trump yönetimi Haberleri

"Trump acımasız ama serbest ticarette bir anlamda haklı''
Washington'da görev süresi dolan Fransız Büyükelçi Gerard Araud: - "Serbest ticaret bitti. Trump kendi bildiği gibi yapıyor. Acımasız, biraz ilkel ama bir anlamda haklı'' - ''Çin'e yaptığı belki daha önce yapılmalıydı ama farklı bir şekilde. Trump, Amerika'nın yorgunluğunu hissetti, Obama da. ABD'nin dünyanın polisi rolü artık bitti'' - "(Orta Doğu barış planı) Plan, İsraillilerin isteğine çok yakın bir teklif olacak. Başarısızlığa mahkum mu? Yüzde 99, evet demeliyim ama yüzde 1'i de asla gözardı edemeyiz. Trump gerekirse İsraillileri zorlayabiliyor çünkü İsrail'de çok popüler''
Yayın Tarihi: 22-04-2019 22:47
ANALİZ - Batı'nın “Kürtler” yalanı, PKK-YPG’yi örtme çabası
“Kürtler” konusu bağlamında Batı kamuoyunda Aralık ayının sonunda başlatılıp Ocak ayında devam ettirilmek suretiyle yeniden ısıtılan Türkiye kampanyası, aslında tanıdık özelliklere sahip - Çekilme ilanının ardından gelen Trump karşıtı açıklamalarda Suriye’de Rusya ve İran etkisinin artabileceği ve DEAŞ’ın geri dönebileceği gibi iddialar zikredilse de bu açıklamaların ana gerekçesini Türkiye’nin “Kürtleri katledeceği” yalanı ve ABD’ye müttefiklik yapan terör örgütü YPG’nin yalnız bırakılmaması gerektiği vurgusu oluşturdu - Bölgede Kürtlerin de sahibi olduğu ve refah içinde yaşadığı tek devlet, Türkiye’dir - YPG zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınan Kürtlerin sayısı 500 bin civarındadır - Türkiye, Fırat’ın doğusunu hedefleyen operasyonun “Kürtlere” değil, PKK'lı teröristlere karşı yapılacağını defalarca açıklamasına rağmen, Batı medyası haber ve köşe yazılarındaki söylemini değiştirmiyor - Türklerin ve Kürtlerin kadim kardeşliği, Osmanlı Devleti’nden miras aldıkları birlikte yaşama kültürü ve ırkçılığı reddeden İslami hassasiyetleri geleceğin birlikte inşa edilmesi konusunda çok daha kuvvetli bir zemin oluşturmuş durumda
Yayın Tarihi: 07-02-2019 12:13
ANALİZ - Generallerden sonra yeni ABD dış politikası
Trump yönetimindeki generallerin gitmesi, ABD’de küresel-liberal statükocu dış politika çevrelerinin inanmamızı istediği ‘artık Trump’ı dizginleyecek akil adamlar da yok’ feryadından daha önemli anlamlar taşıyor - Trump’ın ilk iki yıl içinde üst düzey askeri ve sivil bürokrasiye siyasi alan açması, onlara gerçekten güvenmesinden değil, bugün bile süregelen kendi insan kaynakları probleminden veya idari kadrosunun yetersizliğinden kaynaklanıyordu - Mattis’in istifasını müteakip ABD’nin Venezuela’da rejimi değiştirmek için açıktan müdahaleye girişmesi, dış politikanın yeni izleğini göstermesi açısından öğretici - ABD'nin önünde Çin’in çevrelenmesinden Rusya’nın dizginlenmesine, Çin ile Rusya’nın küresel ittifakına mani olmaya kadar bekleyen bir dizi sorunlar seti var. Üstelik Çin ve Rusya, Venezuela’dan Zimbabve’ye birçok ülkede alternatif küresel müdahale araçları geliştirmiş durumda - ABD'de önümüzdeki dönemde, kendi içinde daha az kavgalı bir dış politika bekleyebiliriz. Başkanla çalışmaya devam etmeleri durumunda Pompeo’nun dini (evanjelik), Bolton’un da ideolojik (milliyetçi) temelli iki sert dış politika dalgası ön planda olacak
Yayın Tarihi: 30-01-2019 12:21
ANALİZ - Afganistan'da nüfuz mücadelesi
