16.05.2018 17:14:51 | Son Güncelleme

Hakan Atilla davasının sonucu ne? İşte verilen ceza!

ABD Mahkemesi Hakan Atilla hakkında 32 ay hapis cezası verdi. Atilla’nın hapiste geçirdiği 14 ay da 32 aylık cezadan düşülecek.

Reza Zarrab davasında ABD'de yargılanan ve jüri heyetinin kendisine isnat edilen altı suçlamanın beşinden suçlu bulduğu eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın alacağı cezayla ilgili son duruşma başladı.

Hakan Atilla ilgili yapılan duruşmada Hakim Richard Berman kararını verdi. New York'ta mahkeme Hakan Atilla'ya 32 ay hapis cezası verdi.

Amerika’nın New York şehrinde devam eden Mehmet Hakan Atilla davası bugün karara bağlandı. Mahkemede İran’a karşı uygulanan ambargoyu delmekle ilgili olarak jüri tarafından suçlu bulunan Hakan Atilla, daha önce hapiste geçirdiği süre göz önünde bulundurularak Hakim Richard M. Berman tarafından 32 ay hapse mahkum edildi. Kararın açıklanması sırasında Berman, Atilla’nın suçsuz olmadığını olaylar da savcılığın bahsettiği gibi “mimar” statüsünde de olmadığını belirterek Atilla’nın “isteksiz bir iştirakçi” ve “emirleri takip eden kişi” olduğunu belirtti.
Savcılık makamının Atilla’yı Halk Bankası’nı kullanarak İran’a ait milyarlarca ABD dolarını aklama konusunda planlayıcı olarak gösterme çabasına karşın, dava boyunca Atilla’nın avukatları da özellikle tanık olarak davada bulunan Rezza Zarrab’ın ve davada yer alan diğer 7 ismin suçlarına göre Atilla’nın sadece görevini yapan biri olarak, bahsi geçen suçlamalarda çok küçük bir katkısı olduğunu belirtmişti. Savcılık Atilla’nın 15 yıldan az olmamak kaydıyla 20 yıla mahkum edilmesini talep etmişti.

RAPORDA 105 YIL DENİLDİ, AVUKATLAR KARŞI ÇIKTI

Ceza Gözetim Memuru Rebekah Dawson hakime sunduğu raporda, Atilla’nın 105 yıl maksimum hapisle cezalandırılmasını istedi. Atilla’nın avukatlarıysa, Atilla’nın 105 yıl hapis cezası almasını öneren Rebekah Dawson’ın sunduğu gerekçelere teker teker cevap verip, müvekkillerinin tüm suçlardan azami hapisle cezalandırılamayacağını savundu. Avukatlar ayrıca 46 ile 56 ay arasındaki hapis cezasının normal olacağını belirtti ve hakimden kararında merhametli olmasını talep etti.

SAVCI KARAR DEĞİŞTİRDİ

Savcı ise Atilla için önce 188 ay (15 yıl) hapis ve 50 ile 500 bin dolar para cezası verilmesini talep etti. Ancak savcılık dün mahkemeye verdiği dilekçede hata yaptıklarını belirtip Atilla'nın 168 ile 210 ay (14 ile 17,5 yıl) arasında bir hapis ceza verilmesini talep etti.

HAKİM TAKIM ELBİSE GİYMESİNİ İSTEDİ

Hakim Berman, yayınladığı yazılı emrinde, bugün yapılacak karar duruşmasında karşısına çıkacak Atilla’ya, cezaevi yönetiminin takım elbise sağlamasını istedi. Berman, MCC Cezaevi yönetimine gönderdiği yazılı emrinde, Çarşamba günü sabah 10.00’da (TSİ:17:00) karar duruşması yapıldı. Hakan Atilla’ya, bir takım elbise, bir gömlek, bir kravat, bir çift çorap, bir çift ayakkabı ve deri bir kemer sağlanmasını istedi.

Hakim Berman, beş hafta süren duruşmaların ve jürinin kararından ardından Atilla’nın karar duruşmasının 11 Nisan’da yapılacağını açıklamıştı. Ancak bu tarihten iki gün önce sürpriz bir kararla duruşmanın 7 Mayıs’a ertelendiği açıklandı. Berman, bir süre sonra bu tarihi de ertelemiş ve karar duruşmasının 16 Mayıs’ta yapılacağı açıklanmıştı.

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

ATİLLA'NIN AİLESİNDEN İLK AÇIKLAMA

Hakan Atilla'nın ailesi karar sonrası yaptıkları açıklamada, "Kararı olumlu bulduk. Yine de ceza aldığı için temyize gideceğiz" dedi.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI'DAN AÇIKLAMA

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Hakan Atilla'nın masum olduğu halde cezalandırıldığı söylendi.

Bakanlık'tan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

New York Güney Mahkemesi bugün (16 Mayıs), adil yargılama ilkesiyle bağdaşmayan ve tamamen kurgudan ibaret bir sürecin sonucunda Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’yı suçsuz olduğu halde 32 ay hapis cezasına mahkum etmiştir.

Böylece, anılan Mahkeme yabancı bir devletin kamu bankası temsilcisini mahkûm ederek ABD yaptırımlarına ilişkin mevzuatın uygulanmasında emsali olmayan bir karara imza atmıştır.

Dava sürecinde FETÖ mensuplarınca hazırlanan sahte delillere ve yalan ifadelere itibar edilmesi yargılamanın meşruiyetini ortadan kaldırmış, dava sürecinin güvenilirliğini ve inandırıcılığını yok etmiştir.


Yorumları göster