04.06.2018 19:58:09 | Son Güncelleme

"Türk medyasında terörün ele alınışı"

SETA raporundan: - "Terör örgütü DEAŞ eylemlerinin ardından yüzde 76 oranında infiale neden olan içerik üretilirken, terör örgütü PKK ile ilgili haberlerin yüzde 44’ünde infiale yol açabilecek içerik yer almaktadır" - "Özellikle DEAŞ terör saldırıları sonrası haber içeriklerinin yüzde 76’sında infial oluşturabilecek içeriğe yer veren gazeteler bu konuda medya etiği ve toplumsal sorumluluktan uzak bir tavır sergilemiştir"

İSTANBUL (AA) - Siyaset Ekonomi ve Toplumsal Araştırmalar Vakfınca (SETA) 7 Haziran 2015 genel seçimlerinden başlayarak Eylül 2017’ye kadarki sürede terör örgütleri PKK ve DEAŞ'ın halkta en fazla infial uyandırdığı 10 canlı bomba ve bombalı araç eylemleri seçilerek "Türk medyasında terörün ele alınışı" raporu hazırlandı.

Türkiye'de başlıca siyasi pozisyonları/kutupları temsil ettikleri düşünülen 9 ulusal gazetenin belirlenerek dahil edildiği çalışmada, BirGün, Cumhuriyet ve Sözcü gazeteleri, "Kemalist-Sol Medya", Sabah, Star ve
Yeni Şafak gazeteleri "Muhafazakar-Merkez Medya", Habertürk, Hürriyet ve Milliyet gazeteleri ise "Seküler-Merkez Medya" olarak gruplandırıldı.

Raporda, incelenen haberlerin yüzde 30’unda saldırılar karşısında devletin başarısız olduğu iddiası ön plana çıkarılırken yüzde 70’inde terör eylemlerinin devlet başarısızlığı ile ilişkilendirilmediği kaydedildi.

Raporda, "DEAŞ terör saldırıları yüzde 82 oranında açıktan kınanırken PKK haberlerinde bu oranın yüzde 84 olduğu görülmektedir. DEAŞ ve PKK için sonuçların
birbirine en yakın olduğu kriter açıktan kınama-kınamamadır. Gazeteler PKK saldırılarından sonra -DEAŞ’a nazaran - daha az nefret söyleminde bulunmuş ve daha fazla birlik mesajına yer vermiştir. Toplamda yüzde 19
oranında nefret söylemine rastlanmışken haberlerin yüzde 53’ünde birlik mesajı verilmiştir. DEAŞ saldırılarında yüzde 27 oranında nefret söyleminde bulunulurken PKK haberlerinde yüzde 11 oranında nefret söylemi yer almıştır. DEAŞ saldırıları sonrası yüzde 49 oranında birlik mesajı verilmişken PKK için bu oran
yüzde 58’dir." ifadelerine yer verildi.

Terör örgütü DEAŞ eylemlerinin ardından yüzde 76 oranında infiale neden olan
içerik üretilirken, terör örgütü PKK ile ilgili haberlerin yüzde 44’ünde infiale yol açabilecek içeriğin yer aldığı kaydedilen raporda, "Özellikle DEAŞ terör saldırıları sonrası haber içeriklerinin yüzde
76’sında infial oluşturabilecek içeriğe yer veren gazeteler bu konuda medya etiği
ve toplumsal sorumluluktan uzak bir tavır sergilemiştir." denildi.

"Kemalist-Sol Medya" kategorisinde incelenen gazetelerdeki haberlerin yüzde 83’ünde "devletin terör karşısında
başarısız olduğu" iddiasına yer veriği aktarılan raporda, "Başarı-başarısızlık" kriteri bağlamında Kemalist-Sol
Medya"nın, "Muhafazakar-Merkez Medya" ve "Seküler-Merkez Medya"dan ayrıldığı dile getirildi.

DEVAM EDİYOR...
DEVAMI

Raporda, şu görüşlere yer verildi:

"Kemalist-Sol Medya DEAŞ haber
derleminin yüzde 93’ü, PKK haber derleminin ise yüzde 73’ünde devleti terörle
mücadelede yetersiz ve başarısız göstermiştir. Kemalist-Sol Medya’nın terörle
mücadelede devleti suçlama ve başarısız olduğu iddiasını taşıma oranı PKK saldırılarına
kıyasla DEAŞ eylemlerinden yüzde olarak 20 puan fazladır. Bu durum Kemalist-Sol Medya’nın terör eylemlerini saldırıyı gerçekleştiren örgüte göre değerlendirdiğinin belirtisidir. Kemalist-Sol Medya, DEAŞ haberlerinde PKK haberlerine kıyasla daha eleştirel, muhalif ve radikal bir dil kullanmıştır. DEAŞ saldırıları sonrası 'dinci, mezhepçi, cihatçı, fetihçi” gibi nefret söylemi oluşturan kelimeleri ön
plana çıkartan Kemalist-Sol Medya, bu durumu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan ve AK Parti üzerinden devleti eleştirmede bir araç haline getirmiştir.

Muhafazakar-Merkez Medya’da
infial oluşturabilecek içeriğe sahip ilk sayfaların oranı yüzde 37’dir. Terör saldırılarını aktarırken yayın dili olarak kamuoyu tarafından tercih edilen söylemi benimseyen Muhafazakar-Merkez Medya, toplumu birleştirerek teröre
karşı mobilize eden ve terörle mücadelede devlete destek olan bir habercilik sergilemiştir."

"Seküler-Merkez Medya"nın incelenen haber içeriklerinin yüzde 93’ünde terör
olaylarını devletin başarısızlığı ile ilişkilendirmeden ele aldığı belirtilen raporda, bu grubun hem DEAŞ hem de PKK saldırıları sonrası açıktan
kınama oranının da yüzde 87 olduğu kaydedildi.

Raporun "Kamuya-devlete öneriler" başlıklı bölümünde medya organlarının yayın etiğiyle bağdaşmayan söylemlerinin önüne
geçilebilmesi için RTÜK benzeri bir takip ve denetleme mekanizması
kurulması, bu takip ve denetleme mekanizmasının siyaset kurumunun elinde bir baskı aracına dönüşmemesi için öncelikle kurumun şeffaflığının sağlanması, yayın etiğine uymayan medya organları için aşamalı yaptırım uygulanması ve "Terör Haberciliği Etik Kitapçığı" hazırlanması önerileri ele alındı.

Yorumları göster