ABD Başkanı Trump’ın Afganistan özel temsilcisi Halilzad liderliğinde ABD-Taliban görüşmeleri devam ederken, diğer taraftan sürece dahil olan Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri özellikle Pakistan üzerinde çalışıyorlar - Suudi Arabistan ve BAE, Afganistan’da çözüm arayışında aktif görünerek ABD yönetimi için kullanışlı olmaya çalışıyor, farklı başlıklarda da ellerini taşın altına sokmaya hazır oldukları algısını yaymaya çalışıyorlar - Suudi Arabistan’ın yaptığı 6-7 milyar dolara yaklaşan yardım, hassaten Suudi Krallığının Pakistan ordusunca korunması karşılığı yapılmış bir rutin ödeme olarak görülebilirse de, hem Suudilerin hem de BAE’nin Pakistan’dan özellikle Afganistan başlığında bazı talepleri de olabilir - Aslında her iki aktör de ne Pakistan’a bir politika dikte edecek ne de Taliban’ı bir şeylere zorlayacak güçlerinin olduğunun farkında. Afganistan her iki ülke için yalnızca İran’ın kontrol altında tutulabileceği, bu yapılırken de öngörülemez Trump’ın sempatisinin kazanılabileceği, asgari-risk başlığı olarak görülüyor - Hem iki Körfez ülkesi hem de İran (ayrıca Hindistan, Rusya ve Pakistan da) çözüm sonrası ortaya çıkacak Afganistan siyasetinin kendilerine yakın olmasını veya karşı tarafın nüfuzuna girmemesinin derdinde
Yayın Tarihi: 14-01-2019 13:39
ANALİZ - INF tartışmaları arkasındaki askeri-jeopolitik hesaplar
Felaket niteliğinde neticelere yol açabilecek silahlanma yarışını önlemek amacıyla hayata geçirilen Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'ndan ABD'nin çekilebileceğini açıklaması, Moskova'nın tehdidi artırma tavrıyla karşılık bulabilir - INF karşıtı çevreler, bu Rus-Amerikan silahsızlanma antlaşmasının, esasen Pekin'i avantajlı bir konuma taşıdığını savunuyor. Nitekim Çin ordususunun son yıllarda giderek artan füze kapasitesine karşın ABD, sahaya eşdeğer sistemler süremedi - Amerikan askeri-sanayi kompleksinin INF sonrasında izleyeceği yörünge, Trump yönetiminin anlaşmadan çekilme kararının altında yatan temel stratejik hesaba işaret edecek güvenilir bir gösterge olacaktır
Yayın Tarihi: 19-12-2018 13:26
Hasta oğlunu görmek isteyen Yemenli anne ABD'nin vize yasağına takıldı
California eyaletinde bir hastanede genetik beyin rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören yaşam destek ünitesine bağlı 2 yaşındaki oğlunu görmek isteyen Yemenli anneye, Trump yönetiminin vize yasağı engel oluyor
Yayın Tarihi: 18-12-2018 06:52
ANALİZ - Avrupa Ordusu: Hayaller ve gerçekler
Pratikte Avrupa’nın dünya jeopolitiğinin başat askeri gücü olarak yükseldiğini ya da görünür gelecekte yükseleceğini iddia etmek için mevcut gerçeklikten kopuk olmak gerekiyor - Halihazırda yaşanan gelişmeler ve somut savunma trendleri incelendiğinde, stratejik otonominin ve Avrupa Ordusu fikrinin, birçok Avrupalı think-tank tarafından hakkında toplantılar düzenlenerek raporlar yayımlancak, öte yandan görülebilir gelecekte hayata geçirilemeyecek bir ‘rüya’ olduğu görülüyor - Avrupa için gerçekçi stratejik hedefler, savunma fonu ile dağınık envanterleri mümkün olduğunca rafine hale getirmek, Ar-Ge bütçelerini yükselen teknoloji-yoğun alanlarda tahkim etmek, tüm bunları yaparken AB üyesi olmayan NATO üyesi devletleri Avrupa’nın savunmasına yabancılaştırmamaktır - Bundan daha fazlasını istemek, strateji ve harp teorileri terminolojisi ile ifade etmek gerekirse, imkan ve kabiliyetleri aşan askeri-siyasi hedefler belirlemek anlamına gelecektir
Yayın Tarihi: 16-11-2018 12:13
"Trump'ın Ortadoğu stratejisi Kaşıkçı cinayetiyle büyük çıkmaza girdi"
