Katar krizinin Türkiye'ye etkileri: Mısır, Hürriyet Daily News'i engelledi

Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin, bugün yayımlanan "Erdoğan her sabah yeni bir daha uyanırken" başlıklı yazısında, ses getirecek bir iddiada bulundu. Yetkin Mısır'da, Hürriyet gazetesinin İngilizce haber sitesi olan Hürriyet Daily News'e erişimin, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi tarafından engellendiğini bildirdi. Yetkin, engelleme kararını kınadığını ifade etti.

Yazısında, Katar krizinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından neden bu kadar ciddiye alındığını ve Türkiye'nin dış politikada yaşadığı sıkıntıları ele alan Yetkin, Mısır'da, Hürriyet gazetesinin İngilizce haber sitesi olan "Hürriyet Daily News"e erişimin engellendiğini Mısır Cumhurbaşkanı Sisi tarafından engellendiğini bildirdi.

"KINIYORUM"

Yetkin, sansürü bugünkü köşesinde şu ifadelerle duyurdu:

"Türkiye'de önemli bir kesim Suudi Arabistan'a bakınca sadece maddi kazanç ya da kayıpları değil, Kabe'yi, Mekke'yi, Medine'yi de görüyor, hatta daha çok onları görüyor. Gerçi Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip Erdoğan) son birkaç gündür Suudi Kralı Selman'a 'Kabe’nin Hizmetkarı' sıfatıyla överek çağrıda bulundu, büyüklük göstermesini istedi. O arada da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nu Riyad'a gönderdi.

Ama Riyad tutumunu Çavuşoğlu'nun gezisini takip eden TRT muhabirini gözaltına alıp bırakarak vücut diliyle gösterdi. (Bu arada Suudi Arabistan çizgisinde devam eden Mısır'daki Abdülfettah Sisi yönetimi çok sayıda yabancı haber sitesine internet erişimini engelledi. Engellenenler arasında yayın yönetmenliğini yaptığım Hürriyet Daily News da var. Kınıyorum.)"

Daha önce de, East Monitor sitesi, Sisi'nin Katar'a uygulanan ablukanın Türkiye'yi de kapsayacak şekilde genişletilmesini talep ettiğini iddia etmişti.

Yetkin, Katar krizine ilişkin 6 Haziran tarihli analizinde şöyle demişti:

"Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un açıkladığı üzere, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün İslam İşbirliği Örgütü dönem başkanı sıfatıyla bölge liderleriyle ikili telefon diplomasisine başlaması bu bakımdan olumlu bir adım.

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

"KATAR KRİZİ BİR YÖNDEN KISMİ BİR DİPLOMATİK RAHATLAMA DA SAĞLADI"

Aslında Katar krizi Türkiye’yi bir yönden gererken, diğer yönden kısmi bir diplomatik rahatlama da sağladı. Çünkü Suudi Arabistan, ABD desteğini alarak bütün Körfez İşbirliği ülkelerini İran’a karşı tavır almaya, Türkiye’yi de buna zorlamaya çalışıyordu. Katar krizi, böyle bir zorlamayı erteledi, belki ortadan kaldırdı, ama bölgedeki her kriz, Türkiye için riskin büyümesi demek.

Türkiye Katar krizinin yatışmasını istiyor. Ancak mevcut koşullarda Katar yönetimi taviz vermedikçe, geri adım atmadıkça krizin yatışması zor görünüyor. Yani koltuğunu bir saray darbesine borçlu olan Emir, Suudi Arabistan’ın taleplerinin tamamını olmasa dahi bir kısmını yerine getirmezse o koltuğunu kaybedebileceğini düşünüyor olabilir.

"KATAR EMİRİ DÖRT KONUDA SUUDİ SUÇLAMASI ALTINDA"

Terörizme destek konusunda Katar Emiri dört konuda Suudi suçlaması altında: Suudi Arabistan’ın Irak ve Kuveyt’e komşu Şii nüfuslu bölgelerindeki İran yanlısı hareketleri desteklemek, Yemen’de İran’ın desteklediği Husi’leri desteklemek, Suriye’de El Kaide bağlantılı silahlı grupları desteklemek ve Müslüman Kardeşleri desteklemek.

"KRİZİN BİR AN ÖNCE YATIŞMASINDA TÜRKİYE’NİN ÇIKARI VAR"

Emir, ya da yerine yeni emir gelirse yenisi, olur da ülkedeki Müslüman Kardeşler yöneticilerini ülkeden çıkarmak zorunda kalırsa, nereye gidecekleri konusunda Türkiye devreye girmek zorunda kalmak istemeyecektir. Neticede Erdoğan ve AK Parti hükümeti Katar’dan gelen yatırımın değerini gayet iyi biliyor, yönetimde kim olursa olsun. Dolayısıyla krizin bir an önce yatışmasında Türkiye’nin çıkarı var."

Yorumları göster