02.09.2014 20:13:31 | Son Güncelleme

Evli bakireler ve yatak odası kabusları ‘Vajinismus’

Vajinismus ülkemizde en sık görülen cinsel problemlerden. Yapılan en geniş çaplı bir araştırmaya göre her 10 kişiden birisinin sorunu...

Ülkemizde en sık görülen cinsel problemlerden olan vajinismusa dikkatleri çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Süleyman Eserdağ, hastalığın Türkiye'de Batılı ülkelere göre 50 kat daha fazla görüldüğünü ifade etti.

Yapılan en geniş çaplı araştırmaya göre her 10 kişiden birisinin sorunu olduğunu belirten Op. Dr. Süleyman Eserdağ "Bu oran batılı ülkelerle kıyaslandığında bazılarına göre 10 kat, bazılarına göre ise 50 kat daha fazla. Ancak sorunu yaşayanlar tarafından utanılacak bir durum olarak görüldüğünden çevre ile paylaşılamıyor. Bu nedenle belki de ülkemizin ‘en gizli’ özel sorunu" diye konuştu.

İşte Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Süleyman Eserdağ'ın yazısı:

Vajinismus nedir?
Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan en güncel tanımına göre, vajinismus: ‘Kadının kendi istemine rağmen, vajina içerisine ilişki sırasında eşinin cinsel organı, ilişki haricinde de parmak, fitil, tampon gibi yabancı bir cismi alamaması ile kendisini gösteren bir cinsel sorundur’. Yani problem, ‘vajina içine yabancı bir cismin alınamaması’ şeklinde de özetlenebilir. Gerçekten de vajinismus hastalarında yalnızca cinsel ilişkiyi yaşayamama sorunu yoktur; vajina ile ilgili her türlü müdahaleler ciddi miktarda sıkıntı üretir. Vajinal muayene olamama, vajinaya parmak, fitil yerleştirememe, vajinal ultrasona girememe gibi durumlar her hasta için ortak kaygılardır. Hatta bazı vajinismus hastalarının genital alana bakamama, o bölgeye dokunamama gibi sorunları da mevcuttur.

Amerikan Jinekologlar Cemiyetine göre vajinismus, vajinal spasma (kasılmalara) bağlı cinsel birleşmenin zor, ağrılı veya imkansız olması şeklinde tanımlanıyor. Vajinal kasılmaların özelliği de istem dışı şekilde gelişmesi.

2003 yılından bu yana vajinismus tedavileri üzerine çalışan Ankara Hera Kadın Sağlığı istatiksel sonuçlara göre vajinismus hastalarının % 80’i bakire; yani, eşleri ile hiçbir şekilde ilişkiye girememiş çiftlerden oluşuyor (Kaynak: www.vajinismusmerkezi.com) . Diğer ilginç istatiksel verilerden birisi de Hera Klinik’te son 11 yılda tedavi olmuş olan 2500 hastamızın 50’si doktor. Kendisi doktor olan vajinismus hastaları içinde jinekologlar, doğum ebeleri de var. Bu da vajinismusun aslında bir bilinçaltı sorunu olduğunu gösteriyor. Diğer taraftan vajinismusun doktorlar arasında da görülmesi, bu sorunun yalnızca bilgi eksikliklerine bağlı olmadığı ve herkes için profesyonel destek alınması gerektiği gerçeklerini de ortaya koyuyor.

Vajinismusta cinsel hayat tercihler doğrultusunda yaşanıyor
Vajinismus hastalarının içlerinde cinsel hayatları oldukça renkli olan çiftler de var. Bazıları tam bir cinsel birleşmeyi denemeksizin, farklı yöntemlerle birbirini tatmin etme yolunu seçebiliyor. ‘Nilüfer çiçeği (lotus) pozisyonu’ şeklinde sürtünme ile yüzeyel tatmin en kolay yöntem.

Vajinismus hastalarının bazıları ise zamanla adeta cinselliğe küserek, sevdikleri ve bir türlü vazgeçemedikleri eşleri ile aynı evi paylaşan iki arkadaş gibi ‘aseksüel’ bir evlilik hayatını tercih edebiliyorlar. Yatak odası onlar için tam bir kabusa dönüşüyor. İçlerinde 15-20 yıllık evli ve halen bakire kadınlar da bulunuyor. Peki neden vajinismus hastaları bu sorunlarını görmezden gelirler, üstüne gitmekten uzak dururlar?

Hera Klinik’teki hasta gözlemlerimize göre, vajinismus hastalarının pek çoğu, kendi başlarına gelince bu sorunu araştırmaya başlar ve ilk defa o dönemde ‘vajinismus’ kelimesi ile karşılaşırlar. Yaşadıkları, kendilerine tuhaf gelen bu sorunun, yalnızca kendilerine ait olmadığını da anlarlar. Ancak yine de utanma duygusu, tedaviye gidip başarısız olma korkusu veya kendi başlarına sorunlarını bir gün yenebilecekleri düşüncesi onları tedavilere başvurmaktan alı koyar. Bu nedenle vajinismus sorunu bir ‘erteleme kaçınma hastalığı’ olarak da biliniyor.

Vajinismus tedavisi mümkün!
Günümüzde vajinismus sorunu güncel ve bilimsel tedavi yöntemleri ile kısa sürede çözüme kavuşabilmektedir. Sorunun büyümeden, en kısa sürede çözümlenmesi çiftlerin omuzlarındaki çok büyük bir yükü kaldıracaktır. Erken dönemde tedavi, daha sonra gelişebilecek pek çok psikolojik problemin ve evlilik sorunlarının önüne geçebilecektir. Kendi tecrübelerimize göre, yoğunlaştırılmış bir tedavi programıyla ve ortalama 3 gün içerisinde sonuca ulaşmak mümkündür.

Yorumları göster