Ortadoğu uzmanı Vali R. Nasr, New York Times'ta yayımlanan makalesinde Kaşıkçı cinayetinin, Trump yönetiminin, İran'ın artan etkisini dizginlemek için Suudi Arabistan ile kafa kafaya verdiği kırılgan stratejiyi daha da zedelediği değerlendirmesini yaptı - Makalede, Suudi Arabistan'ın Türkiye ile ilişkilerini yeniden dengelemek için İran ile ilişkileri onarmayı gerekli bulabileceği, İran'ın İsrail ile Suudi Arabistan arasında tomurcuklanan ittifakla ilgili kaygılarını paylaşan Türkiye'nin güç kazandığı yorumlarına yer verildi
Yayın Tarihi: 13-11-2018 13:29
ANALİZ - İran yaptırımları ve küresel finansal dönüşüm
Trump yönetiminin İran’ı köşeye sıkıştırmak ve izole etmek maksadıyla uygulamaya başladığı yaptırımlar başta hiç hesap edilmeyen sonuçlara yol açarak AB, Rusya, Çin ve diğer yükselen güçler arasında yeni işbirliği alanlarının gelişmesini tetikleyebilir - İran yaptırımlarının aşılması için AB, Rusya ve Çin gibi küresel aktörleri aynı platformda bir araya getiren alternatif finansal mekanizmalar, uzun vadede küresel finansal sistemin dolar-merkezli yapısını tehdit edecek gelişmelerin ilk sinyalleri olarak görülebilir - Küresel ekonomi politik sistemdeki uzun vadeli ve sistemik dönüşümler açısından bakıldığında başat Avrupalı aktörlerin artık ABD yönetiminin tek-taraflı ekonomik yaptırım politikasından ve doların küresel egemenliğini istismar ederek müttefiklerini belli stratejik tercihlere zorlama alışkanlığından sıkıldığını görmek gerekiyor - İran yaptırımlarının aşılması için Özel Ödeme Aracı fikrinin AB tarafından kurumsal olarak gündeme getirilmesi bile savaş sonrası kurulan Bretton Woods sisteminde doların küresel hâkimiyetine karşı şimdiye dek verilmeyen sertlikte bir tepkiyi ifade ediyor
Yayın Tarihi: 09-11-2018 11:17
GÖRÜŞ - Terörle mücadelede Amerikan modeli: Teröre karşı teröristlerle beraber
ABD yönetimi sürpriz bir kararla terör örgütü PKK’nın 3 üst düzey isminin yeri hakkında bilgi sağlayacak kişilere milyonlarca dolar ödül verileceğini duyurdu. Bu açıklama ile beraber Türkiye-ABD ilişkilerinde düzelme yönünde bir gelişme mi var sorusu akıllara geldi? - Ancak Suriye’nin kuzeyinde, Doğu Akdeniz’de ve İran’da yaşanan gelişmeler, ABD’nin çay kaşığı ile verdiğini kepçe ile geri almak niyetinde olduğuna işaret ediyor. Türkiye’nin perspektifinden bakıldığında ABD ile terörle mücadelede işbirliği yerine ABD’nin terörle işbirliği içerisinde olduğu izlenimi hakim - "PKK'yı PKK'dan ayrıştırmaya çalışmak" gibi izahı imkansız bir çabanın içerisine giren ABD'nin PYD/YPG terör örgütünü meşrulaştırma çabasını, İran'a yönelik ambargoları yeniden yürürlüğe koymasıyla eş zamanlı olarak gündeme getirdiğini de gözden kaçırmamak gerekir
Yayın Tarihi: 08-11-2018 12:16
ANALİZ - ABD'nin finans hakimiyeti 'yaptırım' sınavında
ABD’nin İran yaptırımları meselesine AB ile farklı ideolojik pencereden bakması meselenin bundan sonraki dönemde transatlantik ilişkilerde yeni bir çatlak oluşturabilecek kadar derin ve çok boyutlu olduğunu gösteriyor - İran yaptırımları bu açıdan bakıldığında bundan sonraki dönemde gerek ABD-AB gerekse de ABD ve yükselen güçler dediğimiz gelişmekte olan devletler bloğu arasındaki siyasi ve ideolojik makası daha da açma potansiyeline sahip - ABD bu kararıyla esasen bir anlamda küresel finansal piyasaların ve de uluslararası politikanın halen “karar verici” ve “merkezi” aktörü olduğunu kanıtlamak istiyor - ABD merkezli küresel finansal ödeme aracı SWIFT’e alternatif olarak öne sürülen SPV, ABD’nin İran yaptırımlarını aşmak için kısıtlı bir yöntem olarak ortaya çıksa da, bu yeni yöntemi mevcut finansal sisteme meydan okuma olarak görmek şu an için mümkün değil
Yayın Tarihi: 06-11-2018 12:09
ANALİZ - ABD yol ayrımında: Adalet mi çıkarlar mı?
