiz toprak, temiz hava ve güvenli gıda demektir. Hal böyle iken pek çok uluslararası sözleşme, Anayasa ve yasa hükmüne karşın temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşamıyoruz" dedi.
'YAŞAMIN KORUNMASI POLİTİKALARI ÜRETİLMELİDİR'
'Sürdürülebilir kalkınma' ve 'kirleten öder' yaklaşımlarıyla çevre sağlığının ve doğal dengenin korunamadığının artık görüldüğünü belirten Korkmaz, "Dünyamız hızla kirleniyor, 'kirleten öder' yerine, 'kirlenmenin önlenmesi' politikaları üretilmeli. Kirletmenin ve doğal dengeyi bozmanın bahanesi halini almış olan 'sürdürülebilir kalkınma' yerine, 'yaşamın sürdürülebilirliği' ilkeleri belirlenmeli. Susuzluk ülkemizin en önemli sorunlarından. Ülkemiz su fakiri. Erişilebilir su kaynaklarının yönetimi sorunu, kullanılabilir suyun hangi kanallarla tüketiciye ulaşacağının, içme suyunun üretimi ve dağıtımı sorunu siyasi partilerin seçim bildirgelerinde mutlaka olmalı. Temel ihtiyacımız olan su, ticari meta yapılmamalı" diye konuştu.
'ALİAĞA'YI GÖZDEN ÇIKARANLARA OY YOK'
Aliağa'nın, çevresinde kurulu olan demir çelik fabrikaları, petro-kimya tesisleri, gemi söküm tesisleri, haddehaneler ve diğer tesislerin yarattıkları kirlenme nedeniyle, çevre sağlığı ve canlı yaşamının çok büyük risk altında olduğu bir bölge halini aldığını belirten Korkmaz, "Bütün bunlar yetmiyormuş gibi kömür yakıtlı termik santrallerle bölgemiz nefessiz bırakılmak isteniyor. Bunun en çarpıcı örneği olan mahkeme kararının arkasından dolanılarak çalışan İzdemir Termik Santralı derhal kapatılmalı. Aliağa ile ilgilenmeyen, gerekli önlemleri almaya söz vermeyen, kirliliğin devamına yol açacak politikaları olan partilere ve adaylara oy yok" ifadelerini kullandı. Korkmaz, Bergama Ovacık Altın Madeni'nin, Bergama köylülerinin direnişine rağmen binbir türlü oyun ve yasa dışı hamlelerle üretimine devam ettiğine dikkat çekerek, "O yetmiyormuş gibi hukuka aykırı maden işletmesinin ömrünü uzatmak için Kozak kazılıyor. Çukuralan altın madeninde üçüncü kez kapasite artırımına gidilerek, geri dönüşü olmayan noktaya ulaşıldı, yıllardır sürdürülen direniş sayesinde Yerli Tahtacı, Uyuzkaya, Gelintepe projeleri iptal edildi, ancak bu kez Kapıkuyu adı altında Kozak Yaylası'nda altın madeni belası yeniden horlatılmak isteniyor. Bergama’nın ve Kozak’ın ekosistemini mahvedenlere, dünün suç ortakları, bugünün sahte düşmanlarına oy yok" dedi.
'KÖRFEZ GEÇİŞİ PROJESİ İPTAL EDİLMELİ'
Körfez Geçiş Projesi'nin, yapay ada ve köprü ayakları ile İzmir Körfezi’nin temelli ölümüne yol açacağını, koruma altında Ramsar bölgesi olan Gediz deltasını ve korunması gereken İnciraltı bölgesini mahvedeceğini belirten Korkmaz, "Kentin ulaşım sorununun çözümü ile alakası olmayan, birilerine kaynak aktarmayı hedefleyen lüzumsuz bir projedir. İzmir'in iki yakasını bir araya getirtmeyecek olan Körfez Geçişi Projesi'ni savunanlara da oy yok" diye konuştu.
Basın açıklamasında birçok çevre sorununa değinen EGEÇEP Dönem Sözcüsü Fırat Korkmaz açıklamada şu ifadeleri kullandı:
"Madra Dağı'nı dört ayrı ocak ile delik deşik edecek, bölgeyi cehenneme çevirecek olan siyanürlü altın madenine, Ayvalık denizinde altın arama faaliyetine 'dur' demeyene oy yok. İzmir’in su havzasını kirleten Efemçukuru Altın Madeni kapasite artırımına giderek faaliyetine devam etmektedir. Atın madeni işletmesinin önünü açmak için, DSİ tarafından önceden planlanan Çamlı içme suyu barajı projesinden vazgeçilmiştir. Suyumuzu altın işletmelerine feda edenlere, 'bu maden işletilirse İzmir'i taşımamız gerekir' diye 'namus sözü' verenlerin, yaşamsal önemdeki bu konuyu kapalı kapılar ardında çözemeyenlerin halktan kopuk politikalarına oy yok. Turgutlu Çal Dağı’nda sülfürik asitle işletilecek olan nikel madeni, verimli tarım alanlarına büyük zarar verecek, Ege Bölgesi’nin canlı yaşamı için büyük risk oluşturacak. Çal Dağı'nı, tarım cenneti Turgutlu Ovası'nı, tüm Ege'yi yıkıma götürecek bu talana direnmeyecek partilere oy yok."

FOTOĞRAFLI

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI


Yorumları göster