Suudi Arabistan yönetiminin Kaşıkçı'nın kaybolması ile ilgili söylediği tüm yalanlar ve soruşturmayı saptırma girişimleri Türkiye'nin başarılı medya stratejisi ile aşama aşama etkisiz kılındı - Trump'ın soruşturma için CIA Direktörünü göndermek zorunda kalması, Beyaz Saray'ın gerek uluslararası kamuoyu gerek iç siyasette maruz kaldığı baskının boyutunu ortaya koydu - ABD'nin siyasi değerlerine meydan okuyan söylemleri nedeniyle pek çok skandalın merkezinde yer alan Trump'ın, Washington Post yazarı bir gazetecinin ölümüyle ilgili tutarsız açıklamalar yapmakta ısrar eden Riyad'ın yanında durma ihtimali giderek azaldı - Kaşıkçı meselesinin çözüm şekli ve Prens Selman'ın kaderi yalnızca Suudi Arabistan içerisindeki dengeleri değiştirmekle kalmayacak, belki de küresel düzenin yeniden tanzim edileceği bir süreci başlatacak
Yayın Tarihi: 24-10-2018 12:40
ANALİZ - Suriye'de rejimin sinsi planı: Demografik dönüşüm
Baas rejiminin ve sahada askeri ajandasını yürüten Suriye Arap Silahlı Kuvvetleri'nin sinsi bir planı var. İktidardaki dar zümre, ülkenin demografik yapısını zorla değiştirebilmek için yerlerinden edilmiş herkesi ‘sürekli mülteciler’ haline getirmeyi planlıyor - Birleşmiş Milletler terminolojisiyle söyleyecek olursak, böyle bir operasyonel konsept, insanlığa karşı işlenen suçlar kategorisinde değerlendiriliyor. Şu an Suriye yaşanan şey, özü itibariyle budur - Nüfusu göçe zorlama ve İdlib'i, altyapısını tamamen tahrip etmeden ele geçirme yolunu tutması durumunda rejim, bir kez daha kimyasal yeteneklerine başvurabilir - Kitle imha silahlarının Türkiye'nin yanı başında kullanılması, çok tehlikeli bir eşiğin aşılması anlamına gelecektir. Böylesine tehlikeli bir hamle, büyük ihtimalle Ankara'yı, Baas rejiminin stratejik varlıklarını vurmak veya doğrudan İdlib harekatının operasyonel komuta merkezlerini hedef almak gibi çok büyük bir tepki vermeye zorlayacaktır - Uluslararası toplum ya durup izleyecek ya da harekete geçerek bu konuda birşey yapacak; Baas savaş makinesini durdurabilecek birşey... Suriye halkını mezhepçi, Soğuk Savaş artığı bir rejimden koruyacak birşey
Yayın Tarihi: 20-09-2018 15:04
ANALİZ - Değişen ABD toplumu ve 2018 ara seçimleri
Ara seçimler ABD seçmenlerinin düşük katılım göstermesiyle meşhur politik aktiviteler olarak öne çıkıyor fakat bu seneki seçim birçok açıdan önemli bir dizi politik olayla çakışması açısından diğerlerinden ayrışıyor - Demokratların ara seçimlerdeki temel stratejik hedefi Cumhuriyetçilerin Kongre’deki yasama gündemini belirleme yetkisini ortadan kaldırmak, farklı bürokratik pozisyonlara yapacağı atamaları engellemek - Demokratların ara seçimlerde elde edeceği sayısal kazanç ve onunla eş giden psikolojik üstünlüğün, soruşturmalar ve meclis açık oturumlarıyla Trump açısından içinden çıkılamaz bir duruma evrilmesi mümkün - Bu seçim döneminde, Trump’ın başkanlık stilinden en çok rahatsız olan iki toplumsal kesimin Demokrat Parti’de öne çıktığını belirtmeliyiz: Kadınlar ve gençler - Hem Cumhuriyetçi Parti hem de Demokrat Parti, ideolojik olarak milliyetçi/dindar sağ ve demokratik sosyalizm uçlarına oturmuş durumda. ABD’de merkez siyaset, her geçen gün etkisini ve temsilini toplumsal, elit ve ideolojik düzeylerde kaybediyor - Trump bir yandan kültürel, öte yandan kuşaksal uçurumları kendi lehine kullanmayı biliyor. Bu sayede beyazlar Cumhuriyetçilere, azınlık kombinasyonları ise Demokratlara yanaşıyor - Amerikan toplumu sınıfsal, kültürel ve kuşaksal bir değişim süreci içinde. Trump’ın 2016’da seçilmesi ve ara seçimlerde elde edilecek siyasal netice, bu makro-toplumsal dönüşümün ilk sinyalleri olsa gerek
Yayın Tarihi: 19-09-2018 13:13
ABD, Venezuela ordusundaki isyancılarla darbe planlamış
ABD yönetiminin, Venezuela ordusundaki bazı muhalif askeri yetkililerle ülkede gizli darbe görüşmeleri yaptığı iddia edildi
Yayın Tarihi: 08-09-2018 22:39
New York Times'ta isimsiz makaleyi yayınlayan editörden açıklamalar
New York Times gazetesinin makale editörü James Dao: - "New York Times'ın diğer birimlerinde olduğu gibi makale bölümü de tehlike içinde olduğunu ve geçim kaynağını kaybedebileceğini düşündüğünde o kişinin kimliğini açıklamayabiliyor. Söz konusu durum son 3 yılda belki dördüncü kez gerçekleşti" - "Bu şahıs, belki yönetimde çalışmaya devam etmek istiyor, işini ve itibarını kaybetmek istemiyor, bu durumun sonuçlarıyla yüzleşmek istemiyor veya fiziksel tehditlerle duygusal strese maruz kalmak istemiyor olabilir" - "Yönetim içindekiler Trump'a yetişkin nasihati vermeye çalışıyor, yönetimi daha sağlıklı bir yöne götürmeye uğraşıyor. Makaleyi yazan kişiden bunları algılıyorum" - "Makaleyi yazan kişi, yönetimde kendisiyle aynı düşüncede olan yetkililerin Trump'ı 'esasen ahlak dışı' bulduğunu belirtiyor. Bu kişiler Trump'ı demokratik olmayan eğilimlere sahip bir lider olarak görüyor. Hükümet yetkilileri olarak, ülkenin iyiliği için bu tür eğilimlerle mücadele etmeyi görevleri arasında hissediyorlar"
Yayın Tarihi: 08-09-2018 10:40
ANALİZ - Türk-Alman ilişkilerinde işbirliği alanları ve riskler
Türkiye ile Almanya’yı, mülteci meselesi, Almanya’daki Türkiye kökenli diaspora, güvenlik işbirliği ve yoğun ekonomik bağlar gibi birbirine yakınlaştıran faktörler bulunsa da iki ülke ilişkilerini tehdit eden önemli riskler de söz konusu - Her ikisi de son yıllarda, 1950’lerden beri üyesi oldukları NATO ittifakının kurucusu ve lideri ABD’nin baskılarına maruz kalan Türkiye ve Almanya’nın güvenlik alanında işbirliği önemli. Washington’un güven vermeyen politikaları her iki ülkeyi de alternatif güvenlik ortakları aramaya itiyor - Almanya’nın gerek PKK ve FETÖ örgütleriyle mücadele konusunda Ankara’nın istediği tavırdan çok uzak olması, gerekse Türkiye’nin bu örgütlerle mücadeleye dair politikalarına sert eleştiriler getirmesi Berlin-Ankara hattında gerginliklere sebep oluyor - Uzun bir güvenlik ortaklığına sahip iki ülkenin terör ve radikalizmle mücadele konusunda işbirliğinde başarılı olamamaları Türk-Alman ilişkilerini en fazla yıpratan faktörlerden biri
Yayın Tarihi: 05-09-2018 13:22
ANALİZ - ABD Filistinli mültecilere yardımı kesmekle neyi hedefliyor?
UNRWA’yı işlevsiz kılma yolunda atmış olduğu bu son adımla, ABD diasporada yaşayan yaklaşık 5 milyon Filistinlinin kendi topraklarına dönüş hakkını tamamıyla iptal etmeyi hedeflemekte - ABD’nin Filistinliler’e yapmış olduğu mali yardımı tamamen kesmesiyle patlak veren bu yeni kriz, İsrail’in 2006’dan bu yana Gazze’de uyguladığı ölümcül abluka ve ambargonun bölgede yol açtığı insani felâketin dayanılmaz boyutlara ulaştığı bir döneme denk geliyor - Filistinlilere göre, ABD'nin son adımları, iki-devletli çözümün artık bu ülke tarafından tamamen rafa kaldırılması, hatta kendisini tamamıyla Netanyahu’nun hedefleriyle özdeşleştirmesi anlamına geliyor - ABD’nin bu adımla ulaşmak istediği üç temel hedef, Filistin halkının direnişini tümüyle kırmak, Gazze’de Hamas yönetimine karşı güçlü bir muhalefetin oluşmasını sağlamak ve Filistin halkına “devlet” olmaktan başka her şeye benzeyen bir siyasi formülü dayatmaktır - ABD-İsrail ikilisinin, hem Filistin halkına hem de Arap ve Müslüman halklara yeni bir ihaneti olarak görülebilecek bu karar, 21. yüzyılın yeni “Balfur Deklarasyonu” olarak tanımlanabilir - ABD yönetimi uzun bir süredir İsrail’le istişare halinde Filistin’e ilişkin bir barış planı hazırlamaktadır. Bu öyle bir “barış planı”dır ki, Filistin halkı için şu üç şeyi öngörmektedir: sürekli esaret, aşağılanma ve millet olarak yok sayılma
Yayın Tarihi: 05-09-2018 11:17
ANALİZ - Uluslararası politikada iki taraflılığın yükselişi
ABD'nin, BM Nüfus Fonu, BM Kadın Sağlığı Fonu, BM Aile Planlaması Fonu, UNESCO, BM İnsan Hakları Konseyi gibi kurum ve fonlardan çekilmesi BM’nin meşruiyetini, imajını zayıflatıyor ve halihazırda ağır aksak işleyen yapısına da darbe vuruyor - Amerikan politikasının şu an için istisnai bir dönemden geçtiğini farzetsek dahi çok taraflılığın prensip ve fikirsel planına zıt bütün bu politikalar ve kararların sistemde etki yarattığı ve diğer devletleri de etkileme potansiyeli olduğu yadsınamaz bir gerçek - Ticarette ABD’nin iki taraflılığı öne çıkarmasının bundan sonraki dönemde devletlerarası çok taraflı diplomatik ilişkileri de bu yönde dönüştürme potansiyeli olduğunu söylenebilir - Belirsizlik dönemi olarak da adlandırılan bu yeni dönem aynı zamanda uluslararası hiyerarşinin yeniden revize edildiği ve birden çok alt hiyerarşilerin özellikle de bölgesel seviyede ortaya çıktığı bir döneme işaret ediyor
Yayın Tarihi: 04-09-2018 15:44
ANALİZ - Dinsel dogmatizm ve jeopolitik gerçeklik arasında Yüzyılın Anlaşması
Trump yönetiminin Yüzyılın Anlaşması olarak nitelendirilen barış planını şekillendiren ekip, Filistin - İsrail sorununu siyasi açıdan değil Ortodoks Yahudi bir dogmatizm temelinde ele alıyor - Suudi Arabistan ve Mısır’ın başını çektiği bölgesel aktörler ise Trump Doktrini’nin bir uzantısı olan Yüzyılın Anlaşması’nın hayata geçirilmesi için İsrail ve diğer aktörler arasında müzakerelerin hızlandırılması ve nihai anlaşmaya hazırlık yapılması ısrarındalar - Filistinliler iktisadi ve askeri güçten yoksun olmanın, hak sahibi oldukları coğrafyada yaşayamamanın ve jeopolitik ve politik olarak ikiye bölünmüşlük arasında basınç altında olmanın verdiği bir psikolojik durum altındalar - Filistinlilerin 70 yıllık dış politika arenasında manevra yapabilme yetenekleri küresel aktörlerin bölge için tasarlanan kapsamlı planlarının hesap edildiği kadar net sonuçlar doğurmayacağını hatırlatıyor
Yayın Tarihi: 17-08-2018 15:42